Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4086
 

Hep şu Merkür yüzünden!

Hep şu Merkür yüzünden!
 

Kaynak:İnternet


Arada bir klavyeye bassak da araya sıkışmış mini minnacık bir toz zerreciği yüzünden harf basılmamış oluyor, bazen de acele yazarken fark etmiyor da insan atlıyor, o başka; istemiyor insan ama oluyor işte!

İyi de şekerim, başlıkta da olur mu yani!

Oldu vallaha!..

Dünkü yazımın başlığında resmen harf eksikliği var; utandım… Utanmakla kalmayıp kendime bir güzel kızdım, kızmakla da yetinmeyip kısa bir depresyona girdim ki ağlamaklı bir ses ile telefonda depresif halimi ille de paylaşmak istediğim Hakan “Merkür’ün negatif etkileri şekerim bunlar!” diye hatırlattı da, eksik olmasın, kısa bir selamlaşma sonrasında “hoşça kal” dedim depresyonuma, “Israr etme ne olur, uzun kalamayacağım”!

Şey, bir de bilgi eksikliği vardı ki; asıl kahreden de oydu aslında!

Belki fark edildi, belki edilmedi, bilmiyorum…

Lakin, fark ettiğim için düzeltmek boynumun borcudur: Mustafa Balbay’ın Aydın listesine alındığını inanın dün yazımı yazarken bilmiyordum! Nasıl atladıysam artık!

******

Her zaman yazıları çok okunsun ister insan, “Ne olur kimsecikler okumasın bugün” diye dua ederken yakaladım kaç kez kendimi, ama çözüm değil tabii ki…

Ohh, işte şimdi rahatladım!

“Çıplak Pencere” adı boşuna değil yani; hatalarımı yazmasaydım kendimi asla affedemezdim!..

******

Hakan Merkür’ün hayatımızı bu dönemde nasıl olumsuz etkilediğini anlatıyor telefonda, diyor ki:

Sabah boyoz alıyoruz (Boyoz İzmir’e özgü bir çeşit yağlı minik börek – poğaça arası bir şey), boyozcu paketi verdim diyor yanımdaki adama, adam almadım diye ısrar ediyor! Epey bir süre fark ediyoruz ki koca paket öylece orta yerde duruyor!

Hiç mi birimiz görmeyiz, görmedik işte!

******

Uzun yıllar astrolojiye pek yakın biri değildim aslında, otuz beş yaşlarımda tanıdığım insanlar arasında ortak bazı özelliklerin bulunduğunu ayrımsadığımda burçların etkisini kabullendim; zira ortak özellikler gösterenler aynı zamanda aynı burcu paylaşmaktaydılar.

Zaman içinde bu gözlemler kişilerin burçlarını tahmin etmeye kadar da vardı…

Gezegenlerin etkisi hakkında beni en etkileyen ise 17 Ağustos depreminden yaklaşık dört ay önce astroloji ile yakından ilgilenen bir arkadaşın “Ağustos ayında İstanbul ve civarında olmayın sakın!” uyarısıdır!

Sıkı sıkı da tembihliyordu “Lütfen tüm tanıdıklarınızı uyarın!” diye…

Ciddiye almış mıydım, açık söylemek gerekirse hayır!

17 Ağustos depreminden hemen sonra aklıma gelmişti, bir daha da geri gönderemedim zaten!

******

Velhasıl, Merkür bu aralar hepimizi zorluyor; bir ileri iki geri gidişlerimiz, hevesle yemek yapmaya başlarken ocağın aksilik çıkarması, fırının aniden bozulması falan çok normalmiş; hani düşününce “Bu kadar aksilik üst üste mi gelir?” diye pek olmayan sinir katsayımı kendi çapımda yükselttiğim bir ay geçirdiğimin de ayırdına vardım!

On gün kadar daha Merkür bizi zorlamaya devam edecekmiş, sıkalım bakalım biraz daha dişimizi!

Bu arada, durduk yerde ayrılan sevgililer de, Merkür bizi terk edince belki de tekrar kavuşurlar birbirlerine!

Kim bilir?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Siz o ufacık hata için üzülmeyin,özürde dilemeyin lütfen.Sizin yazılarınızı takip eden bizler zaten biliyoruz ki gözden kaçtığını.Hem sizinle öylesine bütünleştik ki o hatayı biz doldurduk bile...Sevgilerle

filiz aktas 
 15.04.2011 15:04
 

bu yazınızdan başlayarak geriye doğru 10. yazınız "ibo show". o yazınızın ilk bölümüyle ilgili şimdi ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ancak herkesin yapabileceği, okuyanların büyük bölümünün de anlayışla karşılayabilceği küçük bir hatadan ötürü kendinizi yiyip bitirecek kadar incesiniz ancak başkalarını karalayıcı, niyet okuyucu ve suçladığınız kişi yada oluşumların sevenlerini-destekleyenlerini kıracak mahiyetteki düşüncelerinizin yanlış çıkması sizi etkilemiyor. inceliğiniz gerçekten göz yaşartıcı!

ahmet cakir 
 14.04.2011 18:27
 

Cehaletiniz yanlız sizde kalsa sorun yok ama bilimsel değeri olmayan savlarınızı doğruymuş gibi algılayacak bir yığın insan var..Keşke bu zamana kadar astrolojinin bilim olmadığını öğrenebilmiş olsaydınız.Astronomi kutsal ana,astroloji onun para getiren fahişe kızıdır.Bilgi için: www.youtube.com/watch?v=CoZ-NRsGWKw Mustafa Tanyeri/Antalya

mustafa tanyeri 
 14.04.2011 14:21
 

Sayın Karaoğlu, boşuna demiş Orhan Abimiz ‘hatasız kul olmaz; gene de sev beni’ diye. İnsanın makbulü sevdiğini her koşulda sevmesidir.Değilse,güneşli günde şemsiye tutup da yağmurlu günde ortalarda görünmeyenleri çağrıştırır ki; öylesi de pek makbul değildir.Siz, nasıl yazarsanız yazınız nasılsa okuyan bin okumaz mı?... Binin, biriside yazılanları düzeltip okumak değil midir? Deneyimli eski bankacılar cikcik bankacılara hata yapmaktan korkmayınız; yalnız hatalarınız sonucunda zimmetiniz de ki paralar boğazınızdan midenize geçmiş olmasın… Derlerdi.Sizinkisi de kasıtlı olmadığı sürece; bence hiç mi hiç önemi yoktur. Okuyanlar düzeltir okur.Kusur bulanlar da kendi gözlerinin önün de ki merteği değil de başkalarının gözü kenarında ki çöpü görenlerdir ki bu da konumuz dışıdır. Paylaşımlarınız için teşekkürler eder; devamını dilerim.Sevgilerimle…

Süleyman Alkan 
 14.04.2011 11:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1337
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster