Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '14

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
812
 

Hep çocuk "Çizgi film"

Hep çocuk "Çizgi film"
 

Cedric "8 Yaşındaysanız hayat çok zor" diyor. Bazen de "8 yaşındaysanız ve aşıksanız hayat çok güzel" diyor. (Raoul Cauvin,Laudec) Eminim aranızda 18, 25, 53, 78 hatta 98 yaşınızdaysanız hayat çok zor" yada "hayat çok güzel" diyenler vardır. İçinizde bir yerlerde bir kıkırdama sesi var mı? Bebekler hariç. 7’den 70’e herkese bu sorum. Sabahları homurdana homurdana uykularından uyananlar dahil. Herkesin bir sığınağı vardır değil mi? Pek bilinmeyen düşününce güvende hissettiğimiz tebessüm ettiğimiz hisler. Bu hisler her kişide farklı şekle bürünse bile başka başka kişiliklerde başka türlerde açığa da çıksa hissedilen duygu aynıdır. Mutluluk. Herkes mutludur. Mutsuzluk unutulan duygudur. Kurşun kalemle çizdiğimiz bir çizgiyi sonradan silmek gibi değil. Mutsuzluk silgiyle silinen bir çizgi değil. Unutulan bir histir. Çizgilerimizi bilmemek gibi… Unuttuklarımız hatırladıklarımızdan fazlaysa mutsuzluk kaçınılmazdır. Unutmamak için her gün havuç yiyin demiyorum ama anımsamanızı tavsiye ederim. Ya kötü anılar? Onları damı anımsayalım. Neden olmasın. Kötü şeyler hayatımızda dokunduklarımızın duygularımıza yabancı gelmesi değil midir? Öyleyse tanımaya çalışalım, ders alalım. Tanıdıkça alınır önlemler. O zaman belki istenilen şekilde devreye girer, diyorlar ya kader. İnsan bildiklerinden korkmaz. Bilmedikleri endişelendirir. Korunum denen bir kavram vardır psikolojide. Bir kilo pamuk mu ağırdır yoksa bir kilo demir mi? Sorusuna demir denilen cevaplardaki yaşınızda hissettiklerinizi hatırlamanız gibi… Verilen cevapta pamuk hafiftir diye hissedilir ya demirin sert biçimine karşın. Oysa bilen için (düşününce) ağırlık aynıdır. Ancak o zaman için gerçekten bir kilo demir, bir kilo pamuktan daha ağırdır hislerimize. Düşünce sonradan gelmiyor muydu. Duygularımızın ağırlığıyla, düşüncelerimizin ağırlığı aynı miktarda sayılmamalı. Hacmi ne olursa olsun.

İçinizdeki çocuk hala duruyor mu? Sizi bilmem ama benim ruhumdaki hiç çocuk gideceğe benzemiyor. Madem ki beden geçici ruh baki insan yaşı yoktur hakiki. Kadınların yaşı sorulmaz ama Cahit Sıtkı Tarancı’nın “yaş 35 yolun yarısı” şiirinden 2 yoksun bedenimi tv karşısında animasyon izlerken annişkomun bu çocuk hiç büyümeyecek galiba derken dolaylı olarak benimle çizgi film izlemesi güzel bir şey. Unutturmuyor. Mutlu ediyor. Siz izler misiniz?  Çocuklarınızla izledikleriniz hariç. Büyüdüm artık öyle şeyler çocuklar için diyorsanız yanılıyorsunuz. Dedim ya animasyon için unutturmuyor içeride bir yerde saf büyümemiş duyguları muhafaza ediyor. Hayali karakterler evlerimizde 1930’lardan günümüze kadar boy göstermektedir. Ancak 1980’lerden itibaren bilgisayarında desteği ile çeşitli canlandırmalar artık sinemalarda, televizyonlarda, dergilerde, kitaplarda, broşürlerde, reklam panolarında, eşyalarda, duvarlarda, oyunlarda “ her yerde” gelişen teknoloji ile her mesleğe hizmet ediyor. Belli bir konusu bile olmak zorunda değil. İstenilen her şey mekan, karakterler ile hayal gücünün katkısıyla 2 boyutlu olarak elle çizilerek resmedilir. Her kare ayrı ayrı çizilir, İstenirse renklendirilir ve fotoğraflanır. Kamera çekimleri ile fotoğraflar hareketlenir. Seslendirilir. Ve sunum. Gerçekçi olsun yada olmasın çizimlerdir. Karikatür yada illüstrasyonda denilebiliyor ama karikatürler daha çok mizah içerikli, İllüstrasyonlarda bilgisayar destekli olsada çizgi filmle içiçedir. Bu arada 2 boyutlu dedim ya günümüzde çeşitli bilgisayar programlarının desteğiyle 3 boyutlu hatta 4D, 5D çizgi filmler, sinema çekimler, yapılmaktadır. Çizgilerde hayal gücünüzün sınırları özgürce zorlayabilirsiniz. Özellikle animelerde, film gibi karakterler boy gösteriyor, dizi gibi arkası yarınlar konularıyla meraklandırıyor. Hatta oyuncularla sinema çekimi yapılamayan kareleri uçuz bucaksız ister sihir adı altında ister uzay tadında egzotik sinerjik hatta erotik hayallerin biçimlendirdiği şuan mümkün olamayacak ihtimalleri öngörü ile çizgilerle göstererek insanlara olasılık dahilinde bilgi yüklenir. Özellikle çocuklar, büyüklerin dünya düzenini bu yoldan öğreniyorlar. İyi, kötü huyları kelimeleri azmi, hırsı, korkuyu, sevgiyi, etiği ve benzeri ne varsa hayat ile ilgili. Ön alıştırma gibi. Bir düşünün uzay çizgi filmlerini, savaş içeriklileri ya da prenses içerikli kahraman filmlerini. Bu arada çizgi film, animasyonun dilimize çevrilmiş hali yani anlamları aynıdır. Ancak animasyon, Japon çizgi sanatı olarak bilinen anime ve manga ise sadece çocuklardan ziyade büyüklere de hitap eden konularıyla birlikte animasyondan farklı olup ayrı bir yeri vardır. O yüzden çizgi film izler misiniz diye sorguladım. Çocukların izlediği güldüğü karakterler size komik gelmiyorsa bir düşünmek gerekir diye düşünüyorum. Hayatı fazlamı ciddiye alıyorsunuz diye. Değiyor mu? Favori animasyonlarım çok fazla hatta hangi kanalda ne zaman hangi animasyon var bilmekten çok izlerim. E seviyorum. Zaten çizgi film kanalları da artık farklı, çocuklar atılıyor odalarına al çocuğum sana akşama kadar çizgi film deniliyor. Ulusal kanallara sesleniyorum, yuh ya hafta sonu, hafta içi demeden insanları aptal ettiniz dizi tekrarlarından. Bari okullar tatil iken eskiden olduğu gibi kanallarınızda çizgi yayınlara da yer verseydiniz tavan yapardı reytingleriniz. Malum günümüzde çocuklar, ekonominin eğlencenin temeli. Üstelik anne-baba yahut arkadaş, akraba hep birlikte çıkarılır film keyfi. Ev içi sosyal paylaşımı kast ediyorum. Kaliteli, bilgi içerikli, öğretici, hayal dolu çizgiler var olsa da hayatımızda sakıncalı animasyonlara hiç girmiyorum. Ebeveynler iş başına. Kırmızı başlıklı kız hikayesi mesela. Düşünsenize kurt büyükanneyi yiyor. Ne kadar ürkütücü, çocuklar için korku filmi misali oysa büyüdükçe bunlara gülüyoruz. Öyle yada böyle çizgiler her yerde hayallerimiz olduğu sürece duygularımız hep canlı kalsın.;))  Sevgiler. dENiz

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 93
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 535
Kayıt tarihi
: 01.07.06
 
 

Sanatla ilgileniyorum. Işık olan yerde zaten beyaz vardır. Karanlıkta kalanlar siyahtır. Renkler ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster