Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ağustos '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
538
 

Hazan mevsimi

Hazan mevsimi
 

Yorgun ve yılgın şekilde çökmüş bir sandalye'ye yazıyordu elinde ucunu bıçakla açtığı kalemiyle "yapraklar dökülüyor, hazan mevsimi geldi..." yine sayfalar dolusu yazıp yalnızlığından kaçmaya çalışıyordu ama kaçamıyordu; sıkılıyordu artık bu yalnızlıkan uyanmak istiyordu ilkbahar gibi yeniden yeşermek ve artık yazmamak; ilaç görevi görüyordu yazı ona, kim sever ki ilaçları... Yazıyordu da ne oluyordu sanki kimselerle paylaşmıyordu yazılarını, boyunu aşmıştı yazdıkları oysa ve hiçbiride boş değildi ama onun içi boştu bomboştu hemde...

Ve derken O'nu gördü birden eli cebinde yolda giderken; selviler kadar uzundu boyu, ay kadar parlaktı yüzü hemen tanışmak istedi onunla ancak izin vermedi yalnızlığı tanışmasına; çünkü biliyordu o zaman kendiyle kalacaktı yalnızlık, buna dayanamazdı; oysa o dayanıyordu yıllardır... Gidemedi Ay yüzlünün yanına, bakakaldı uzaktan öylece ve döndü sonra koşar adım odasına, başladı yeniden yazmaya durmadan duraksamadan, mutluydu yalnızlık çünkü o vardı yanında; Oysa yine kalmıştı bir başına ama unuttuğu birşey vardı yalnızlığın beraberinde getirmişti Ay yüzlüsünü ve onu da getirecekti birgün...

Artık tüm yazılarını O'nun için yazıyordu kalbine yerleştirmişti Ay yüzlüsünü, ilaç olmaktan çıkmıştı yazılar artık hava gibi su gibi ihtiyaç olmuştu onun için, ay yüzlüsüne kavuşana kadar ihtiyacı vardı... Birgün geldi Ay yüzlüsü ile karşılaştı yeniden, solgun yüzü yeniden ışıldamaya başladı gördü O'nu, O da gülümsedi kendine geçerken yanından "bir insan yanından geçene neden gülümser ki demeyin öyleleride var bu cihanda.." gidemedi yine buz kesmişti tüm vücudu kalakaldı saatlerce oracıkta; çözüldüğünde eflatun olmuştu bile gökyüzü...

Hep arar olmuştu gözleri Ay yüzlüsünü, o'da hep çıktı karşısına; gitmiyordu ama yanına görmek bile yetiyordu O'na İlkbaharı gelmişti bitmişti koca bir kış, uyanmıştı uykusundan, yeşermişti taze çiçekler gibi; artık heryerde Ay yüzlüsü vardı ve Mutluydu...

Mutluluk ne kadar sürer hiç düşündünüz mü..?? Hayat boyu mutlu olabilir mi insan yoksa bu sadece romanlardan kalma beylik söz mü..?? Mutlu olmak için elde etmek mi gerekir yoksa istemek yeterli midir..??

Sahip olamamıştı Ay yüzlüsüne ama hergün o yüzü yeniden görmek ve eve döndüğünde sonsuz dünyasında onunla olmak herşeye bedeldi..!! Taa ki o güne kadar karşıdan kendine doğru gelirken yok olmuştu birden gözünün önünden, cansız bedeni kendinden onbeş metre ilerde duruyordu...

Hazan mevsimi yeniden gelmişti..!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

kardeşim bırakın sonbaharı, hazanı severim ben kışı. kafası önünde yürüyen , üşüyen tipleri... dostum güzel bi yazı olmuş... ama benim selvi boylum yok... bilirsin sevgilimi :)

Schiele 
 24.08.2007 19:43
 

Öncelikle merhabalar.... Sayfanızı ilk açtığımda Süperman ismini ve fotoğrafını gördüm. Fakat yazıyı okuyunca süpermeninde yapacağı bişey olmadığını gördüm. Şaka bir yana gerçekten hazan mevsimi heeep geliyor. Neyseki gidiyorda. Saygılarımla....

özlemm 
 23.08.2007 17:57
 

Bu çok hüzünlü bir yazı olmuş:( Hay allah yahu! Tekrar hoşgeldin bu arada:)

Hadi Zeynep! 
 15.08.2007 22:05
Cevap :
teşekkürler... yeniden merhaba...  16.08.2007 11:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1331
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

1980 yılı Gaziantep doğumluyum. Bir çoğu gibi üniversiteden yeni mezun oldum; bir bankada görev yapm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster