Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '11

 
Kategori
Haftasonu
Okunma Sayısı
139
 

Hendekteydim iki gündür!

 

Hendek’teydim iki gündür!

Annemin babamın mezarını düzenledim.

Farklı bir mezar olsun istediğimden, evde parça parça hazırladım ve minibüsle götürdük.

Cuma ezanı okunduğunda komşu köye vardık. Şoför cumaya niyetlendiği için ben de abdest aldım ve herhalde yirmi yıldan beri ilk kez Cuma namazını eda ettim!

Namazdan önce yağan yağmur, sonrasında durmuştu! Bunu hayırlı bir işe başladığıma yorumladılar!

“Ulan zamanı mı yağmurun şimdi? Ne zaman bir işe kalksam illa ki yağmur yağar işimi aksatır!” Türü isyanlarım başlamıştı Sapanca civarında!

“Abi namaza geldin duaların kabul oldu!”

Aslında dua da etmemiştim! Cumanın farzını kılar kılmaz çıkmıştım camiden! Bekle ki şoför gelecek! İki çay içtim bu arada!

Gerçekten öğleden sonra hava açtı!

Mezar beni yordu! Betonunu çap dökmüşler, isyan ettim! Mezarlıkta kötü konuşmak günah olduğu için aklıma gelenleri amcamın evinde çay içerken sıraladım!

Duyan geldi!

Her kafadan bir yorum geliyordu haliyle!

“Niye herkes gibi yapmadın?”

“Hani bunun Fatiha’sı?”

Mezar taşına “Ruhlarına el Fatiha!” türü yazılar yazmamıştım! Annemin ve babamın doğum ve ölüm tarihleriyle sınırlı iki plaket vardı başlıkta!

“Gelenler Fatiha’yı biliyorlardır her halde!” Dedim cevaben!

Cumartesi sabahı kalan işi tamamlamak için erkenden uyandım! Dedim gideyim Hendek’e simit alıp geleyim! Tam otuz kilometrelik yoldu gidiş geliş! Ama simit için değerdi!

Hendek Belediyesinin karşısındaki parkın çay ocağından kalan son on simidi de aldım! Baktım bunlar yetmez, bekledim bir beş tane daha aldım. Dönüşte sekiz tane de gazbeton aldım ve köye yollandım! Sabahın dokuzuydu komşu köye geldiğimde. Kahvecinin ilk çayını ben içtim!

"Siftahı senden, bereketi Allahtan!" Demişti!

 

Akşam üzeriydi! Köyümüzün hazırlık maçının sonunu izledim. Maçın bitiminde “Nerede o eski günlerim!” diyerek kaleye geçtim.

Keşke geçmeseydim! Sağ baş parmağım balon gibi şimdi! Gelen ilk topla parmağımın yanması bir oldu! Golü yemedim ama o parmağım daha geride olduğu halde ne hikmetse top geldi vurdu parmağımı şişirdi!

Gelirken parmağımın acısından arabayı İzmit’e kadar zor kullandım! Eve girerken cebimden anahtarı çıkaramadım bir de!

Valla böyleyken böyle oldu işte!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizin köyde ekmek yok mu,ne yapacaksınız o kadar simiti?

Kerim Korkut 
 02.10.2011 8:19
 

Sen bildiğin gibi yap Balcı (Zaten öyle yapmışsın..) Allah kabul etsin...

Erdal Ceyhan 
 30.09.2011 6:50
 

Bayram arefesi ziyaretimde babamın kabrini görünce moralim bozuldu! İki yıl önce kalıp beton yaptığım duvarlarını kalekim kullanarak doğal taşla kaplamıştım ama hepsi dökülmüş maalesef! Pes ettim 6 mm lik blok mermer yaptırmayı düşünüyorum şimdi, dost tavsiyesi sende düşün!! Teyzem ile Amcam Nur içinde yatsın inşAllah...

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 29.09.2011 3:15
 

Hayırlı evlat dediğin işte böyle olur!Allah rahmet etsin annenize ve babanıza. Benim de içimde Hendek'e karşı hep bir sevgi vardır. Şehit olan emniyet Müdürünüzden dolayı mıdır, yoksa halkının metedeyyin olmasından mıdır? bir gün İzmit'e dönerken sırf ziyaret için gittim oraya. Parkında oturduk ve çay içtik. Çok güzel bir yer ve insana huzur veriyor. Nerede mi? bilmeyeyenlere. Adapazarına tahminen 15 km uzaklıkta ve düzce tarafında (yani doğuda)... eline sağlık Ahmet kardeşim...

Dr Atanur Yıldız 
 25.09.2011 9:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1636
Toplam yorum
: 13544
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 450
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster