Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '17

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1924
 

Hedonik adaptasyon mağduru muyuz?

Hedonik adaptasyon mağduru muyuz?
 

Hedonik adaptasyon, bence, insanlık için yaratılmış en önemli psikolojik bonus. Komik gelebilir söylediklerim ama gerçek tamamen böyle. Sevdiğin birini kaybetmek, iflas etmek, bir uzvundan olmak, ciddi bir hastalık yaşıyor olmak gibi kabul edilmesi zor ve insan beynini sıkıştırıp hayatı cehenneme çeviren durumlara adapte olup, yeniden hayat seviyemize geri dönemesek nasıl katlanılırdı onca acıya, kedere ve yenilmişliğe? Kötü anılar için bu hedonik adaptasyon durumu eşsiz bir hediye bence. 
 
Gelelim bu hedonik adaptasyon ilişkilerde neler yaşatıyor. Tüm dünyanın tanıdığı muazzam güzellikte ünlü ve güzel kadınlar, yakışıklı karizmatik erkekler neden aldatılıyor sorusuna cevaben size bir açıklamam olacak. Tanım olarak bu psikolojik durum şöyle anlatılabilir; insanlar yaşamlarında beklenmedik bir şekilde etkili ve görkemli büyük olaylarla karşılaştığında duygusal anlamda aşırılık yaşıyor. Her şey üst düzey seyir ediyor. Mutluluk, acı, keder gibi hislerin limitleri yükseliyor. Bu yaşanılan olayların psikolojik etkisi ve o şaşkınlık hissi azaldığında normal seviyelere geri geliyorsunuz. Acı dinmiyor, mutluluk unutulmuyor ama en üst noktada algılanıp yaşanmıyor. Kolunu ya da bacağını kaybetmiş birinin ilk günlerdeki tepkileri zamanla daha hafiflemiş bir hal alıyor. Etki aynı ama zamanla tepki farklı oluyor. İşte bu arada geçen süreyi, yani yaşanan olayların stabilize olmasını sağlayan, sıradanlaştıran psikolojik durum, hedonik adaptasyon halidir.
 
Bir kadını görürsün ya da bir erkeği ve o güne kadar gördüğün en mükemmel varlıktır. Alışılmışın dışında muazzam güzellikte ya da yakışıklı, karizmatiktir. İlk olarak gözler beğenir bilirsiniz. Bedenler karşılıklı istek hisseder. sonra temas ve hislerin paralel yolculukları ve mutlaka psikolojik yaşam standardı uyumu gerekir. Bu saydıklarımızın içerisinde sadece bedensel beğeni, bir ilişkinin yürümesi için yeterli olmayacağı gibi, tensel uyum da, psikolojik parallellikte, yaşam standardı eş gidişatı da yeterli olmayacaktır. Bunların hepsini belli bir oranda uyumlu yaşarsak ilişki sürüyor ve aşk başkalaşım gösteriyor. Sevgi ve alışkanlıklar yerinden çıkıp hayatın içine yerleşiyor. Bu sayede ilişkide devamlılık sağlanıyor.
 
Hepsini bir arada belli bir seviyede tutabilmek ne kadar mümkün dediğinizi duyar gibiyim? Cevabı alışmak ve kabullenmek diyebilirim. Kabullendiğiniz her şey sorunsuzluk getirecektir. Karşılaştığınız durumları değiştirme ve kendinize uyarlama çabasına girdiğinizde çatışmalar başlıyor ve o ilişki durağanlığı bozuluyor. Hepimiz bütün bunları biliyoruz.
 
Güzel bir kadını beden ve cins olarak beğenen yakışıklı erkek, zamanla aynı güzelliğe bakmak ve aynı güzelliğe sahip olmak durumunu hedonik adaptasyon çukuruna düşürünce neler oluyor bir bakalım. Sıradanlaşıyor. Gördüğü muazzam göz ve yüz, kusursuz beden, dün ve önceki gün gördüğü ile aynılaşıyor. Oysaki insan beyni yeni bir şey görme algısına çok açık. Yanında daima var olan başkasının ilk gördüğünde yüreğini hoplatan güzelliğe karşı alışkanlık seviyesine geçince, zihinsel oyunların kurbanı oluveriyor. Bir zamanlar kusursuz gelen varlığın kusurlarına odaklanıyor. Negatife sürükleniyor. 
 
Tam tersi açıdan bakmak gerekirse. Önceleri ilişkilerimizde şikayetçi olduğumuz bir türlü düzeltemediğimiz özellikleri sırf artık adapte olduk diye boşverip, yok sayıp sürdürmeye çabalamıyor muyuz? Negatif ve pozitif şekliyle de hedonik adaptasyon insanı sınır seviyesinden alıp ortalama psikolojinin içine çekiyor. Sınırdan geriye dönmek istemeyenler de daha fazlası hırslı oluyor. Hissettiğinden daha fazlasına sahip olma arzusu içinde normal standardın dışında bir kişilik karmaşası yaşıyor.
 
Daha güzeli, daha iyisi ve hatta daha kötüsü her zaman var. Herkesin acısı da, aşkı da kendine diğerlerinden fazla geliyor inanın. Doyumsuzca, rekabetçilikle, hırsla, dahası diye sahip olma çabasında olduğunuz her şey zamanla hedonik adaptasyona kurban edilecek unutmayın.
 
İlişkilerde alışkanlık olması normal. Alışkanlıkla birlikte paralel yürütebildiğiniz tutku, duygusal ve bedensel paylaşım ve hayatı renklendirme arzunuz varsa stabilliği yakalayabiliyorsunuz. Kısaca sıradanlaşmak elinizde olduğu gibi duyguyu belli bir çıtanın üzerinde tutabilmeyi başarmak da yine sizin elinizde. Bencilce daima karşıdan beklemeksizin, küçük sürprizler, değişiklikler, minik mutluluk alanları, beklenmedik bir anlayış örneklemesi, azıcık özen ve empati ile yapamayacağınız hiç bir şey yok.
 
Hedonik adaptasyondan kaçış yok. Bu kesinlikle yaşanacak. Önemli olan bunun zamanla var olacağının farkında olarak, kendiniz ve partneriniz için sıradışı minik dokunuşlar için hazırlıklı olmak. Şımartılmak, özenildiğini hissetmek, sevilmek, mutlu edilmek istiyorsanız formül belli. Aynaya göre aksiyon almak sorunlara çözüm olacaktır. Görmek ve hissetmek istediklerini gösterip hissettirirseniz sıradanlıktan uzaklaşır renkli bir adaptasyon yaşarsınız. Rutinde giden durumları farklılaştırma haline de alışacaksınız zamanla ama ne kadar zamanınız olduğunu bilmeden yaşadığımızı var sayarsak, neden  zamanın içeriğini daha kaliteli hale getirmeyelim ki?
 
Benden söylemesi; sıradanlığa alışmayın, sıra dışı olmaya alışın. İnanın daha eğlenceli bir hayatınız olacak.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Martin Eden' in yalancısıyım..

Birkan Can 
 24.04.2017 15:50
 

Bilgilendirdiniz sağolun. Beklentiniz o yönde olmasa da eninde sonunda bir kıymet oluşacaktır. Yeterki eleştirmenlerin hoyrat degirmenine düşmeyin. Jack London Martin Eden de şöyle bir şey söyler: "Edebiyatta bir baltaya sap olamayanlar eleştirmen olmuşlardır." Kuşkusuz tumünü bir torbaya koymak doğru değil. Ancak doğruluk payı yadsınamaz. Selamlar...

Birkan Can 
 21.04.2017 14:20
Cevap :
Edebiyatta yazabiliyor olmak gerekli değildir. Anlayıp yorumlayabilmek ve ifade edebilmekte mühimdir. Eleştiri yapabiliyor olmak da edebiyata hizmet etmektir. Sevgiler.  24.04.2017 10:44
 

Sorularımın bir kısmına cevap buldum aslında. İlki; kiyap yazıp yazmadığınız idi ki, yazmışsınız. İlk fırsatta satınalmaya çalışacağım. Okuyabilmek için sabırsızlanıyorum. İkinci sorum aslında sizinle bağlantılı olsa da size değildi. Bu kadar değişik konuları bu denli sıradışı bir yaklaşımla anlaşilır bir şekilde ve üstelik ortalama insanın mahzenlerine inebilen bu yazıların okuyucu kitlesinin azlığı konusundaki düşuncenizi soracaktım ki zaten gerek kalmadı çünkü nitel bir formasyon gerekiyor bunun için. Yazılarınızı okuyorum geriye doğru. Yorum.değilde yazınıza ilişkin etkileşimim ve düşuncelerimi yazacağım yine. Öncekileri de böyle anlarsanız sevinirim. Saygilarımla

Birkan Can 
 21.04.2017 12:10
Cevap :
Merhaba. 4 Kitap okumanız için sabırsızlıkla bekliyor ancak maalesef bir takım editör hataları ve imla bozukluklarına hazır olun. Malum editör olduğu söylenip editörsüz baskılar yapılıyor ülkemizde. Artık ne kadar kendimizce düzenleyebilirsek. 5. Kitap haftaya avuçlarınızda olabilmek için hazırlanıyor. Senaryolarımda var. Yurt dısı bağlantılı bir senaristim. Okuyucu kitlem milliyet blog ile sınırlı değil merak etmeyin ama gerekli değeri henüz bulamadım. Beklentim yok ben insanlık için ne yapabilirsem kar. Çabamın nedeni de bu. Her konuyu anlatılmamış açıdan anlatabilmek.Anlaşılır olmayı diliyorum. Sevgilerimle...  21.04.2017 12:35
 

...SayınTanrı anhedonizmden saklasın...:)))...amen...

nedim üstün 
 21.04.2017 11:01
Cevap :
Tanrı hepimizi korusun. Herhangi bir inanışa bağlı olarak kullanmadığım Tanrı kelimesi, Allah Rab gibi Türkçe olmayan isimlerin arasında en Türkçe ye uygun olan tanımıyla anılır tüm yazılarımda. Anhedonizmin asla yaşanmayacağı muazzam bir ömür diliyorum tüm okurlarıma... Amin, amen...  21.04.2017 11:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 212
Kayıt tarihi
: 22.08.15
 
 

Karşı kıyıdan kendi topraklarına geri dönmüş bir ailenin İstanbul'daki bolca edebiyat kokan evind..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster