Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '09

 
Kategori
Evcil Hayvanlar
Okunma Sayısı
1396
 

Hayvanları koruma günü ve Mi'nin başına gelenler

Hayvanları koruma günü ve Mi'nin başına gelenler
 

Yanında purr purr sesleri çıkaran bir kedisi olsun diye daha doğmadan talip olmuştuk kedimize. Bu yaşıma kadar bir kez bile kediye dokunmamış olduğum için en azından yavru kedi olursa büyütürken alışırım diye düşünmüştüm. Çalışma arkadaşımın hamile kedisinin doğumunu sabırsızlıkla bekler olduk böylece.

Oğlum kedimizin adını kardeş anlamında “Kardi” olmasını istedi. Belirli bir süre anne sütü aldıktan sonra küçük bir kutu içinde evimize doğru giderken merakla kocaman açtığı gözleri ile bana bakıyordu. Evde yeni doğan bir bebek için neler yapılıyorsa aynı hazırlıklıkları yaptık; yuvası, sütü, biberonu ve temiz bezler. İlk günler öyle küçüktü ki iki gün damlalıkla besledik, ardından biberonla beslenebildi. Tırnakları çok minikte olsa alışmadığımız için, ilk zamanlar hep bir havlu ile tutabildim. Tuvalet alışkanlığını kazanıp, kuru mama yeme dönemine de girdikten sonra kedimiz aileden biri haline geldi. Süt ile beslendiği dönemde açıktığı zaman “mi” sesi çıkardığı için adını “Mi” olarak değiştirdik. Sevgili Mi’miz evin her yerinde özgür dolaştı ve özellikle kendi istediği zamanlarda mırıl mırıl sevdirdi kendisini.

Tam her şey yolunda iken, kızımız büyüdü birlikte mutluyuz derken, bir akşam aniden ortadan kaybolması ile hüzün yaşadık. Normalde ortadan kaybolduğunda ismini seslendiğimizde tasmasındaki çıngırağın çın çın sesini duyup saklandığı yerden geldiğini görmemiz gerekirken, o akşam her yeri aramamıza karşın ses de duyamadık, bulamadık da. Aklımıza gelen en kötü olasılık camdan, ya da balkondan düşmesi idi. Önce fark edemedik, ancak sonra apartmanın otoparkında bir köşeye sinmiş olduğunu gördüm ve sevinçle kucağıma almak istedim. Yakından baktığımda gözlerinde ciddi bir endişe ve dokunduğumda da acı ile inleme sesi duydum. O an için yalnızca bulmam yeterli idi, başına gelen her ne ise elimizden gelen ne ise yaparız diye düşündüm. Oğlum ve eşim bulunduğuna sevindiler ancak acı dolu sesini ve yürümeye çalıştığı zaman sürüklediği ayaklarını görünce çok üzüldüler. Oldukça geç bir saatti ama tanıdık arkadaşlar aracılığıyla bir veterinere ulaştık. Veteriner daha gelişmiş bir yere gitmemizin daha iyi olacağını, şimdilik yalnızca acısını kesebileceğini söyledi. Tanısı da, ya bel kemiğinde bir kırık ya da her iki ayak arka kemiklerinde bir kırık olduğuydu. O an kedimiz bizim için ailemizin bir üyesi ve acı çeken çok sevdiğimiz bir varlık dı, onun için yapabileceklerimiz de elimizden sonuna kadar ne gelirse idi.

Filmler çekildi, tedaviler verildi ve birkaç gün ya ameliyat olursa endişeleri yaşadık. Çok küçük olduğu için ön bacaklarındaki kemiklerin zaman içinde istirahat ile iyileşebileceği ve bel kemiğinde kırık olmadığı kesinleşti, sonrası sabırla geçirilmesi gereken bir zaman oldu.

Kedimiz ilk geceden itibaren tümüyle çevresine karşı kendisini kapadı. Yemedi, içmedi ve kendisini yalayarak temizlemedi. Ürkütmeden ama birazda zorla düzenli besledim, saklandığı yatak altından ise zorunlu zamanlar dışında çıkması için ısrar etmedik. Travma geçiren kedilerle ilgili okuduğumuz yazılarda bu davranışının çok normal olduğunu okuduk. Az beslendiği ve haraket etmediği için kabız kalma durumu vardı, bunun içinde belli besinleri vermemiz gerekti, bazen karnına masaj bile yaptım. Yaklaşık bir ay içinde yampirik de olsa yürümeye başladı, şimdilerde zıplamaya ve yaramazlık yapmaya da başladı, ama artık balkona çıkmasına izin vermiyoruz.

Mi sayesinde ben artık hayvanlara farklı bakıyorum, hala hepsine dokunamam belki ama artık sokakta gördüğüm hayvanlara gülümseyerek bakıyorum. Gereksinmelerini düşünüp üzülüyorum. Evcil bir hayvan bakan kişilerin çevrelerine daha şefkatli ve sevecen olacaklarını düşünüyorum. Tabi bu sözüm sadece süs için yanında dolaştıranlar değil de, hayvanlarının tüm gereksinmelerini kendi karşılayanlar için. Bence herkes yaşamının bir evresinde bir hayvanla yakından ilgilenmeli, bu şekilde ortak yaşama saygılarının daha çok gelişmiş olacağına inanıyorum.

Son bir aydır evimizde bir de köpeğimiz var artık, “Çomi” ve “Mi” kedi-köpek gibi geçiniyorlar. Kedimiz her gördüğünde vahşi bir şekilde tıslıyor, köpeğimiz ise kendisi ile oynayacak arkadaş sanıp onun çevresinde şaklabanlık yapıyor. Özetle kocaman bir aile olduk, birlikte geçinmeye çalışıyor ama en önemlisi karşılıksız sevmenin ve sefkat göstermenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Özel günlerin kutlanmasını çok anlamlı bulmam, ama bu gün sayesinde ben bu yazımı sizlerle paylaştım, belki bu yazımı okuyan birisi de sahipsiz bir hayvana yakınlık göstermek için heves duyar. Bu bağlamda, sevgili hayvanlarımızı koruyalım, evde bakılanlar sahipsiz bırakılmasın, sokaktakiler yiyecek bulabilsin, kötü muamele görmesinler. Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum, sevgilerimle

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kedinize geçmiş olsun. Saygılar

Ali Haydar ÖZKAN 
 22.10.2010 10:53
 

bende sizler gibi hayvan dostuyum dilerim tüm insanlarda bizler gibi olur onların da birer canlı olduğunun farkına varırlar tabiki buda eğitimle olmuyor çevreden görerek oluyor sizler gibi benim gibiler sayesinde hayvanları sevmeyenler dünyada hiçbir şeye önem vermezler ve sevgiyi bilemezler

AY?ENUR ERDEN 
 09.02.2010 16:59
 

Kendi hayatımızın dışında da hayatların olduğunu bizlere onlar öğretiyorlar. Böylece çocuklarımız ve biz büyükler kendilerinin, doğanın ve kendi dışındakilerin farkına varıp "insan"olma yolunda dev adımlar atıyorlar. Böyle güzel bir özel günü anınsatan yazınız için teşekkürler.

Hakkı Uysal 
 05.10.2009 8:52
Cevap :
Bende benzer bir ifade kullanmak istemiştim, "insan olma" yolunda tanımınız çok yerinde, teşekkürler  05.10.2009 11:59
 

Pamuğu kısırlaştırmak için ameliyat yaptıdığım gün gözlerindei acı ve hüznü görünce çok ağlamıştım. Pamuk benimkedimç Yazınızı okuyunca yine gözyaşlarıma engel olamadım. Hayvan sevmeyenler insan sevemezler.

Yapukay 
 04.10.2009 21:33
Cevap :
Bizde kısırlaştırma yaptırmak zorunda kalacağız, sanırım benimde gözlerim dolacaktır, teşekkürler  05.10.2009 12:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 196
Toplam yorum
: 1020
Toplam mesaj
: 110
Ort. okunma sayısı
: 6294
Kayıt tarihi
: 30.03.07
 
 

Uzman doktorum, kendimi bildim bileli çalışıyorum. Kendi adıma  yaşamdan beklentim, huzurlu ve ko..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster