Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '17

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
31
 

Hayvan Hakları mı?

Hayvan Hakları mı?
 

Ben bilmiyordum. Bugün Dünya hayvan hakları günüymüş. Hayvan dostu arkadaşların ekrana düşen hayvan sevgi ile dolu resimlerini izledim, yazılarını okudum.

Sosyal medyanın böyle haberdar edici bir güzel işlevi var…
Yalnız, hayvan deyince sadece kedi ve köpek dostlarımızı hatırladığımızı fark ettim…
Belki de günümüzde eziyete uğrayan en çok onlar olduğundan veya çoğumuz kedi ve köpek beslediğimizden olacak.…

Dünya İnsan Hakları beyannamesi Birleşmiş Milletler tarafından 1945 yılında ilan edilmiş ama günümüzde yaşanan toplu katliamlar ve yaşanan dramatik hayatlar insanların, kendi düşündükleri hakları bile yok sayarken, 1978 de Paris’de UNESCO tarafından ilan edilen Hayvan Hakları Bildirgesini kim takar?... Öyle olmasa ölüm kusan o silahlara, atom bombalarına, nükleer füzelere insanoğlu bu kadar para ve emek harcar mı?

Bunlar kağıt üzerinde kalan şeyler olmasa insanlar yerlerinden, yurtlarından edilir, katliamlara uğrayıp, içlerinden çıkan uyuşturulmuş manyaklarla bombalarla parçalanır mıydı?
Keza örneğin köpekler, heves alınıp da sokağa bırakılmasa o içler acısı barınaklar olur muydu? Kuşları, yaban hayvanlarını vurmaya izin verilmese avcılık olur muydu?
Bütün iş, insanın iç dünyasında ve içindeki merhamet duygusunun var olup olmamasında…

Ormandaki 4 ayaklı ayının, şehirdeki 2 ayaklı ayı kadar yaşama hakkı vardır.
Hayvan hakları 2. maddesinde ‘’Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptir. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez’’ yazıyor..
.
Geçen ay Ayşe Arman’ın mezbahadaki izlenimlerini içim acıyarak okumuştum..
Soframızda iştahla yediğimiz etin dramatik öyküsünü okurken insan o an etten de nefret ediyor…
‘’Hayvanların mezbahanın beton zeminine getirildiklerinde başlarına gelecekleri korkuyla büyüyen gözlerinden anlamamanız mümkün değil’’ Boğazına bir kesik atıp kanın boşalmasını beklerken, hayvanın çektiği eziyet anlatılır gibi değil’’ diyor yazar.
Ve onların diğer ülkelerdeki gibi bayıltılıp, acı çekmeden kesilme hakkı aslında Hayvan Hakları Beyannamesinin 13. maddesinde yazılı.. Şöyle yazıyor;

Hayvan ölümüne de saygı göstermek gerekir. Hayvanın öldürüldüğü şiddet sahneleri sinema ve televizyonda yasaklanmalıdır..

Kedi ve köpek bu bakımdan yine de şanslı.. Kimileri tarafından hevesleri geçince sokağa bırakılsa da genelde hayvan severlerin müşfik yüreklerinin vazgeçilmez dostları..

Diğerlerine sevgimiz olsa da onlara nasıl davranıldığına dair ilgimiz de yok, bilgimiz de..

Çocuklarımıza okul öncesi resimli hayvan masalları kitaplarını okumak, hayvan sevgisini, hayatın başında onlara aşılamak ilerde hayvanlarla dost yaşamasını sağlar.

Zira hayvan seven, insanları da sever.. Hayvana eziyet ve işkence eden yaratıklarıkların asıl hedefi insandır. İnsana yapmak isteyip yapamadıklarını hayvanlar üzerinde deneyen suça müsait kişilerdir…

Hayvan Hakları gününün, hayvan sevgisi olamayanların kalbinde de bir merhamet ışığı olmasını dilerim…

Özkan Sarı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayvanların hepsi, bazı insan müsveddelerinden daha çok yaşamayı hakediyor..Saygıyı da tabiki..Elinize saglik..Selamlarimla

Selda Çakmak 
 05.10.2017 8:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 432
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster