Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
727
 

Hayri Kozakçıoğlu kirli ellerce susturulmuş olmasın?

Hayri Kozakçıoğlu kirli ellerce susturulmuş olmasın?
 

Hayri KOZAKÇIOĞLU (Alaşehir 1938 - İstanbul 23 Mayıs 2013)


Hayri Kozakçıoğlu da Hakk'ın rahmetine kavuşmuş.
Nur içinde yatsın...    
Kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine sabır dilerim.

Hayri Kozakçıoğlu dönemin iktidar partisi ANAP’ın en seçkin yöneticilerindendi.
Her yönetici gibi o da yaşadığı yıllardaki 'göreve uygun adam'  olmasının yanında bir vali olarak yönetimin atardamarı sayılırdı.

Kendisi ile ilk olarak görevim gereğince 1983'te Adana'da eski valilik binasında tanışmıştım.
Kesinlikle işini bilen, mavi gözlü, keskin bakışlı, gerektiğinde esip gürleyen bir kişiliği vardı.
1990'da ise Diyarbakır'daki Olağan Üstü Hal Valiliği makamında kendisinin isteği üzerine gittiğimde bir süre sohbet etmiştik.
İstanbul Valisi olduğunda da Diyarbakırlı iş adamların düzenlediği bir toplantıda yeniden karşılaşmıştık.
Hayri Kozakçıoğlu tanıştıktan sonra kendisi ile yeniden karşılaşmayı istediğim sayılı kişilerden biri idi.

Görevine düşkün, konuşkan, bilgili, açık sözlü, cesur, toplumcu ve karşısındakini dinlemesini bilen bir yönetici idi.
Kitleleri peşinden sürekleyebilecek yapıda, gösterişli, kendisine güvenen ve bilgili bir kişi idi.
Sanırım onun bu özelliğinden dolayı içinde bulunduğu çevreden bazı kıskanç kişiler onu ötelemiştir. Onun hakkında çıkartılan 'para dedikoduları' da bu kapsamda düşünülemez mi?

Her ölüm gibi Hayri Kozakçıoğlu da vakitsiz bir biçimde aramızdan ayrılmış bulunuyor.
Umarım hayatını ve anılarını yazmıştır.
Bana göre onun gibi değişik görevlerde bulunmuş ve Milletvekilli de yapmış olan kişilerden öğreneceğimiz çok şey vardır.
Özellikle Hayri Kozakçıoğlu‘nun görevi sırasında yaşadıkları bilinmez ise bazı konular da karanlıkta kalacaktır.

Bence kaymakamlar ile valiler topluma en yakın yerlerde bulunan kişiler olmaları bakımından çok önemlidir.
Yasalar ile yönetmelikler yanında onların başlarından geçenler bilinmez ise toplumdaki değişimin nerelerde zorlandığını bilemeyiz.
Kamu yönetimi okulları ile İçişleri Bakanlığı kaymakamlar ile valilerden bu konuda raporlar istemek yerine anılarını yazmayı da şart koşmalıdır.
Türkiye ikide bir ortaya çıkarak konuşmayan önemli bir yöneticisini ve siyaset adamını yitirmiştir.
Onun bu bir anlık ölümü günden güne daha çok tartışılacaktır.

Bazı yorumcuların yazdığı gibi Hayri Kozakçıoğlu sıkıntısı ne olur ise olsun kendisine kıyacak bir kişi değildi.
Bu acı olaya kendisi ile tanışıklığımızdan dolayı böyle duygusal yaklaşıyor olabilsem de bu konunun çok iyi araştırılması gerekir.
Onun bu ani ölümü, son yıllardaki subay, polis, iş adamı nitelikli kişilerin intiharı gibi Türkiye’deki son gelişmelerden de ayrı düşünülemez.

Hayri Kozakçıoğlu bugüne kadar geçim sıkıntısı çekmediği, her hangi bir suçlanması, cezası ya da yargılanması gibi bir sorunu da olmadığına göre neden kendi canına kıyabilir ki?

Peki bir de şöyle düşünelim: Hayri Kozakçıoğlu şöyle ya da böyle bir nedenle karanlık ellerden birilerince susturulmuş olamaz mı?

Kişilerin canlarına kıyma özgürlüğü var olsa da bazı üst düzey görevlilerin son yıllardaki kuşkulu cana kıyma eylemleri, bir salgından ya da kişilikleri ile ilgili bir zorunluluktan çok, değişik amaçlı suikastların birer yansıması olarak görülemez mi?

Merhum Hayri Kozakçıoğlu eğer yazıyor idiyse, üstlendiği görevleri sırasında başından geçenleri anlattığı anılarına bu kuşkulu ölümü sırasında el konulmuş olmasın?

Sevgili Hayri Kozakçıoğlu nur içinde yat…

abdurrahman balcilar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ömer Faruk Bey, şüphelerinize katılmamak elde değil.Benzer bir katledilmeyi (ben öyle yorumluyorum) Kaşif KOZANOĞLU'nda da yaşamıştık. Araştırma sonucu koca bir sıfır: 'Çok spor yapmaktan öldü'. Bütün ömrünü sahada geçirmiş, devletin kara kutusu olan birinin bundan ölmesini anlayabilir misiniz? Çağırdıklarında Afganistan'daki gizli görevini bırakıp gelen ve teslim olan birini hapiste bile koruyamadık, yazık. Böyle değerleri (bilim insanı, asker, gazeteci, MİT'çi, mühendis, politikacı vb) koruyamazsak ileride vatana hizmet edecekleri nereden bulacağız? Saygıyla

MEHMET ATAK 
 28.05.2013 15:49
Cevap :
Mehmet Bey yazım için yapmış olduğumuz bu yorumdan dolayı teşekkürü bir borç bilirim. İnanın ki artık her şeyden, her adımdan kuşşku duymaya başladık, desem yeridir.   28.05.2013 17:12
 

"Kişilerin canına kıyma özgürlüğü" çok ilginç bir ifade! Malûm, İslâm bunu men ediyor. Kozakçıoğlu da bir Müslüman, muhafazakâr bir iktidarın gözde bürokratlarından olduğuna göre, İslâm'ın ağır bir suç saydığı intiharı hiç düşünmemiş olması lâzım. Ölümü çok şüpheli. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 27.05.2013 10:00
Cevap :
İsmail Bey Batı kökenli değişimin nimetleri olarak sunulan her türlü gelişim Batılıları olduğu kadar giderek Doğuluları da ezmeye başladı.Çünkü Batı'nın sömürü çabaları ile bireysel silahlanma dayatması Haçlı yıllarından bu yana hiç durmadı, durmaz da.Selçuklu ile Osmanlı atalarımız ve Gazi Mustafa Kemal'in direnişi çeşitli desiseler ve bizden bir gibi görülen kimi şerefsizlerce değişik çatışma biçimleri ile sonlandırılmak istenmiyor mu?Merhum Hayri Bey içimizde intihar eden milyonlardan yalnızca biri.Kimsenin kimseye güveninin kalmadığı, eşitlik, adalet, eleştirme ve gösteri düzenleme özgürlüğün daha çok aranmakta olduğu günümüzde giderek artan iktidar baskısı kişilerdeki 'ruh burkuntuları' adlı bunalımı yaygınlaştırmıyor mu? Aile içi şiddet,alacak verecek çatışmaları,trafik kazlarının azalmaması,can alıcı sinsi terör saldırıları,savaş çığırtkanlığı, siyasetteki gerginlikler,ruhların doyumsuzluğuna da bağlı boşanmalar karşısında bıçaklar çekilmmez,tabancalar patlamaz mı? Ya sabır...   27.05.2013 13:56
 

Kıymetli Üstat Sayın Ömer Faruk MENCİK YILMAZ; Evet Yüce Allah Rahmet eylesin: Rahmetli Hayri Kozakçıoğlu Devletine,milletine hizmetlerde bulundu.Devletin bir çok sırlarına vakıftı.Yazdığınız gibi acaba gerçekten kendi canına kendisi mi kıydı? biliriz ki bazen görünmeyen el için hani derler ya düğmeye basıldı acaba yine bir düğmeye basmak falan fistan olmasın.Hayrı Kozakçıoğlu hastalığı kabul edemeyecek bir insan değildi.Bakalım,yan odada silah sesinin duymaması gibi bir çok iddia ortalıkta, her halde titiz bir soruşturma sonucu durum aydınlanacaktır.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 27.05.2013 1:18
Cevap :
Mehmet Bey tespitinize katılıyorum.Görevlerinde hep yükseklere çıkmış olan Hayri Bey eğer canına kıymış ise kendisini savunmak içindir.Yaratıcımız hiç kimseyi cana kıymak gibi bir sınavdan geçirmesin.Bazı kişilerin Yaratıcının kendilerine vermiş olduğu ‘irade-i cüzziye’ kapsamında canlarına kıymasının yargılanması da Yargı Gününde tecelli edecektir.Sorumluluk makamındaki kişiler ile emekli olarak köşesine çekilmiş olan kişilerin akıllarından neler geçtiğini kim bilebilir?Hangi kişi hangi nedenlerden dolayı bunalıma girebilir,cana kıymanın eşiğine kadar gelebilir bilemeyiz.Her cana kıyma kişisel olduğu kadar bazı kutsal değerler için de ortaya çıkabilir.Kırka yakın Türk diplomatını sinsice vurarak öldüren ‘ASALA'nın düzenlediği ve(8)kişinin öldürüldüğü Esenboğa Havalimanı saldırısını protesto etmek için’(alıntıdır) bile bile canına kıyan 1921 doğumlu Ermeni asıllı Artin Penik bizde böyle bir örnektir.Bana göre hangi nedene dayanırsa dayansın canına kıymak kişinin bir savunma eylemidir.   28.05.2013 23:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 985
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster