Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
409
 

Haziran Seçimi çok renkli olacak !.

Haziran Seçimi çok renkli olacak !.
 

Zaten başka birşey yapmadılar ki !....


Birkaç gündür siyasi gelişmeleri ilgiyle ve şaşkınlıkla izliyorum. Zira, Haziran seçimleri için milletvekili listeleri hazırlanıyordu ve aday adaylarının, genel başkanların izinde ve peşinde, hatta parti genel merkezleri içinde ve önündeki halleri hem güldürüyor, hem de düşündürüyordu.. Üç büyük partiye aday adaylığı için başvuran toplamda 10-12 bin kişi olduğunu düşününce demek ki, insanlar gerçekten apolitik değilmiş diye düşündüm.. Belki de artık demokratikleşiyoruzdur !.. İşin şakası bir yana, gerçekten çok yoğun bir ilgi ve katılım vardı ilk üç partiye. Bu demokrasi ve siyasete duruş açısından önemli, eğer farklı amaçlar gütmüyorsa. Son ve gerçek rakamları bilmiyorum ama AKP’ye 5 bin, CHP’ye 4300, Mhp’ye de 2500 civarında başvuru olmuş. Diğer partilere de yüzlerce kişi başvurmuş. Önemli çünkü, ne kadar çok başvuru olursa, o kadar çok katılım vardır ve bu siyasi partinin seçimlerde moralini yükseltir. Önemli çünkü siyasete katkı sağlayabilecek, Türk siyasetine yeni kan getirebilecek yeni ve düzgün isimler bulunabilir. Önemli çünkü başvuru sırasında partilere önemli miktarda bir parasal girdi oluyor. Üç büyük parti 3.000 TL civarında bir başvuru parası aldılar. Akp daha sonra, kadınlara pozitif ayrımcılık yaparak, başvuru miktarını %50 tenzilli olarak 1.500 TL yaptı, CHP’de de durum farklı değildi 3.000 TL civarında bir para alındı. Ekonomik katkı düşünüldüğünde, elimizde kesin bilgi olmamasına rağmen Akp 12-14 milyon TL civarında, Chp, 10-13 milyon civarında bir gelir elde etti. Başvurular oldukça fazla ama her bir parti listelerini yalnızca 550 kişi ile sınırlayabiliyor. Bu durum, partinin başındaki seçicileri oldukça zorlayan bir durum. Bu da demektir ki, toplamda neredeyse 10 bin kişinin liste dışı kalması demek. Netice de, listelere girmeyenleri küstürmek de var işin içinde. Lakin olacaktır da.. Pazartesi günü itibari ile tüm partiler listelerini hazırladılar ve Yüksek Seçim Kuruluna verdiler. Ve günler süren listeye girebilme heyecanı bitti. Bu arada pek çok isim liste dışı kaldı. Hatta o kadar ilginç listeler hazırlanmış ki, bilinen, tanınan, sevilen veya sevilmeyen pek çok vekil ve vekil olmayan isim de listelerin dışında kalmış. Akp’de neredeyse mevcut vekillerin %50’si liste dışında kalırken, CHP’de tam anlamıyla %80’i liste dışı ve devre dışı kaldılar. Her gün hatta yıllardır, görmeye aşina olduğumuz yüzleri, Haziran’dan sonra görmeyeceğiz. Bu sevindirici.. CHP haftalardır, sohbet ortamlarında dile getirdiğim gibi, pek çok isim ve vekil liste dışı kaldı. Eğer Chp’nin yeniden dirilmesi gerekiyorsa, eski yüzleri, ayrımcılığı, statükoyu ve Politbüro anlayışını savunanların, CHp’ye katkı sağlayamamış olanların listenin dışında kalması gerektiği idi. Kaldı ki, en çok gitmesini savunduğum isimlerden biri de Önder Sav ve ekibi olmuştur ki, öyle de oldu. Baykal ekibi de önemli bir tırpan yedi. Bu beni, Türk siyaseti adına fazlasıyla memnun etti. Artık Chp, listede tartışmalı isimler olsa da gerçekten halkın partisi olmaya muktedirdir. İşin ilginç tarafı da neydi biliyor musunuz ? Listelere giremeyen eski CHP’lilerin veryansın etmesi. Şaşıyorum. Kızıyorum ve nefretle okuyorum, söylenenleri. Neymiş efendim, kendilerinin üzerini çizenleri de, bir gün tarih üstlerini çizermiş. Bazıları da “Bizim gibi tabandan gelenlerin isimlerinin üstlerinin çizilmesi, gelenekçi CHP’nin hamurunu bozar” diyor. Yahu, yıllardan beri siz meclistesiniz, ateşli muhalefet dışında ne verdiniz Türkiye halkına? Neden bu ülke halkı sürekli sizin yüzünüzü görmek zorunda ? Neden yalnızca, kendisini yönetsin diye hep size oy vermek zorunda ? Sizden daha başkaları da “sosyal demokrat” olamaz mı ? Bu sizden başkaları da, bu ülkeyi yönetmeye talip olamazlar mı ? Bırakın eski kafalılığı. Bırakın, yeni gelenler, CHP’ye kan getirsin. Sizin yapamadığınız değişimi CHP gibi bir parti hak etmiyor mu gerçekten… Sizler bu partiyi, zamanında meclis dışında bırakmadınız mı ? Ve o gün, bu partiyi kuranların ve gerçekten bu halkın partisi yapanların kemiklerini sızlatmadı mı ? Ve sizler hiç utanmadınız mı o gün, meclis dışında kalmaktan. Ve yıllardır bu partiyi 18-20 bandının üzerine çıkartamamaktan hiç utanmadınız mı ? Sizler bu partiyi neden iki adım daha öteye götüremediniz ? Ve şimdilerde parti %20’leri geçmiş, 30’lara ulaşmış ve %40’ları kendine hedef koymuşken, partiyi bırakmak istemememiz fazlaca manidar değil mi? Bu ne koltuk sevdasıdır kardeşim.. Ama kızsanız da, köpürseniz de, küfür etseniz de artık gidiyorsunuz ve köşenize çekileceksiniz. Yeni gelenler, bu partiyi bir adım, on adım daha ileriye götürmenin yollarını arayacaklardır, aramalılar ve bulmalılardır. Yoksa onlar da silinip gideceklerdir. Ama olan Cumhuriyet ile yaşıt bu partiye olacaktır. Zaman, her şeye rağmen, birlik olma, birlikte olma ve el ele verip CHP’yi kazandırma zamanıdır. Bu parti ne zaman kaybettiyse, bu hizipçilik ve yüzünden kaybetmiştir. Zaman eski zihniyetin gibi bu ‘hizipçiliğin’ de rafa kalkma zamanıdır. Genel başkanlık seçimlerinde koltuğunu bırakmak istemeyen Önder Sav’ın, arkasına yandaşlarını alarak mikrofonlara söylediği güzel bir lafı vardı. Diyordu ki ” CHP kimsenin babasının malı değildir”.. Ne kadar doğru. Şimdi, herkesin bu söze kulak verme zamanıdır… Bir de, listelere girdiği halde yerini beğenmeyip de, istifa edenler var ki, onlara ne demek lazım. Adamı koymuşlar 4. Sıraya, sırasını beğenmiyor. Birini koymuşlar bir başka yerde 2. Sıraya seçim yerini beğenmiyor, diğeri bölgesini beğenmiyor istifa ediyor. Ve bunlar gerçek CHP’li olarak nitelendiriyorlar kendileri. Ha bir de, Genel Başkanlık seçiminde, gidenler için ağlayıp, sızlanıp, yeni gelenler için söylemediğini bırakmayan ama Haziran seçimleri için listelere girmek için, Genel Başkan ve meclis üyelerinin peşinden ayrılmayanlar var ki, onlara ne demek lazım bilmiyorum. Bir başka husus da, meclisteki yeniden seçilemeyecek olan vekillerin birçoğunun dokunulmazlıklarının kalkmasıyla yargı karşısına çıkacağı ve en önemlisi, eğer yargı kabul ederse, başta Mustafa Balbay gibi halen tutuklu olan Mehmet Haberal’ın Chp ile birlikte, hakkında terör örgütü üyesi olduğu suçlamasıyla hapishane de olan bazı isimlerin de bağımsız olarak seçilmeleri durumunda BDP ile meclise girecek olmaları.. Kim ne derse desin Haziran seçimleri gerçekten çok renkli ve heyecanlı geçecek. Her iki parti de iktidara gelirse, Türkiye’yi değiştirme iddiasıyla gelecekler. Biri anayasayı değiştirip, Başkanlık sistemini getirecek (bir anlamda rejimi değiştirecek), diğeri gelirse, Türkiye’yi daha hukuki, daha demokratik ve Cumhuriyete bağlı bir örgüt ve meclis yapısı ile yönetecek. Siyasi dengeler değişecek, taşlar yerinden oynayacak. Ama umarım neticede kazanan partiler değil de Türkiye olacak… ../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2557
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster