Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU

http://blog.milliyet.com.tr/turk35

09 Mart '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
462
 

Hayret ve lütfen biraz gayret

Hayret ve lütfen biraz gayret
 

Ne olur birileri bana canım memleketimde neler oluyor anlatsın. Buralarda zaten çıldırmak için yeteri kadar neden varken bir de memlekette neler oluyor anlamaya çalışıp, anlamayınca korkuyorum ki aklımı yitireceğim.

Bir belediye başkanı, devletin temsilcisi, üstelik Türkiye Cumhuriyeti'nin bir şehrinin belediye başkanı konuşmasını Türkçe yaptığı için halktan özür diliyor. Yok yanlış okudum diyorum, okudukça cinler tepemle daha haşır neşir oluyor. Ne idüğü belirsiz tipten sayın diye bahsetmekler, bir dünya saçmalıklar. Ve sonuç? Bu yaratık bizim verdiğimiz vergilerden maaş alıyor. Benim elalemin memleketinde canım çıkarak kazandığım parayı arabaydı, evdi bilmem neydi diye vergi olarak alan devletim, benim canım devletim o parayı Türkçe konuştuğu için özür dileyen bir mahlukata maaş olarak veriyor. Ve ben sadece hakkımı helal etmiyorum diyorum bu konuda. Artık binlerce şehidimin, gazimin hakkı ne olur onu bilemem.

Bir taraftan kadınlar gününü kutlayacağız diye kendini harap edenler, diğer tarafta güpe gündüz sokak ortasında kurşuna dizilen kadınlar, , , , Hey güzel Allahım sen aklıma sahip ol.

21.yy sene 2007 yer, Türkiye Büyük Millet Meclisi, olay: Şapkalı bayanlar dışarı çıkartılıyor. Türbanlı bayanlar içeri buyur ediliyor.

Adını birisiyle yatmadığını doktor raporu ile duyuran, babasının Alman olduğunu aynı cümlede 5 kere tekrarlayan bir vatandaş bir partiye üye oluyor. Olsun buna kimse karşı değil ama bari Türkçe konuşmayı bilsin. Geleceğin milletvekilinden altın seçmeler.

Muhabir soruyor: OECD, NATO, AB gibi kısaltmaların açılımını biliyor musun?

Bayan cevap veriyor: Yaaaa daha siyasete yeni girdim elbette öğreneceğim zamanla.

Soru: Çok kitap okuyormuşsun dogru mu?

Cevap: Neyle ilgili?

Soru: Neyle ilgi okuyorsun?

Cevap: İşte, yani, herşey, fakat ama daha çok Türkiye tarihi felan yani. Mesela örnek olacaksa Kadının Adı Yok'u okudum yeni daha. Ve Bedri Baykam'ın kitaplarını çok sevdim. Ama daha çok annemden öğreniyorum herşeyi, tani tarih filan. Mesela Atatürk'ü anlatırdı annem bana hep çocukken....

Neden siyaseti seçtin sorusunun cevabı çok güzeldi! Düşünmüş ve demiş ki neden şu Irak krizini ben çözemeyim, neden Avrupa Birliği konusunda bir şey yapamayım. Ve devam ediyor ' Zaten bana çok sordular Almanya' da filan sen ne diyorsun Türkler girsin mi Avrupa Birliğine, ben hep dedim sorduklarında felan böyle gazetelerde 4 sayfa felan haberler vardı orada da görmüştüm, yani dedim neden denemeyim olamaz mı yani? Neden herkes karşı anlamadım zaten....( cümle birebir yazıldı, o konuşurken ben harıl harıl not aldım :)))

Kendini övüyor. Atatürkcü Düşünce Derneğine üyeymiş. Çünkü oraya hep yazarlar felan (kendi deyişi ile) geldiğinden çok eğlenceliymiş. Böylece öğrenmiş olduk ki Atatürkcü Düşünce Derneği'ne üye olmanın en güzel geçerli nedeni buymuuşş!!!

Övünme devam ediyor. 'Almanca, İngilizce, Latince, Fransızca, Farsca, Arapca biliyorum. Fakat ama Fasca ile Arapca zordu vazgeçtim' Zaten Avrupa'daki hemen hemen bütün okullarda 3. veya 4. sınıftan itibaren İngilizce zorunlu dildir. 9. sınıfı bitiren her genç 3 dil bilerek mezun olur. Eğer lise okumuşsa bu 4 dildir. Yani bu bir vasıf değil sistemden gelen bir olgudur. Bunları da bildiğini söylemesi bana göre daha büyük bir ayıp. Kendi dilini doğru dürüst konuşamıyorsun 4-5 dil bilmek senin neyine.

Zaten neden herkes karşı çıkmış hiç anlayamıyor genç siyasetcimiz. Yani elbette bu partiye girmeden sayın başkan hakkında bir araştırma yapmış. Görevlerini saymaya kalkıyor. Sadece bir tanesini doğru söyleyebiliyor ne yazık ki. Yani dersini iyi çalışmamış. Programın sunucusu ne sorarsa sorsun, ' yoksa siz beni geri göndermeye mi çalışıyorsunuz' diyerek bir özgüven eksikliği sorunu yaşadığını yansıtıyor cevaplarıyla. Her cevabını neden Almanya'ya göre verdi onu hala anlamadım. Yani Türkiye'de siyasete atılıp, herşeyi Almanya'ya göre düşünmek neyin nesiydi bir anlayan varsa bana da anlatsın lütfen.

Türkçesi ve tarih konusu ile ilgili soruya çok içerledi. Almanya doğumlu olmasını, hiç Türkçe ders almayışını sadece anneciğinin kendisini eğittiğini anlatmaya çabaladı dili döndüğünce . Ah dedim 'keşke Benim Anıl'ım böyle bir programa çıkabilse ve bir Türk evladının sadece 15 yaşında ülkesine, diline, atasına nasıl sahip çıkabileceğinin dersini verse'. Belki abarttığımı düşünecek bazı arkadaşlar ama ben objektifim bu konuda. Anıl 15 yaşında ve Balıkesir Üniversitesi'nde Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi profesörüyle oturup saatlerce sohbet etti, sohbet sonunda hocamız gözleri yaşlı Anıl'ı alnından öptü. Bu asla bir meziyet değil. Bunu övünmek veya Anıl'ı övmek için yazmadım. Bu her Türk gencinin yapabilmesi gereken bir şeydir. Okulla, yabancı ülkede olmayla alakası yok yani kanının Türk olması yeterli bunları bilip öğrenmesi için.

Neden biz bir türlü kendimiz olmayı başaramıyoruz bilmiyorum. Hep birileri bir şeyler desin, birilerinden geri kalmayalım çabasından kurtulamadık onu da bilmiyorum.

Kendi kadınlarımızın hakları hala ayaklar altındaysa, kendi kadınlarımız sokak ortasında kan davası yüzünden kurşunlanıyorsa, benim kadınım hala evlilik anlaşması yapmak zorunda bırakılıyorsa, benim kadınım hala haklarını savunmaktan korkuyor koca dayağını sineye çekiyorsa taaa 1800 yılında bilmem ne fabrikasındaki kadınların yasını tutmak bize mi düşer? Ben, benim kadınım Avrupalı kadınlarla aynı haklara sahip olduğunda, Avrupalı kadın gibi saygı gördüğünde, Avrupalı kadın gibi yaşama özgürlüğüne sahip olduğunda kutlarım kadınlar gününü. Yoksa sırf Avrupa 8 Mart dedi diye; 8Mart' ta kadınlar günü kutlamam içim kan ağlarken.

Sonuç olarak diyorum ki: Biz neye, nerede, nasıl, tepki vereceğini bilmeyen bir millet olduk çıktık en sonunda. Ve nedense hep ağlanacak halimize gülmekle yetiniyoruz.

Yukarıda sunduğum iki siyasetçi zaten ağlanacak halimizin en güzel örneği değil mi? Eh o zaman hayret etmeyi bırakıp lütfen biraz gayret gösterelim de akıllarımıza zarar gelmesin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ağlanacak halimize güleriz hep ya, bu sefer ben farklı bir şey yaptım. Alkışlıyorum sizi. Bir tek kadınımızın canı bile yanıyor olsa, bir tarafta birşeyleri kutlamak bana göre de değil. Kutlamaların alışveriş çılgınlıkları yerine faydalı eğilimlere yönelmesi dileğimle,

A y s a n c a 
 15.03.2007 22:37
Cevap :
Teşekkür ederim Yusuf Bey. Keşke mesaj çekmek, kutlamak için çicek almak yerine keşke bir tek ağlayan kadınımızın bile yüzünü güldürebilsek. Kadın sığınma evlerinin kapısını kaç kişi çaldı o gün çok merak ediyorum. Başkalarına özenmemeyi de öğreneceğiz inşallah. Saygı ve selamlar..  15.03.2007 23:16
 

Beyhan hanım haklısınız ama neye yarar bilemiyorum. Siz, biz, hepimiz ısrarla söylemeye devam edeceğiz. Umarım sonuç alınır. Saygılarımla. Not: ilk yorumumda yaptığım hatayı umarım hoşgörmüş ve affetmişsinizdir.

Ömer ÖZDAMAR 
 09.03.2007 10:58
Cevap :
Yorumunu ziçin teşekkür ederim. :) Affetmek ne kelime elbette hoşgörüyle karşıladım. Saygılarımla.  09.03.2007 13:11
 

Sayın Kozanoğlu, Son yıllarda siyaset kirlendi, Ülkemizin seçkin insanları siyasetten uzak durmaya başladı. Varoş kültürü yönetime egemen oldu. 1980 sonrası apolitizasyon ve megazinleştirme kültürü temel politika olunca da, bu ucubeler boy göstermeye başladılar. İlk sırada anlattığınız zavvalı tipler tarih boyunca emperyalizmin maşası olmaktan ileriye gidemediler, gidemeyeceklerde. En çok neye gülüyorum biliyor musunuz? Bu cahil politikacılar, söylemleri karşısında tepki veren Türk halkını bulunca hemen 'Derin Devlet' savına sığınıyorlar. Oysa bilmiyorlar ki; demokrasinin hamisi gibi geçinen o emperyalist ülkelerde, bazı gerçek demokratların başına sık sık ve nedeni bir türlü çözülemeyen kazalar geliyor. Örneğin; başına yıldırım düşüyor, arabasının lastiğini değiştirirken, birden bire kiriko boşalıyor ve koca araç zavallı nın başına düşüyor. Bilirsiniz lastik değiştirirken kafamızı mutlaka aracın altına sokarız ya(!). Saygılarımla..

Talip Bölükbaşı 
 09.03.2007 10:09
Cevap :
Talip Bey, ne kadar yerinde tanımlamalar yapmışsınız, çok teşekkür ederim yorumunuz için, saygılarımla.  09.03.2007 13:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 124
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 188
Ort. okunma sayısı
: 1122
Kayıt tarihi
: 24.08.06
 
 

Danimarkada yaşayan bir İzmir'liyim. Hiç de sanıldığı gibi yurtdışında olduğum için milliyetçi değil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster