Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
228
 

Haydi koyun taşın altına elinizi

Haydi koyun taşın altına elinizi
 

http://www.qantara.de/uploads/677/4/452f6084e2184_kopftuch1.jpg


Türban sorunu ortamı o kadar gerdi ki; konu tıkandı kaldı adeta. Bir de özgürlük adı altında yapılan kamuoyu oluşturma çabaları yok mu, insanı çileden çıkarıyor.

İnsan ister istemez özgürlükler konusunda düşünüyor hal böyle olunca. Acaba gerçekten özgürlüklere bu kadar düşkün insanlar mıdır bu siyaseti güdenler? Yoksa işlerine geldiği için mi özgürlükçüymüş gibi davranır oldular diye

Başka konularda özgürlük hakkı yok mu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının?

Kürt sorunu çözebildiniz mi?

Başka dinlere mensup insanlara Müslüman çoğunluğa tanıdığınız hakları tanıdınız mı?

Ya alevi cemaatine yapılan muamele ne olacak? Hala kültür dernekleri şeklindedir cem evleri bu ülkede. Onların özgürlükleri ne olacak?

Peki düşüncelerinden dolayı ceza alanlar, onların özgürlükleri ne olacak arkadaş?

301’inci madde sık sık gündeme gelmesine rağmen çözüm bulunamadı. İkide bir çözüm formülleri ileri sürülür fakat geçiştirilir. Türban konusunda ise siyasi irade pek kararlı maşallah!

Türban konusunda özgürlük isteyenler neden diğer açmazlarda da taşın altına ellerini sokmazlar diye düşündüğüm bir dönemde. İlginç bir haberle karşılaştım. Son günlerde okuduğum en iyi haberdi doğrusunu söylemek gerekirse. Haberin başlığı, “Türbanlılardan ‘Herkese özgürlük’ bildirisi” ydi ve şimdilik 150 kadının öncülüğünde gerçekleştirilen bir imza kampanyasından söz ediyordu. Herkese özgürlük istenmesi gerçekten güzel…

NTVMSNBC’de yayınlanan habere göre;

“İrfan Bozan'ın haberine göre tamamı türbanlı olan kadınların imzaladığı bildiride şu ifadeler yer aldı: “Üniversitelere başımızı örterek girmekle mutlu olmayacağız. Ta ki; Kürtlerin ve ötekileştirilenlerin kendilerini bu ülkenin asli unsuru hissetmesi için gereken hukuki ve psikolojik ortam oluşturulmadan, 301 davalarını bitirecek düzenleme yapılmadan, azınlık vakıflarının üzerinde pişkince oturanların rahatı bozulmadan, Alevilerin ibadetini kültürel aktivite, ibadet evlerini de kültür merkezi olarak görmekte ısrar etmekten vazgeçilmeden, ............. mutlu olamayacağız.”

Bildirinin en dikkat çeken yanı son dönemde türban sorunu için başlatılan kampanyaların aksine her konuda özgürlüklerin genişletilmesi ve daha demokratik bir ortamın oluşturulmasının amaçlanması gerektiğinin altının çizilmesi. Gerçekçi olmak gerekirse son derece haklı bir eylem ve türban kampanyaları başlatanlar gerçekçiyseler bu bildiriye imza koymaktan çekinmezler.

Bildiri, bir hadisle noktalanıyor: “Gökler ve yer adaletle ayakta durur.”

Umarım politika üreten arkadaşlarda bu bildiriye imza koyan türbanlılar gibi özgürlükler konusunda duyarlıdır ve sadece kendi tabanlarının özgürlük alanlarını genişletirken başkalarının özgürlük alanlarını daraltma yönteminden vazgeçerler. Türban konusunda özgürlük isteyen bu vatandaşlarımıza gerçekçi davrandıkları için teşekkür etmek istiyorum.

Bildiriye imza atanların sayısının 150 olması insanı üzüyor, türbana özgürlük için başlatılan kampanyalarda sayılar bir hayli yükseken işin içine diğer özgürlük konuları girdiğinde sayının bu kadar düşük olması düşündürü bir durum.

Türban meselesine sınırsız destek verenlere duyrulur, haydi koyun taşın altına elinizi!

Murat aydemir

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bütün özgürlüklerin kullanılmasından yana olmak elbette çok erdemli bir davranış. Fakat böyle bir savımız varsa türbanla ilgili özgürlüğün sağlanmasına da sevinmemiz lazım. Halbuki sizin yazınızdan, "hükümet türbana özgürlük sağlamak istiyormuş, ne güzel, bunun yanında şu şu özgürlüklerin de bir an evvel sağlanması iyi olur" gibi bir anlam çıkmıyor. Hatta türbanın özgürlük bağlamında değerlendirilmesi, sizi çileden bile çıkartıyor. Buna karşı, "erkekseniz şunları da yapın" diyerek hükümeti tahrik etmeye çalışıyorsunuz. Bunu nerden çıkardın derseniz, o kadar ileri gitmişsiniz ki, "Kürt sorununu çözebildiniz mi?" diye sormayı bile ihmal etmemişsiniz. Sevgili arkadaşım, Kürt sorunu öyle bir yasa değişikliğiyle çözülebilecek kadar basit bir konu mu? Eğer özgürlüklerden yanaysak, sadece kendimiz için değil, herkes için bunu istememiz ve en azından yapılanları destekleyerek taşın altına elimizi koymamız lazım. Sizse bu konuda ne yazık ki sadece etrafa komut vermeyi yeğlemiş görünüyorsunuz.

Ahmet YILMAZ 
 17.02.2008 22:51
Cevap :
Ahmet Bey kusura bakmayın ama yazıda türban sorunu çözümlenmesin diye bir ifade yer almıyor ve siz nerden çıkardıysanız bir yasa ile kürt sorununun çözülmesi gerektiği fikrini. Onu da anlamak zor. Ben türban da takmıyorum böyle bir isteğim olamaz. Ama türban takanların yaptığı mantıklı işlere destek vermeyi biliyorsam eğer bu komut verdiğim anlamına gelmez. Siz kutuplaşmadan çözümsüzlükten yanamısınız? Yani sadece türbana özgürlükl tanınması taraftarı mısınız ki, bu kadar şiddetli bir şekilde eleştiri yapmışsınız. Ben sizin düşündüğünz gibi birilerinin tarafında falan değilim. Siz ve sizin gibi önyargılı iki kesim oluştu günümüz Türkiye'sinde ve ben yazılarımı bu iki kesime yaranmak adına yazmıyorum. Kusura bakmayın yani, inandığım şeyleri yazarım. Bir yasa ile çözülmüyor diye vaz mı geçilmeli yani. Azcık mantıkılı olmak gerek. Türban sorunu en kaba hesapla 1 milyon insanı ilgilendiren bir mesele. benim saydıklarım kaç milyonu ilgilendiriyor bir düşünün bakalım. Teşşekürler eleştiriniz  18.02.2008 0:32
 

Sayın eflatuun bence oldukça hoş bir haberi konu almışsın. Haber bugün Taraf Gazetesininde manşeti idi. Manşette yanılmıyorsam "Henüz özgür değiliz" gibi birşeydi. Bu aslında bu toplumdaki inançlı kesimin, en azından ileri gelenlerinin bir demokratlaşma çabası içinde olduklarının göstergesi bence. Yani türban takılmasına üniversitelerimizde izin verdiğimizde İran'a benzemek dışında da alternatiflerimiz var. Hatta ve hatta daha ötesini elde etmek gibi de bir şansımız olabilir belki. Bildiride yer alan taleplerin hepsi de günümüzde statüko tarafından temsil edilen şeyler ve türbana konan engelde, bu ülkeye esirgenen özgürlüğün bir parçası. Elbette imza atanların artması sevindirici olur ama bazı konularda sayıya takılmamak gerekir, girişimin kendisi bile kendi başına anlamlı bence, saygılarımla

Bibliyofil 
 17.02.2008 17:52
Cevap :
Çok haklısınız bende aynı görüşleri yansıtmak istedim. Sayılarla ilgili kısımı vurgulamamın nedeni ortada bir sürü sayının dolaşması her biri binlerle ifade ediliyor. Mantıklı bir girişimde sayı azalmış bunu vurgulamak istedim. Bu yönde yapılan çalışmalar çok hoş bende böylesine güzel bir gelişmeyi es geçmek istemedim. Teşekkürler ilgin için...  17.02.2008 18:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 127
Toplam yorum
: 122
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 898
Kayıt tarihi
: 06.12.07
 
 

Gazeteciliğe az çok bulaşmış, memleket meselelerini ve dünya gündemini takip eden, okuyan yazan b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster