Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1204
 

Hazreti Ali

Hazreti Ali
 

Hazreti Ali


Ali bin Ebu Talib (d. 599 - ö. 661),

İslam Devleti'ni 656–661 yılları arasında yöneten dördüncü İslam halifesi. İslam peygamberi Hazreti Muhammed'in amcasının oğlu…

Onun elinde büyüyen ilk çocuk, Damadı ve ev halkındandır (Ehli Beyt).

Sünnilere göre Cennetle müjdelenen On Sahabe'den (Aşere-Mübeşşere) biri, Dört Büyük Halife'den (Hulefa-i Raşidin) dördüncü ve sonuncusudur.

Her kim bana bir harf öğretse, ben ona kul köle olurum.

Bu nasıl bir sözdür, bu ne mubarek bir anlatıdır. Bu ne büyük bir özettir. Bu nasıl bir düşüncedir?

Hani bazen bir cümle kurarsınız ve içinde bir romana sığdıracak kadar manalar vardır.

İşte Hazreti Ali’nin bu sözleri bana öyle gelir.

Düşündüğünüz zaman, insan olmanın aslının buradan geçtiğini anlarız. Bir harf için kırk yıl köle olunmak isteniyorsa, bunu da söyleyen çok mubarek bir insansa, Hazreti Ali ise düşünmek gerek hemde çok düşünmek, çok kafa yormak gerekiyor.

Bir harfin bedeli kırk yıl ise, alfabenin bedelinin ne olduğunu düşünmek gerek!

Alfabeyi okuduktan sonra, edinimlerimizin sebeplerine kaç yıl köle olmak gerekir!

Bu cümlenin içinden neler çıkartılmazki…

İlim – İrfan…

Yine ona ait birkaç şeyi daha yazmak istiyorum.

İlim; güzel bir mîrâs, genel bir ni'mettir. İnsaf, ihtilâfı giderir, ülfeti getirir.

Adâlet; îmânın başıdır, ihsânın birleştiği noktadır ve îmânın en yüksek mertebesidir.

Âlim; sözü, işine uygun olandır. Âlim ilme doymaz.

Hikmet; akıllıların bahçesi, ermişlerin mesîresidir, gezinti yeridir.

İlim, maldan daha hayırlıdır. İlim seni, sen de malı korursun.

İyi ve Güzel ahlâk sahibi olan bir Kimse, dostunun değil, Düşmanının Bile hatırını kırmak istemez. Bundan insanın dostuyla nasıl geçinmesi lâzım geleceği anlaşılır Hz.Ali(r.a)

"Kişi Tevazusuyla Yükselir..."

Şimdi bana hak veriyor musunuz? Bu sözlerin sahibinin bunun gibi o kadar çok sözleri varki. Sayfalarca yazsak bitiremeyiz.

Bitirmeyelim de zaten.

Ona gönüllerin sultanı deniliyor. Ona Allah’ın Aslanı deniliyor…

Benim Alevi çok arkadaşım vardır. Ben onları çok severim. Onların dünya görüşlerini, muhabbetlerinin temelinde olan sevgi ve aşkı çok severim. Sevgi üzerine konulmuş olan bu beraberliklerini sevmemek ne mümkün!

Hazreti Ali’yi onlardan da çok dinledim.

Ben hata yapabilirim, eksik ya da fazla yazabilirim endişesi içinde, bu işin uzmanları tarafından onun hakkında yazılan yazıları birer alıntı olarak aktaracağım. Lütfen kabul buyurunuz…

Hz. Ali, İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in amcasının oğludur. Hz. Peygamberin yanında, onun eğitimi ile büyümüştür. İlk İslamiyet’i kabul eden kişidir. Ayrıca Hz. Peygamberin damadıdır da, dolaysıyla Peygamber soyunun sürdürücüsüdür.

Hz. Ali, Müslümanlığı ilk kabul eden kişi olarak son nefesine kadar da İslamiyet için çalışmıştır. Savaş meydanın da hiç yenilmemiştir. Bilgelikte, yiğitlikte, cesurlukta, fedakârlıkta üstüne insan yoktur.

Şiilere göre ise Ondört Masum'dan biri, Oniki İmam'ın ilki ve Hz. Muhammed'in hak halefidir.

İslam'daki Şii-Sünniayrımı Ali'nin halifeliği mevzuuna dayanır. Sünniler Hz. Muhammed'in bir halef bırakmadığını (dolayısıyla Müslümanların seçimi ile halifenin tayin olunduğunu söylerlerken), Şiiler ise Ali'yi halef bıraktığını söylerler ve ilk üç halifeyi kabul etmezler. İlk dönem İslam kaynaklarının birçoğunda, Hz. Ali Kâbe'nin içinde doğan ilk ve tek insan olarak kaydedilir. Hz. Ali'nin babası yerel bir kabilenin şefi olan; Ebu Talib, annesi Fatıma bint Esed'dir, onunla birlikte Hz. Ali, Hz. Muhammed'in evinde ve onun gözetiminde büyümüştür.

Hz. Muhammed, peygamberliğini ilan edip İslamiyet'e davet etmeye başladığında, Hz. Alibu daveti kabul eden Şia'ya göre ilk, Sünnilere göre (Hatice'nin ardından) ikinci insandır. Hz. Muhammed, Medine'ye Hicret'i emrettiğinde, Hz. Ali'yi Mekke'lilerin emanetlerini dağıtması ve yatağına yatarak müşriklerikandırması için Mekke'de bıraktı.  Hz. Ali görevini tamamlayıp Hz. Muhammed'den kısa bir süre sonra Medine'ye ulaştı. Medine'de Muhammed, Allah'ın onu Fatıma'ya layık gördüğünü bildirdi ve ikisini evlendirdi. Hz. Ali, Hz. Muhammed komutasındaki İslam Devleti'nde son derece aktif roller aldı; neredeyse tüm savaşlara katıldı, ordu komutanlığı, tebliğelçiliği gibi görevleri icra etti.

Üçüncü halife Osman bin Affan'ın bir suikast sonucu ölmesiyle, halife seçilerek İslam Devleti'nin başına geçti.

Yönetimi sırasında Müslümanlar arasındaki ilk iç savaş(İlk Fitne) patlak verdi. Kufe'de bir mescitte ibadet ederken Hariciler'den Abdurrahman Mülcem tarafından saldırıya uğradı ve birkaç gün sonra öldü. Kufeyakınlarında toprağa verildi. Hz. Ali, İslam Dünya'sının hemen her yerinde, imanı, adaleti, ülke yönetimi, dürüstlüğü, savaşçılığı, cesareti ve ilmi ile anılır.

&

İslam peygamberi bir hadisinde şöyle demiştir.

“Ben hikmetin şehriyim, Ali ise kapısıdır.”

Kendisi ise şöyle demiştir:

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”(alıntı).

 

Nazan Şara Şatana

http://twitter.com/#!/nazansarasatana

                                                                                                                                                                                          

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başlıbaşına çok güzel bir öğreti. Başlıbaşına felsefe...

Şahin ÖZŞAHİN 
 24.04.2012 10:50
Cevap :
Merhabalar Şahin Bey ve yorumunuz için teşekkürler.  27.04.2012 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1583
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4885
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster