Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
13435
 

HDP BDP den farklı mı?

HDP BDP den farklı mı?
 

facebook/ HDP Haber sayfasından alınmıştır.


Kurucuları arasında Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk' un da bulunduğu Halkların Demokratik Kongeresi (HDK) partileşme kararını alarak HDP (Halkların Demokratik Partisi) kuruldu.

BDP milletvekili olan Ş. Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü' nünde bulunduğu üç milletvekili de istifa ederek bu partiye girdiler.

Kurulan partinin kendi facebook sayfalarından HDP; yerel seçimlerde ezilenlerin, işçilerin, emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin, Kadınların, LGBTİ' lerin (lezbiyen, gay, biseksüel, trans) tek seçeneğidir. Sloganı görülmekte.

Partileşmeye gidilmesinin sebebi açıklandığı gibi mi?

Sanmıyorum.

Geçmişte PKK Kürt mücadelesi veriyorum diye yola çıkmış döktüğü tüm kanların yanında mücadelesini verdiğini söylediği masum yüzlerce Kürt bebeğin, yaşlının, kadının kanını dökmüş ve sonrasında ellerinden bu kanları silememişti.

2008 yılında en son kurulan BDP onun siyasallaşmış bir versiyonu görüntüsünden dışarı çıkamayıp Türkiye partisi olamamıştır.

Şiddet istemeyen ve geçmişte bir şekilde PKK tarafından kanı dökülen Kürtlerin akraba eş ve dostları hiç bir zaman gerek BDP gerek ondan önce kurulmuş aynı çizgideki partilere sıcak yaklaşmamıştır.

Dolasıyla bu şiddete karşı olan Kürt kesim hiç de azımsanmayacak bir çoğunluğu oluşturmaktadır.

Üstüne birde Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan diğer ırklara mensup insanlarda BDP' ye olumsuz yaklaşım da bulununca; yalnızlaşma başlamıştır.

Ortaya çıkan oluşumlar gerek içten gerekse dıştan yapılan etkilerle yani çıkar çatışmaları ile yıpranır. Şiddetle bütünleşmesine rağmen PKK da bu süreç oldukça uzun sürmüştür.

Zira Türkiye Cumhuriyetinin bugüne kadar uyguladığı terörle mücadelede ki bir çok stratejik hata PKK' nın beslenme damarlarını oluşturmaktaydı.

Her türlü yasal ve yasa dışı faaliyetlerden elde edilen ekonomik değeri yüksek kazançların oluşturduğu rantın paylaşımı eklenince ve örgüte ihanet olarak nitelendirdiği söylem ve eylemler için kaçınmadan kesin ölüm cezalarını uygulaması (korku gücü) da PKK' nın içinde çok büyük çıkar çatışmasına girmemesine neden olmuştur.

Öküz altında buzağı aramak gibi bir niyetim yok.

Yukarıda ana hatları ile çizdiğim konularda bugün alınan tedbirler PKK' yı kaçınılmaz bir çizgi değişimine yönlendirmiştir.

Üstelik IKDP lideri Mesut Barzani Irak' takı bölgesel Kürt parlamentosunun 21 Eylül 2013 tarihinde yapılan seçiminden sonra aldığı %53 lük oyla bölgenin tek hakim Kürt unsuru olduğunu ilan ederken PKK' nın bu bölgedeki siyasi oluşumu görünümündeki PÇK Kürt parlamentosuna üye dahi gönderememiştir.

Yani PKK aslında başarısız bir siyasallaşma süreci yaşamıştır. PKK' nın siyasal kolu görüntüsü veren BDP de tüm bu süreçler nedeni ile Türkiye partisi olamamıştır.

Şimdi HDP, BDP' nin başaramadığını başara bilir mi?

Bir bilinmez, zaman gösterecektir. Geçmişteki yanlışlardan çıkarımlar sonrası sağ duyu hakim olur ve umarım terör gerçekten bir an önce biter.

Bir yılı aşkın süredir dökülmeyen kan sonsuza kadar dökülmez. Aşırılığın aşırılığı doğuracağı, akılcı bir siyasal değerlendirmenin ardından hoş görünün bulunmaz bir nimet olduğu hiç bir zaman unutulmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mesele nedir? Eğer Kürtler ve diğer azınlıklar kendilerini inkar edip hepimiz Türküz deseler Türkiye için sorunun biteceğini mi sanmak gerekir. Öyle olmayacağı muhakkak. Varlığını ancak bir düşman yaratmaya ve vatandaşını bu düşman tehlikesine karşı olmaya zorlayarak devam ettirme illetine yakalanmış bir ülkenin zaten ömrünün uzun olacağını sanmak en azından saflık olur. sevgi ile ülkesine bağlanmayanların yaşadığı bir ülkede ne adalet ne hukuk ve nede barış olur. Başından insan haklarını inkara dayalı bir sistemin gideceği karanlık bir gelecek olur ancak. Süren bir savaşın taraflarından yalnız birinin suç işlediğine inanmak için hiç bir neden yok. Üstelik ortada onca facia varken. İnsanın vicdanının olmaması gerekir olanı biteni görmemek için. Zaten Kürtlerde artık yapılan haksızlığı göstermek için çaba göstermekten vazgeçmişler. Madem zora dayalı haklarının olup olmadığının kabulü, ki dünyada da böyledir. O zaman geriye tek şey kalıyor, hakları için mücadele etmek. Kim anlaya.

Ali Aslan ÖZTAS 
 07.11.2013 14:49
Cevap :
Sayın Öztaş demagoji yapmayacağım. Bir ülke oluşturulurken o günün koşulları ve geçerli olan birliktelik bir süre sonra hakim olma dürtüsünü ortaya çıkarır. Geçmişte yapılan hatalar için bilgi çağında aynı yolla karşılık bulmalı zihniyetinden gidilirse hakim güçlerin açtıkları delik büyür. Yama tutmadığı gibi iki yaka bir araya gelmez. İstenen de bu. 1924- 1938 yılına kadar 22 tanesi büyük olan otuzun üstünde Kürt isyanı oldu. Sebepleri farklı olsa da. O isyanlarda iki tarafa da rol oynattıran senaristler bu günün film senaryolarının tohumlarının ekilmesini sağladılar. Bu senaryoyu oynanmasın. Bu ülkede haksızlıklar o kadar çok ki en basiti gelir dağılımında ki adaletsizlik! Bakınız içinde bulunduğumuz coğrafya ya tam bir bataklık. Belki kol kola girilirse bataklığın bizi yutması engellenir. Belki gelecek nesillerimizin bataklıkta kaybolması önlenir. Hataları kabullenme doğruyu bulmada atılan ilk adımdır. Hem sonra unutmayalım "Zor, zorlar" derler. Saygılarımla  07.11.2013 23:59
 

Bir yazının ya bir öğretici yanı bulunur yada varolma nedenini reddettiği, olmasından hoşlanmadığı, başarılı olmasını istemediği, yaşanan olaylardan yalnızca kendisini sorumlu tuttuğu bir kesimin gözü kapalı bir şekilde eleştirildiği, bir atış alanı olur. Bir partinin varlığını sürdürerek, başka partilerin zaman zaman yaptığı bir şeyi yaparak, bugün başka bir partinin oluşumuna geçici olarak katılmasından ve bir seçim işbirliğinden böylesine anlamsız sonuçlar çıkarırsa ve üstelik dayandığı düşüncelerin de doğruluğu zaten tartışmalı ise o zaman geriye bir tek şey kalır; endişeli bir düşmanlık. Adaletli ve hukukun hüküm sürdüğü, insan haklarına dayalı, sorunlarını çözmüş bir ülkede karışıklık çıkarmak ve terör yaratmakla, sorunların sürekli büyüdüğü ve ötelendiği, çözmek bir yana üstüne bir çok hukuksuzluk ekleyerek reddi şeklinde ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, herkesin bir şekilde içine sindirmesi yada zoraki kabul etmesinin sağlanmaya çalışıldığı ortam aynı değildir.

Ali Aslan ÖZTAS 
 31.10.2013 12:59
Cevap :
Sayın Öztaş HDP nin kendi facebook sayfasında amacı yazılmış aktardım ve sanmadığımı yazıya döktüm yazıyı bir kez daha okuyun . Yazı geçmişin analizinden bugüne ve uyarıcı olarak benim bakıp da gördüğüm pencereden yazıldı. Sizin istediğiniz gibi olmamış olabilir. Siz de pencerenizi açın açıkça yazın biz okuyalım öğrenelim. Hakim güçlerin kendi çıkarları için cirit attırdıkları bu coğrafya da yaşayan ve bana göre etnik kökeni ne olursa olsun kaderde birlikte olacakları geleceklerini iyi hazırlarken piyon ve parya olarak hareket etmemeliler. Enerjilerini gelecek kuşaklarının hizmetçi değil ev sahibi olacakları bir gelecek oluşturmak için harcamalılar. Saygılar.  05.11.2013 23:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 503
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 768
Kayıt tarihi
: 14.02.09
 
 

Adalet önce kendimizde başlamalı ve haksızlıklar sorgulanmalı  ve hataların, afetlere dönüşmeden ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster