Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '09

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
25070
 

Hekimler ve Fahişelerin Ortak Yönleri

Hekimler ve Fahişelerin Ortak Yönleri
 

Farklı meslek gruplarından kişilerle tanıştığımızda ya da karşılaştığımızda o meslek grubuna dair aklımızda ne var ne yok sorar dururuz.

Özellikle yaşlıların algısında doktorların ayrı bir yeri vardır. Biri kazara doktor olduğunu söylerse uzmanlık alanı ne olduğu fark etmeden tüm hastalıklar sayılmaya başlanır. Bu yüzden doktorlar doktor olduklarını söylemekten kaçınırlar.

Gençlerin algıları ise biraz daha farklı… Yaşlılar gibi dert saymak yerine mesleğin ince detayları ile ilgili sorulara başlarlar ardı ardına.

Geçtiğimiz günlerde genel cerrah bir yakınımla çok uzun bir zamandan sonra bir araya geldik. Konuşma ister istemez uzmanlık alanına, meslek yaşantısına ve hayatın rutinlerine geldi.

Durum böyle olunca benim de ağzım durmadı başladım soruları arka arkaya sormaya.

Gündemde olan domuz gribi ile başlayan süreçte arkadaş sıkıldığını belli edince susmayı tercih ettim. Biraz bozulduğumu görünce lafa öyle bir yerden girdi ki gülmekten öldük.

Meğer doktorların kendi aralarında sıkça kullandığı bir benzetme varmış.

Doktorlar (onların dili ile hekimler) ile fahişeler arasında mesleki anlamda birçok benzerlik varmış. Bu benzerlik hekimler arasında sıkça konuşulur, espriler yapılırmış.

Fahişeler ve hekimlerin ne ortak yanı olur mu demeyin!

Aynen yazayım size duyduklarımı, siz de bana hak vereceksiniz.

Hekimler ve Fahişelerin Ortak Yanları

  • Her ikisi de dünyanın en eski meslekleridir.
  • Her ikisi için de 'Allah muhtaç etmesin ama yokluklarını da göstermesin' denir.
    İkisinin de aldığı ücrete 'vizite ücreti' denir.
  • Eğer özel sektörde çalışıyorlarsa ne ala, toplumda her ikisinin de saygınlığı yüksek olur; ama eğer kamu sektöründe iseler halleri perişandır.
  • Sosyetik olanları daima el üstünde tutulur; sık sık televizyonlarda, basında
    boy gösterirler.
  • Her ikisinin de çalışma saatleri düzenli değildir. Ne zaman çağırılırsa o zaman gitmek
    zorundadırlar.
  • Her ikisi de müşterilerini seçme şansına sahip değildir. Ancak müşterileri onları seçebilir.
  • Muameleleri iyi olmak zorundadır, müşteri memnun kalmazsa bir daha gelmez.

  • Her ikisi de otobüste, trende vs. yolculuk yaparken yanlarında oturan kişiye
    mesleklerinin ne olduğunu söylemekten çekinirler. Aksi takdirde yanlarındaki
    kişi kendilerinden yararlanmaya kalkışabilir.
  • Mesleklerini sevmeseler de bir kere başladılar mı artık geriye dönüş yoktur.
  • Her ikisi de çocuklarını en iyi okullarda okuturlar kendileri gibi olmasınlar diye...
  • 'Ne olacaksan ol ama en iyisi ol' düsturu her iki meslek için de geçerlidir.

  • Her ikisinin de en büyük hayali, bol para kazanıp, en kısa zamanda bu
    meslekten kurtulmak ve normal insanlar gibi bir yaşam sürebilmektir.

  • Antik şehirlerden günümüze kadar genelde iki yapı ayakta kalmıştır...
    Şifahane ve kerhane; çünkü ikisi de yıkılmasın diye çok sağlam yapılmışlardır.

Ne dersiniz bana ve hekimlere hak verdiniz mi? Tabi fahişelere de…

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2071
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster