Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
556
 

Hele bir de dönerse...

'Beklemek güzeldir, güzelse beklenen...' demiş şairimiz. 

Herkesin sevdiği güzel görünür kendine. Ellerinin yumuşaklığı, gözlerindeki parıltı, teninin kokusu, dudaklarının pembeliği tektir. 

Ama bu güzelliklerden ayrıldığında düştüğün karanlık kuyuyu hiç bir zaman hak etmediğini düşünürsün. Evet hak etmişsindir, etmişsindir ki kaybetmişsindir elindeki mücevheri. Özlersin işte ölümüne. Rüyalarına girer, dayanılmaz gözyaşı dolu günler girer hayatına. Onun sessizliğiyle boğuşursun, elin telefona gider arayamazsın. Ve sen de ayrılıkla boğuşan yalnızlar rıhtımının en yeni üyesi olara yerini alırsın. Klasik ayrılık evreleri geçirirsin. 

Bir süre sonra gözyaşların diner, normal hayatına dönmeye başlarsın. Aklından ve kalbinden çıkaramamış olsanda daha az düşünmeye çalışırsın, en azından denersin işte bir umut. Çok da konuşmazsın öyle eskisi gibi. Hem onun adını duymak için can atarsın, hem de başka dudaklarda onun isminin telaffuzunu duymanın canını nasıl acıtacağın bildiğin için korkarsın. Uzunca suskunlukların olduğu bir odaya, kendi cehennemine kapatırsın kendini. Aklınca ceza verirsin kendine. Bu dönemde eğer biraz da akıllıysan hatalarını da düşünürsün haline yanarken. Seni çok seven, canını senin uğruna tehlikeye atan, sana bir prenses gibi bakan insanı kaybetmişsindir. Bundan büyük kayıp yoktur senin için. Shakespeare gibi sende Dünya'nın en büyük acısına sahip gbi davranırsın. Ne çevrenin sana bakmasın istersin , ne de sen çevreye bakmak... Kendini resmen Dünya'ya kapatırsın. Gündüzleri şık, alımlı, güzeller güzeli, neşeli bayan maskeni takarken, gece depresiflik rolüne bürünürsün. 

Herşeyden sonra başka kollarda unutmaya çalışırsın onu. 'Zaten çok da sevmemiştim, boşuna üzülmekti benimkisi, saplantıydı' diye avutursun kendini. Ama sadece avutursun işte... Ne önüne dökülen pahalı hediyeler, ne o süslü sözler onun büyülü sesinin yerini tutamaz. Ne hiç kimseyi onun yerine koyabilirsin, ne de onu bir başkasının yerine. 

Herşeyi silip, hepsini çıkarıp yine bekleme sürecine girersin. Sonuna kadar beklemek istersin gelmeyeceğini bile bile. 'Sen gittin ama bak ben hala burdayım. Hani sevgimden şüphe ederdin ya, ne yazık ki seni kendimden bile fazla seviyormuşum' dersin kendine ve ona bunları diyebilmek için beklersin. 

Yollarda, alışveriş merkezlerinde, okulda, gördüğün bir arkadaş grubunda , sinema da yani her yerde onun büyülü gözlerini arar gözlerin, gördüğünde daha çok acı çekeceğini bile bile. Defalarca mesajlarını okur, dakika dakika her anınızı bir daha yaşarsın. Özlersin dokunuşunu, sesini, bakışını ve hatta sövüşünü bile. Sevgi değil midir işte, herşeyiyle seversin her şeyiyle de özlersin. Bunların hepsi canını acıtsa da beklersin işte nedensizlikler içinde. 

Beklemek herşeye rağmen içinde 'o' olunca güzelleşir. Hele bir de bu kadar acının sonunda dönerse ... 

Umarım döner. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzeldi.Yüreğinize kaleminize sağlık.Kendinizede yine okuduğum bir şiirinizde haksızlık etmişsiniz.Veya daha fazla mütevazilik göstermişsiniz gibi.Güzel bir şirdi ayrıca.yüreğinize sağlık.Yazılarınızın ve şiirlerinizin devamını diliyorum.Yolunuz daima aydınlık olsun açık olsun.

Ferhat HANEDAR 
 25.02.2011 16:16
 

Güzeldi kaleminiz daim olsun..

Üzeyir Aydın Cebirin Defteri 
 09.02.2011 9:14
Cevap :
teşekkürler :)  09.02.2011 12:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 492
Kayıt tarihi
: 05.02.11
 
 

. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster