Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Temmuz '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
4801
 

Hayıra ve iyiliğe öncülük etmek...

Hayır ve iyiliğe öncülük etmek biz müminlerin güzel hasletlerinden biri olmalıdır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.), huzuruna gelen her fert ve toplulukla ilgilenir, onların ihtiyaçlarını gidermeye çalışırdı. Sahabe-i Kiramı bu yönde teşvik ederdi. İhtiyaç sahibi birinin ihtiyacını giderme noktasında da Sahabe efendilerimiz birbirleriyle yarışırlardı. Onların aralarındaki yardımlaşma ve ellerinde bulunanı paylaşma duygusu, sayısız örneklerinde görüldüğü gibi, eşsiz denecek bir seviyede idi. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bu durumlarda yüzünde hissedilen sevincin sebebi ise, kendi emrine adeta koşarcasına uyulduğunu gözleriyle görmesi ve fakir ve ihtiyaç sahibi insanların problemlerinin halledildiğine şahit olmasıydı.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.), bu davranışları iyi bir çığır olarak nitelendirmiştir. Çünkü; burada bir yardımlaşma, bir cömertlik ve Müslüman kardeşlerini kendi nefislerine tercih etme güzelliği vardı. Allah (C.C.) Kuran-ı Kerim de müminleri; “Zaruret içinde bulunsalar bile, onları kendilerine tercih ederler (1) diyerek övmektedir. Diğer bir Ayet-i Kerime de ise Allah (c.c.); “... İyilik ve takvada yardımlaşın...” (2). “Ve sizden hayra davet eder, iyiliği emreder, kötülüğü neyl eyler bir cemaat bulunsun işte felâh bulucular onlardır” (3) buyurmaktadır.

İslam’ın emrettiği her şey ve hayrın her türlüsü iyiliktir. Takva; Allah (C.C.)’un haram kıldığı, yasakladığı, işlenilmesinden hoşnut olmadığı şeyleri terk etmekte ulaşılan mertebedir. Bizlere; Bu iyi ve güzel hasletlere sahip olma, onları daha ileriye götürme hususunda birbirimizle yardımlaşmamız emredilmiştir.

Peygamber Efendimizi (S.A.V.) tanıma, O’nun ile birlikte yaşama, ve O’nun yaptıklarını yapmayı kendilerine yol haritası olarak benimsemiş Sahabe-i Kiram Efendilerimizin hayatlarını okuduğumuzda iyilik ve hayra öncülük etmek için nasılda birbirleriyle yarıştıkları görmekteyiz.

Bedir ehlinden ve Ensardan olan Ebû Mes’ûd Ukbe İbni Amr (r.a.)’dan rivayet edildiği üzere, Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “Bir iyiliğe öncülük eden kimseye, o iyiliği yapanın ecri gibi sevap vardır” (4) buyurmaktadır.
Ebu Hureyre (r.a)’dan rivayetle Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “İnsanları doğru yola çağıran kimseye, kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Ona uyanların sevaplarından da hiçbir şey eksilmez...” (5) buyurmaktadır.

Hayra ve iyiliğe öncülük etmeyi, sadece yoksul ihtiyaç sahibi insanların ihtiyaçlarını gidermek olarak algılamamamız gerektiği sonucu ortaya koymaktadır. Hayır ve iyilik aynı zamanda insanların hidayete vesile olmasını da kapsar. Hidayet ise; varılmak istenen hedefe götürecek vasıtayı yumuşak bir eda ile göstermektir. Sadece yolu gösterivermek veya yola götürüvermek yahut da gideceği yere kadar götürüvermek şekillerinden biriyle gerçekleşebilir. Bunlardan birincisine irşad, ikincisine tevfik denilir. İrşad; uygun hale getirmektir. Tevfik ise; doğru olan yola koyma, ona uygun hale getirmedir. Özellikle ilahi yardıma, yani Allah (C.C.)’un doğru yola iletmesine tevfik adı verilmektedir. İslam'i edep sahibi büyüklerimiz “Allah tevfikini refik eylesin İnşaallah” duası buna en güzel örneklerinden biridir.

Yukarıdaki Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i Şeriflerden başlıca şu sonuçları çıkartabiliriz;

-
Hayra ve iyiliğe öncülük etmek, müminlerin güzel hasletlerinden sadece bir tanesidir.
-Hayra öncülük yapmak, hayrı işlemek gibi sevaplıdır.
-Hayra öncülük, ayni, nakdi, sözle, işle, işaret ve yazı ile olabilir.
-Hayra ve iyiliğe öncülük yapana verilen ecir ve sevap, hayrı yapanın ecir ve sevabından hiçbir şey eksiltmez.
-Hayra yönelik teşkilatlanma, günümüzün vazgeçilemeyecek zaruretlerinden biridir.
-Hayırlı bir çığır açanla, o yolda yürüyenlerin ecir ve sevabı aynıdır.
-İyi bir çığır açana, kıyamete kadar ecir ve sevabı katlanarak verilir.

Rabbim hepimizi hayır üzere olan kullarından eylesin İnşaallah..
Sağlıcakla Kalın...

DİPNOTLAR:
1-Kuran-ı Kerim, Haşr Suresi, Ayet No:9.
2-Kuran-ı Kerim, Maide Suresi, Ayet No:2.
3-Kuran-ı Kerim, Al-i İmran Suresi, Ayet No: 104.
4-Müslim, İmâre 133- Ebû Dâvûd, Edeb 115- Tirmizi, İlim 14. (Riyazü’s Salihin, C. 2, s. 29).
5-Müslim, İlim 16- Ebû Dâvûd, Sünnet 6- Tirmizi, İlim 15- İbni Mâce, Mukaddime 14. (Riyazü’s Salihin, C. 2, s. 31).

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 108
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2296
Kayıt tarihi
: 05.04.08
 
 

1972 Haziranında  Eskişehir'de doğdum. Edirne'de ikamet ediyorum. Duygu ve düşüncelerimi yazıya d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster