Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '12

 
Kategori
Çocuklar ve ilkler
Okunma Sayısı
497
 

Hayırlı ömürler canım oğlum...

Hayırlı ömürler canım oğlum...
 

Bezelye parmaklar


2010 yılında bugün, merak, heyecan, stres had safhada, parmaklarımda tırnak kalmamış, Allahtan sigara içmiyorum, içsem kartonla taşımam gerekirdi herhalde... Tirtir titriyorum, dışarıda hava 35-36 derece, ama burası buz gibi, kanım çekilmiş de olabilir, ortam öyle gerektirdiği için soğutulmuş da olabilir, şimdi hatırladığım üşüdüğüm ve kendimi kapana kısılmış hissettiğim. Önümde bir kapı, metalik gri çerçeveli ortamın soğukluğuyla uyumlu bir de buzlu cam var üzerinde, boyum kadar, ortasında iri harflerle kırmızı sıcak bir renkle yazmışlar ama mesaj soğuk renk ne yapsın “AMELİYATHANE GİRİLMEZ!”… Yazıyı görünce olduğun yerde buz kesiyorsun zaten… Saati hatırlayamıyorum ama sanırım sabahın dokuzu, o zamana kadar girip çıkan 3-5 kişiden hiçbirisi eritemiyor içimi. Tam sağdan soldan kemirmek için tırnak dileneceğim, o soğuk kapı tekrar açılıyor, tanıdık bir şeyler gözüme çarpıyor, beyaz zemin üzerine mavi bebek motifli bir battaniye… Evet evet bunu biz almıştık, bugün kullanmak için… Ya battaniye çok büyük, ya da içindeki çok minik, onu tutan hemşirenin kucağının derinliklerinde, eğiliyorum görmek için; kırmızı tombik bir surat ve kocaman iki kara boncuk, iri iri bakıyor velet… İşte o an! Boncuk gözler benimkilerle kesişiyor, ayaklarımdan yukarıya sıcaklığın hızla yükseldiğini hissediyorum, yüzüm yanmaya başlıyor, ortamdaki tüm grilikler, buzlu camlar benimle dalga geçercesine sıcaklık yaymaya başlıyor sanki; ama ne hikmetse titremelerim azalacağına daha da şiddetleniyor, derken gözlerimden yaşlar fışkırıyor, ben engelleyemiyorum, iki boncuk göz karşımda duruyor ama ben ağlamaktan onlara bakamıyorum. Kucağıma alsam mı diye şöyle bir yelteniyorum ama ne mümkün, hemşire burada olmaz deyip oğlumu alıp doğru odasına götürüyor. Gözyaşlarımın arasından arkalarından bakıyorum. N’olurdu kucağıma verseydi diye düşünüyorum. İyi ki de vermemiş diyorum, çünkü kollarımda mecal yok, gerilip gerilip boşalmış bir yay gibiyim. Canımın içiyle daha ilk karşılaşmamda o boncuk gözler karşısında nakavt oluyorum…

***

2012 yılında bugün, Yavru Kartalım Çağanımın doğum günü, gözlerine bakmaya kıyamadığım oğlum bugün 2 yaşını dolduruyor. Geçtiğimiz iki yılda hayatımızı tümüyle değiştiren ve öncesini anlamsızlaştıran canım oğlum, iyi ki bizimlesin, seni seviyoruz diyeceğim ama bu sevgi değil, buraya, bu cümlelerin içerisine sığdıramıyorum, dağarcığım yetmiyor. Allahım sana uzun, mutlu, huzurlu, uzun ömürler nasip etsin, annenin de dediği gibi bizi senden seni bizden ayırmasın, iyi ki doğdun!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aminnn. :-) Allah onu size sizi de ona doyursun. Hepinizie mutlu ve uzun ömürler versin. 3 gün önce de biz oğlumuzun üçüncü yaşgününü kutladık. Bu bloğu silmeyin, oğlunuz için ileride çok değerli bir anı ve hediye olacak. Aynı duygularla iki yıl önce ben de benzer bir blog yazmıştım. (Anılar kategorisinde) http://blog.milliyet.com.tr/04-eylul-2010--oglum-bir-yasinda-/Blog/?BlogNo=262692 Yazdıklarınızdan saf ve katıksız bir sevgi çağlıyor. Selamlar.

Güz Özlemi 
 07.09.2012 12:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

1980 yılında Mersin'de doğdum, bütün eğitim öğrenimimi Mersin'de tamamladım. Yetmedi, işimi de Mersi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster