Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '18

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
88
 

Hazırsak Başlayalım mı?

Dışarısı soğuk
Yılın son demleri
Aylardan Aralık
Ve 8’yi geçmişken akrep
Koca bir seneyi daha geride bırakıyoruz

Kaç gün kaldı ki şunun şurasında
Zaten koca yaz bile bitti bir yıl mı bitmeyecek

İçimizi ısıtan güneşten eser kalmadı artık
Arada bir kendini gösterir gibi oluyor ama hep bir nazlı, hep bir somurtkan

Dışarısı soğuk…
Kar ha yağdı ha yağacak

Küçük hafta sonu kaçamaklarından birindeyim
Kış iyi ki geldi ve ben iyi ki geldim.
İyi ki geliyoruz yada iyi ki gidebiliyoruz
Ve bize iyi gelen şeyler iyi ki hala var.

Sıcak şömine başındayım
Yine had bilmez bir huzura meylettim
Arka fon da Ben E King’den 'Stand by Me' çalıyor
Gürül gürül yanan ateşe uzun uzun bakıp hayal kurmamak elde değil
Bir meditasyon adeta
Kendini yenileme, ruhunu arındırma.
Zaten bir denize bakmayı sevmişimdir bu hayatta bir de uzun uzun ateşe

Siz hiç dans eden alevlere dalıp uzaklara gittiniz mi?
Yani bir kış günü; dışarısı soğuk ve kar ha yağdı ha yağacakken, bin bir hayal kurup öylece baktınız mı yanan şömineye?
Çıtır çıtır yanan meşe odununun kokusunu içinize çekip, alevlerin kıvrak danslarıyla derinlere dalıp, kanınız ısınınca çocuklar gibi şımarıp, koltuğunuza gömülerek kahvenizi yudumladınız mı?
Tam da öyle

Önümde okunması gereken şiirler, romanlar
Ben koltukta mayıştım kaldım
Depresyon hırkam üstümde
Kahve fincanım havanın ayazına inat hala sıcacık

Yazarken üşüyor ellerim, klavyeyle buluşan berduş cümlelerim, bir de kırmızı çoraplarımdan arta kalan tenim

Dışarısı soğuk…
Lapa lapa kar yağıyor…

Tam okuyayım şu şiiri bırak hayal kurmayı Songül diyorum, münasebetsiz iç sesim durmadan dırdır yapıp duruyor
‘Bak görüyor musun yine yalnız bir sene daha bitti’ diyor

Neyin mutsuzluğu bu?
Ne güzel işte sıcacık şömine yanıyor
Ormanın içinde yapa yalnız
Lüksten metrelerce uzakta, şömine karşında daha ne istiyorsun Songül, boşver romantikliği realist ol diyorum
Zaten romantik bir yazı olsa bu elinde kahve değil şarap olurdu diyorum

Bırak diyorum rüzgar yaramaz bir çocuk gibi karıştırsın saçlarını
Kar taneleri zile basıp kaçan çocuklar gibi değsinler burnuna

Dışarısı soğuk ve lapa lapa kar yağıyorken ‘Bak’ diyorum iç sesime;
Cevabı olmayan yada cevabını öğrenmekten korktuğun toplara girme
Çıkış yok bulamıyorsun işte debelenme.

Lakin laf anlamıyor
‘Tamam’ diyorum, ‘hadi çık dışarıya, bas çıplak ayakla toprağa’
‘Islan’, yağmurmuş karmış fark etmez kaçma…
Çiçeklerle konuş mesela

Hem ne demiş şair, ‘birini cam kenarına çiçek koyacak kadar çok sevin’

Sev sen de diyorum
Kurtul bu yüklerden
Söyle ne varsa tutma içinde
Bir de kendin ol diyorum
Doğal ol, sıradan ol
En önemlisi merhametli ol
Alçak gönüllü ol
Egolu olmaktansa sen sıradan ol diyorum.

Hızlı tüketmeler hızlı yaşamalar
Hızlı özlem gidermeler
Hızlı konuşmalar, hızlı görüşmeler
Ayaküstü sohbetler
Yemek yemeler bile hızlandı…
Boşver hızlansın sen inadına yavaşla diyorum

Haaaaa bunları sadece kendime demiyorum, gayet alınabilirsiniz üstünüze

Şimdi ben uzun uzun yazıyorum ama siz şimdi durun, evet şimdi!
Durun ve kendinizi dinleyin.
Atın omzunuzdaki size ağır gelen yükleri, söyleyin söylenmesi gerekenleri, dinleyin dinlenmesi gerekenleri, okuyun okunması gerekenleri, atın atılması gereken mesajları, gidin mesela gidilmesi gerekilen yerlere yada size ağır gelen ne varsa yapın işte!

Yeni seneye sırtınızda daha az yükle girin

Hazırsak başlayalım mı?

 

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 153
Kayıt tarihi
: 15.11.17
 
 

Süleyman Demirel Üniversitesi Halkla İlişkiler - Anadolu Üniversitesi İşletme  Köşe Yazarı/Blogge..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster