Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '12

 
Kategori
Efsaneler
Okunma Sayısı
949
 

Hazreti İsa’nın Mendili & Nemrut’un tahtı

Hazreti İsa’nın Mendili & Nemrut’un tahtı
 

Tarihi seviyorsanız, efsanelere de bayılıyorsunuz demektir. Ben çok severim. Efsaneleri okurum, dinlerim. Gittiğim her yerde araştırırım.

Şimdi sizlere, iki efsaneden söz edeceğim. Ben daha önce bir yazımda bunun bir benzerini yazmıştım.   

Şanlıurfa’yı çok severim. Kartuluş Savaşı sırasında orada görev yapan bir Kuva-i Milliye’li ‘ bir doktorun verdiği mücadeleleri  anlattığım:

Hekim Ali Süavi Efendi adlıbir de kitap yazmıştım. O kitabı yazarken çok araştırmalar yapmıştım.

Şanlıurfa’nın batısında güneye doğru uzanan dağlar varmış. Şehre yarım saat uzaklıkta sarp bir dağ, diğerlerinden daha yüksekçeymiş. Tepesi geniş ve düz kayalıkmış. İşte buraya;

Nemrut’un Tahtıdenilirmiş.

Burada, kayaların içine oyulmuş odalar da varmış. Tam tepeye bir saatlik uzaklıkta kazene adında bir de köy varmış. Anlatılara göre; yemekler burada pişermiş. Tahta kadar uşaklar yanyana dizilirmiş, tabakları birbirinin ellerine verirlermiş. Nemrut(un sofrasına gidermiş. Bu köyde çok büyük kazanlar kurulduğundan köyün adı da zamanla Kazene olmuş.

Bunu aklınızda tutun lütfen çünkü şimdi ikincisini anlatacağım.

 Hazreti İsa Zamanında Urfa’da yaşayan bir hükümdar bir hastalığa yakalanmış, bir türlü iyileşmiyormuş. Hazreti İsa’ya da inanıyormuş. Hz. İsa’ya bir mektup göndermiş, İncil’e inandığını yazmış, Urfa’ya, Hazreti İsa’yı davet etmiş.

Eğer gelirlerse, tüm tabaasıyla birlikte onun dinine geçeceklerini söylemiş ve hastalığından söz etmiş, şifa istemiş.

Mektup Hazreti İsa’ya ulaşmış. Hazreti İsa memnun olmuş bu davetten ama gidemeyeceğini söylemiş, mendilini yüzüne sürmüş, gelen heyete vermiş.

Heyet gelirken, bir aksilik olmuş, mendili şehre yarım saatlik mesafedeki bir kuyuya düşürmüşler. Bu kuyuya şimdi Eyüp Peygamberin makamı deniliyormuş. Sonradan mendili çıkartmışlar. Hükümdara getirmişler.

Hükümdar mendili yüzüne, ellerine, vücuduna sürmüş, mucize gerçekleşmiş ve iyileşmiş.

Zaman geçmiş, mektup İslam’ların eline geçmiş.

Me’mun zamanına kadar da orada muhafaza edilmiş. Me’mun, Bizanslara mağlup olunca, Rumlarla bir anlaşma yapmış. O mendili vermiş, Rumlarda esir askerleri vermişler.

Aradan çoook zamanlar geçmiş.

 

Şimdi mendilin düştüğü kuyu, şanlıurfa’da hem İslam,

Hem de Hristiyanlar için kutsal yer olmuş.

Mendilin kuyuya düştüğü gün Hristiyanlar geceden oraya gelirlermiş.

Mendilin düştüğü gün, büyük paskalyanın yirminci gününe geliyormuş.

Efsaneler güzeldir.

İnsanı düşünmeye, hayal kurmaya sevk eder.

Ençokta yaşadığınız zamandan alır, bilim kurgu romanlarındaki gibi, geçmiş zamanlara götürür. Onları, yaşananları hayalinizde canlandırırsınız.

Büyük keyiftir bu! En azından günlük sıkıntılarınızdan, streslerden kısa zaman dilimlerinde bile olsa, başka alemlere gitmek, birazda olsa rahatlatır.

Başka efsanelerde, ben yine sizlere anlatıcı olacağım.

Lütfen, sizler de dinleyici olunuz.

Güzelliklerle…

Nazan Şara Şatana

 https://twitter.com/#!/nazansarasatana

http://www.facebook.com/profile.php?id=100002892442552&ref=tn_tnmn#!/profile.php?id=100002892442552

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dinleyiciniz olacağımı söylemek için yazıyorum. Merakla bekleyeceğim. Ellerinize sağlık. Sevgi ve saygılarımla.

Haluk Seki 
 03.02.2012 14:33
Cevap :
Haluk Bey ilginize teşekkür ederim.  04.02.2012 6:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1731
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4589
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster