Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '10

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
2067
 

Hayvanlarla ilgili bazı inanışlar

Hayvanlarla ilgili bazı inanışlar

Delik taş

Keçiler ve hayvanlar hasta olmasınlar diye, delik taştan veya köklerden, ağaçlardan, doğal olarak oluşan kemer gibi yerlerin altından geçirilir.

En ( bel-işaret )

Yörüklerde keçiler kulak şekillerine göre sınıflandırılır. Kulağı yumuk olan keçiye “körük kulaklı” denir. Keçinin kulağı açık ve enli olursa bu keçiye de “yaprak kulaklı” denir. Yaprak kulaklı keçiler bol süt verdiklerinden alım satımda daha çok tercih edilirler.

Keçi koyunu, hırsıza karşı korumak ve başkasının sürüsündeki mallardan ayırmak için daha çok kulakları yakılarak, delinerek veya kesilerek, bazen de sırtları dağlanarak işaretler yapılır. Bu işaretlere “en” denir.

Enler; hayvan doğduktan kısa bir süre sonra yapılır.

Boş mavzer fişeği ateşte kızarıncaya kadar ısıtılır. Bu fişek bir maşayla tutularak fişeğin açık tarafı malın kulağına veya sırtına değdirilir. Fişeğin değdiği yer yuvarlak olarak yanar. Yakılan yer kulaktaysa bazen kulağın delindiği bile olur. Bu yuvarlaklarla belli şekiller yapılır. Bu işaretler malın kime ait olduğunun işaretleridir.

Bazı enler mavzer fişeği ısıtılmadan da yapılabilir. Mavzer fişeğinin ağzı keçi veya koyunun kulağına konur. Kulağın altına bir odun parçası tutulur. Sonra fişeğin arkasından bir tokmakla vurulur. Böylece keçinin kulağı delinmiş olur. Fişek delgi zımbası gibi kullanılmış olur.

Bazen enler sığır pisliğiyle de yapılabilir.

Yanık sığır pisliği, keçinin alnına sarılarak on-onbeş dakika bekletilir. Keçinin alnındaki tüyler yanar. Bu tüylerin yerinden çıkan tüyler beyaz olur. Böylece mal sakar olur. En iyi en de bu şekilde yapılan endir. Enler bazen kızgın şişle dağlamak suretiyle de yapılabilir.

Dağlanan yerden çıkan kıllar sakar olur.

Sürüde alnındaki sakarla, kıl rengiyle dikkati çeken tekeler damızlık olarak bırakılır. Bu tekelerin birleşmesinden doğacak oğlaklar -annesi hangi renkte olursa olsun- aynı babalarına benzerler. Tekenin alnında sakar varsa bu tekeden doğacak bütün oğlaklar da sakar olur. Bu tekeler yörükler için aranan tekelerdir. Onlara özenle, ayrıcalıklı olarak bakılır.

Enler boya ile de yapılabilir. Sütleğen bitkisinden elde edilen sarı boya hayvanın tüyüne veya tırnağına sürülür. Çabuk silinen boyalar sık sık yenilenir

Keçiler bir iki ay geçmeyince oğlaklarını tanıyamazlar. Çobanın bunları tanıması için çevrede bulunan terzilerden ”kırpık” denilen kesilmiş bez parçaları toplanarak bu bez parçaları şeritler halinde kesilir. Bu bezler oğlak ve kuzuların ayağındaki şeytantırnaklarının üst kısmına bağlanır. Akşamüstü keçi dağdan geldiğinde hangi oğlağın hangi keçinin olduğu bu bez parçalarından bilinir.

İslam dini kurallarına göre malın kırkta biri zekat olarak verilir. Sürüdeki en zayıf keçi zekat verilmek üzere ayrılır.

Olumsuz bir iş için, çok zayıf bir hayvan veya bir canlı için, halk arasında “zekat keçisi gibi” deyimi kullanılır.

Halk arasında “Enini alırım ha!” diye bir deyim vardır. Bu deyim “sana öyle bir caza veririm ki, bu işi yaptığına, yapacağına pişman olursun. Senin enini öyle kaybederim ki tanınmaz hale gelirsin” anlamında söylenir.

Hayvanların ağzında, yutağında veya dişlerinin dibinde yara çıkar. Hayvan yemeden içmeden kesilir. Bu yarayı keserek, yakarak ya da doğal ilaçlarla tedavi etmeye de “en alma “denir.

Etene

Doğuran bazı keçilerin etenesi çabuk düşmez. Arkasında sürür durur. Böyle durumlarda bu keçinin etenesine bir köz yapıştırılırsa etene çabucak düşer. Etene kokusunu dağdaki vahşi hayvanlar çabuk alırlar. Onun için dağda doğuran bir hayvan çoban tarafından dikkatle izlenir.

Hayvan kendi etenesini yerse sütü az olur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Verdiğiniz tanımlamalar ve doğal yaşam pratikleri,hem toplumbilim ve Ethnoloji adına ve hem de modernitenin çarkları arasında unutulmaya başlanmış olan değerleri hatırlatması adına çok önemli,devamını getirmenizin gerekliliği ile teşekkürlerimi sunmak isterim."Eskiler",her iş ve durumun en pratik ve yararlı yönlerini,doğal yaşam döngüsünü aksatmadan,bilakis onu devam ettirerek çözümlemişler...Verdiğiniz örneklerde,insan yine de,"keşke hayvanlar için daha acısız yöntemler tecih edilseymiş" diyor..Saygılarımla..

G.Çoban 
 24.05.2010 4:55
Cevap :
Sevgili Gül, 69 doğumlusunuz, ben 69 da evlendim ve 69 yaşındayım. "Kamil insan" edasıyla yazdığınız "insanoğlu ve kızı" deyimini ilk kez sizden duydum, bu yaşımda. Fethiye'den sevgiler selamlar.  30.05.2010 20:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 163
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 601
Kayıt tarihi
: 16.02.09
 
 

Recai Şahin: 1941 yılında Fethiye- İncirköy'de doğdum. İlkokul köyümde, ortaokulu Fethiye'de okud..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster