Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '10

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
871
 

Hayvanlar, sosyal evrim mi geçiriyor?

Hayvanlar, sosyal evrim mi geçiriyor?
 

İnsan dediğimiz varlık tüm değerlerini yitirip de yalnız maddi değerlere dönerken, diğer canlı türlerinden insanlara örnek davranışlar geliyor. Bu durum ister istemez "Acaba hayvanlar sosyal bir evrim geçirirken, insanlar sosyal evrimde tersine mi dönüyor?" sorusunu akla getiriyor.

İnsan olaylarını görüyoruz. Cana kıymaların haddi hesabı yok. Doğayı kirletmenin ve tüm canlı türlerinin yaşam alanlarını yok etmenin aldırmazlığı bütün şiddetiyle sürüyor. Petrol için ülkeler işgâl ediliyor, işgâl edilen ülke halkları kurşuna diziliyor.

İnsanlık aleminde vahşet bütün hızıyla sürerken belgesel program hazırlayan profesyoneller ya da tesadüfen kamerasıyla bir durumu yakalayan amatör kameremanlar, hayvanlar aleminde çok çarpıcı görüntüler bizlere sunuyor.

Araştırma sahasında yapılan bir deneyde karga dediğimiz kuş türünün alet kullandığını zaten biliyorduk ama bunun kanıtlandığını da gördük. İnce, uzun bir cam tüpün içine konan av vardı. Bu cam tüpün hemen yanında düz ve uzun bir de tel. Bunların başında da karga. Karga, önce gagasıyla avı yakalamaya çalıştı. Olmadı. Bunun üzerine gagasını ve oradaki taşı kullanarak telin ucunu kanca şeklinde büktü ve bu teli cam tüpe sokup avını yakaladı. Yani o teli bir çatal, kaşık olarak kullanmasını bildi.

Kargalar aleminde bu tür alet kullanma çok gözükür. Sert ve kabuklu bir yiyeceği kırmak için taş kullanan kargaları hepimiz biliriz.

Bir başka alemde ise deniz dibinde yaşayan deniz kabuklularının inşaat işine girişmeleridir. İki deniz kabuklusundan biri denizin dibinde yuva kazısı yaparken, diğeri kazı çalışmalarının başında nöbet tutuyor. Herhangi bir tehlike karşısında kazı çaışmasıyla uğraşan arkadaşını uyarıyor ve ikisi birden kaçıp tehlikeden uzaklaşıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde bir gezi sırasında turistin çektiği görüntüler ise bilim adamlarını bile hayrete düşürdü. Fakat, aynı görüntülere daha sonra çok kere rastlandı. Bu görüntü bufalo süresine saldırıp en korumasız yavru bufaloyu yakalayan aslanların nasıl yanıldıkları idi. Çünkü, yavru bufalo hiç de korumasız değildi. Yavru bufaloyu yakalayan aslanlar hiç beklemedikleri bir direnişle karşılaştılar. Bütün bufalolar omuz omuz verip, aslanlara saldırdılar ve yavru bufaloyu kurtardılar.

Daha sonra birçok canlı türünde bu dayanışmayı görmeye başladık.

Yine geçtiğimiz günlerde yol kenarında ölen bir sincap ve arkadaşını izledik. Ölen arkadaşını kargalara yem olmaktan kurtarmak için bir başka sincabın nasıl mücadele ettiğini ve bu mücadeleyi nasıl kazandığını gördük.

Elbette bu tür davranışların da diğer örneklerini yakın zamanda sıkça görmeye başladık. Hattâ, çok değil bu bir ay içinde ölen bir kediye diğer bir kedinin masaj yaparak onu diriltmeye çalıştığına tanık olduk. Bir başka görüntüde ise sokak köpeklerinin yolda ezilen arkadaşının ölüsü başından hiç ayrılmadan nöbet beklediğini gördük.

Bu tür örneklere çok sık rastlıyoruz. Öte yandan insanlığın ulaştığı tüyler ürpertici vahşetlere de tanıklık ediyoruz.

Vahşi bir yaşam tarzından evrim geçiren ve sosyalleşen insan, giderek eski konumuna bürünüyor ve yeniden vahşileşiyor. Bununla birlikte doğa da eski durumuna dönüyor. Bu eski durumda kaos vardı ve dünya büyük bir hızla kaosa sürükleniiyor. Bu kaosda büyük depremler, büyük yanardağ patlamaları, durmak bilmeyen ve neredeyse tufana dönen yağmurlar var. Yani, dünya başlangıcında ne varsa, bitiminde de o oluyor.

Yukarıda örneğini verdiğim insan dışındaki diğer canlı varlıkların davranışı ise bir evrimi akla getirmektedir. İnsanlık gelmiş olduğu son sosyal evrim noktasından geriye dönerken, hayvanlar adete bir sosyal evrim geçirerek sosyalleşiyorlar. Bu sosyalleşme içinde dikkatle izliyorsanız bir aile kurma düzeni de var. Yani, insan dışındaki diğer canlı türlerinde de zaten varolan bir barınma gerekliliği içinde bu barınma yapısında bir de aile oluşturma gerçeği ortaya çıkıyor. Buna "İç güdü" deyip işin içinden çıkamayız. Çünkü, artık birçok canlı, insan gibi düşünerek ve aklıyla davranmaya başlamış durumda. Bunu da önce sosyalleşerek ortaya koyuyorlar. Tıpkı insanlığın gelişiminin ilk aşaması gibi.

Ne dersiniz? İnsan dışındaki diğer canlılar da artık insana mâl ettiğimiz "Sosyal bir canlıdır" tanımına mı uymaya başladılar?

Yani, diğer canlılar sosyal bir evrim mi geçirdiler?

Yaşamda hiçbir şeye "Olmaz" deyip gülüp geçmeyin, çünkü, doğa bize ders alacağımız nice sürprizler sundu ve sunmakta. Yeter ki biz anlamasını bilelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

için teşekkürler... sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 12.05.2010 12:39
Cevap :
İlginize ve yorumunuza ben teşekkür ederim Ruksan Hanım. Umarım bundan böyle hepimiz hayvan davranışlarını daha bir dikkatle takip edeceğiz. (Sevgiler)  12.05.2010 18:52
 

...ilginçççç...olmaz deyip gülüp geçemeyeceğim tabii ki...yeniden okuyacağım...saygılar dost selamlar...

nedim üstün 
 10.05.2010 19:29
Cevap :
Vallahi ben anlamıyorum, hayvan davranışları çok değişti. Bu verdiğim aklıma ilk gelen üç-dört örnek. Sanırım sizin gözlemlediğiniz örnekler de çoktur. (Teşekkürler, sevgiler)  11.05.2010 19:55
 

Saptamalarınız dikkate değer. Toplumsal yaşamın başladığı çağlarda avcılıkla geçinen insanlar, birbirlerine karşı nasıl vahşi iseler, bugün de aynı vahşiliğe dönüş içindeler. Çıkarları için birbirini öldürüyorlar, savaşlar, doğayı katletmeleri....hayvanlarda tam tersi, sanki kendilerine yeni sosyal kurallar oluşturup yeni bir dünya kurması çabaları içinde gibiler... Selamlarım güzelliklerle...

Yurdagül Alkan 
 07.05.2010 15:00
Cevap :
Hayvanlar dünyası biz insanlara örnek oluşturacak davranışlarla dolu. Son yıllarda bu davranışları dikkatle izliyorum. Hayvan davranışları büyük bir dayanışma içinde. Bir de evcil hayvanların durumu var ki, inanın evin bir bireyi gibi her sözden anlıyor ve her derdini anlatabiliyor. Sanırım hayvanlar dünyasını bundan sonra daha dikkatle izleyeceğiz. (Saygılar)  08.05.2010 20:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2959
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster