Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '20

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
44
 

Hayatta Kalmanın Zorluğu-2

İnsanlığın ve Türkiye’de halkın özünde durup düşünmeye ihtiyacı vardır ama bu sanıldığı kadar kolay değildir. Dünya hemen her insana durduğu zaman düşeceği ya da vagondan atılacağı geriye düşeceğini kulağına o denli sıklıkla tekrar eder ki insanoğlunun durması mümkün değildir.

Gündemini dahi belirlemesine imkân tanınmayan insan sürekli yanılsamalarla karşı karşıyadır. Aldığının her zaman değeri düşen, sattığının her zaman değeri yükselen o kadar bir çoğunlukta olan halk kesimi vardır ki etrafta nereye bakarsanız bunlardan görürsünüz. Bu kadar kişi kaybederken kim ya da kimler kazanmaktadır bilinmemektedir, en azından kazananlar görünmezdiler.

Arzu talep çağında arzusunun peşinden giden insan kazanmış gibi görünmekle birlikte talep ettiklerinin uğruna ömrünü tüketip durur. Sürekli insan beyni bir şeyle meşguldür. Borsada hisse senetlerinin spekülasyona maruz kalması gibi insan beyni de sürekli spekülatörler tarafından speküle edilir.

Sürekli al-sat, al-sat mesajlarıyla bombardımana uğrayan beyin hayatının gayesi almak ve daha fazla almak üzerinedir. Yemek ve daha fazla yemek, içmek daha fazla içmek, güzel ve daha güzel yaşamak, en birinci olmak gayesiyle yanan tutuşan insan iç dünyası sürekli bir doyumsuzluk, sürekli bir açlık içerisindedir. Bu açlık talebini karşılamak için insana hayvana yaptırılmayacak işler kolaylıkla insan tarafından yaptırılır. Sürekli olarak kendisini zorlaması istenen insanın sınırları bir aşamadan sonra alarm vermeye başlar ve insan sürekli yetersizlik hissi içerisinde yaşar ve bir süre sonra kendine olan özgüvenini yitirir. Özgüvenini özsaygının yitirilmesi takip eder. Özsaygısını yitiren insan her şeyini pazara sunmuş, modern hayattan talep ettiklerinin karşılığını vermek üzere her şeyini pazara sürmeye hazır bir insanı temsil eder ki, bu çoğu zaman modernlik kisvesiyle daha mutlu, daha zengin taklidiyle diğerlerine, takipçilerine yutturulur.

İnsanların ekstra performans göstermeleri son yüzyılda diğer asırlara göre fersah fersah ileridedir. Öyle ki diğer çağlarda yüz yılda olan gelişmeler, günümüzde yerine saatler içerisinde olabilmektedir. İnsanların gösterdiği ekstra performans, hemen her konuda geliştirilen performans artırıcılarla desteklenmektedir! Kendinin bir yarışçı olduğundan habersiz olan insanların hayatları örnek olarak diğerlerine sunulmakta, diğerlerinden de aynı performans beklenmektedir. Kişisel olarak şans o kadar düşüktür ki sayısal loto, süper loto oyunlarından altı tutturmak her şey nizami olduğu takdirde belki de daha kolaydır!

Bir kısım insanlar neler olduğunun farkına varırken, diğerleri farkına varamamakta bırakın farkına varmayı günlük hayatın koşuşturmacasında etraftan gelen mesaj bombardımanında en dost mesajları bile düşman mesajı olarak algılamaktadır. Çoğu zaman ne olduğunu tam olarak algılayan insanlar dahi bir anda ekrandaki görüntülerin değişmesiyle zaman zaman yanılgıya düşebilmekte, hatalı kararlar verebilmektedirler.  Mesaj bombardımanın yoğunluğu beyni felce uğratır. Koskocaman şehirler, tehlike dolu sokaklar, iş bulma sıkıntısına ilave olarak toplumda değer görme uğraşında kendi ruhlarıyla bedenlerini ortaya koymaktan başka çaresi kalmayan insan, insan sayısı arttıkça rekabet kızışmaktadır. Kızışan rekabette sağlam sinirler, sağlam bir bünye, sağlam bir akıl olması yeterli değildir. Aynı zamanda birlikte hareket edilecek gruplara ihtiyaç vardır. Grupta kalmanın sorumlulukları yok değildir. Hatalarına göz yummak, hataları dahi olsa görmezden gelmek, grup üyesi olarak kalabilmenin ilk şartıdır. Gruba girdiniz diye rahat edeceğinizi düşünmeyin, grup sıkıştığında zayıf halkalarından kurtulmak, piyonlarını feda etmek mecburiyetindedir. Komuta kademesine yakın olmayanlar gruptan grubun sağlığı için kolaylıkla feda edilebilir. Başlangıçta gruba alınma amacınız da büyük ihtimalle bundan başka bir şey de değildir.

Böylece süregiden hayatta her insan birden çok grupta mutlaka kazıklar yer. Kazık yiye yiye pişen grup elemanı, eğer yeterli çabayı gösterir ve fırsatları değerlendirir, duygularından arınır, grup gerçeğini kabul eder ve de elbette kişiliğini, doğruları evrensel doğruları ahlak kurallarını da bir kenara bırakabilirse grup içerisinde ilerleme şansı yakalar. Feda edilen değil, feda eden aşamasına ulaşmak her grupta uzun bir zaman ve belli aşamalar gerektirir. Bu süre kişiden kişiye değişir. Kimi bir yılda o aşamaya gelir, kimisi asla gelemez. Ömrü beklemekle geçer, grup gerçeğini anlamış uygulayan insanların davranış şekilleri başkalarına yabancı gelebilir. Hatta ani dönüşleri, yaptıkları çalımlar en kıvrak çalımları yapan dünyaca ünlü futbol yıldızlarını dahi gölgede bırakır. Grup dışındaki insanlar bunu ikiyüzlülük, döneklik olarak algılasalar da grupların felsefesini grupların sırrına vakıf olmayanlar anlamaktan münezzehtir.

 

 

 

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1701
Toplam yorum
: 269
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 179
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ihti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster