Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2449
 

Hepimiz Esmer Kız'ız...

Hepimiz Esmer Kız'ız...
 

Esmer Kız...


"Sanat" diyerek başlıyor söze Suavi; "Sanat, içinde estetik varsa sanattır…" Estetik kaygısını da dâhil ederek söylüyorum ben de; "Şiir; bir duyguyu, düşünceyi, olayı, en kısa şekliyle anlatabilme sanatıdır."

Hayatımızı estetize eden; güzellikler katıp, az da olsa çekilir kılanlara verdiğimiz isimdir sanatçı.

Ve şairler, sayfalarla anlatamadıklarımızı üç cümleye sığdırabilen, sözcük sihirbazı sanatçılardır.

Bir sözcük sihirbazını daha yitirdikten sonra, ekranlarda tüm gün kliplerini, şiirlerini izledik yine. “Şiir öksüz kaldı” dedi biri. Bir başkası başka methiyeler düzdü, Yusuf Hayaloğlu adına… Sonra bir akşamüstü sohbetinde, “Canım, bizde zaten hep yitirdikten sonra anlıyoruz kıymetini; yaşarken sahip çıkamıyoruz sanatçılarımıza” dedi, iki sandalye ötemdeki esmer kız. Cümlenin yaratıcılığından (!) etkilenmemek mümkün değildi elbette…

Bir süre izledim, birkaç yıldır tanıdığım esmeri. Şimdiye dek sahip çıkmayarak yitirdikleri geçti gözümün önünden. Hrant’ın cenazesindeki o meşhur slogan yankılandı içimde: “Hepimiz Ermeni’yiz!”… Bir kez daha anladım ki; -neredeyse- hepimiz, “Esmer Kız’ız!”

Bizler, yani Esmer Kızlar, kendi yanımızdaki, yanı başımızdaki sanatçıları görmeyip sahip çıkamıyorken, ismi ünlü olmuş isimler üzerine konuşup ağıtlar yakmayı biliyor, bunu seviyoruz.

Yani ki “hayatımızı estetize edenlere” diyorsak sanatçı; her akşam aynı sofraya oturduğumuz aile bireyleri, bir telefonuyla bile bize yaşama gücü veren dostlar, varlığıyla dahi cehennemimizi cennete çevirebilen sevgili, küçük dünyalarımızın sanatçıları değil midir?

Biz; yaşadıklarından dahi ders çıkarmaktan aciz, ancak ölümle birlikte denizlerce gözyaşı döken zavallı Esmer Kızlarıyız hayatın… Biz sadece, e-posta kutumuza gelen “Sevdiklerinize onları sevdiğinizi söyleyin; yarın çok geç olabilir” içerikli iletiyi listemizdekilere yollamayla yetinmeyi sevgi sanan küçücük Esmer Kızlarıyız şu yalan dünyanın.

Sıcak ölümler bile öğretemiyor bize; sadece gidenin acısını gerçek sanıyoruz. Sanki ölüm, sadece o giden için gerçekmiş gibi, sanki geride kalanlar da bir gün arkalarında gözyaşları bırakmayacakmış gibi, sımsıcak ölümlerden bile ders alamayacak ahmak Esmer Kızlar’ız hepimiz…

Ne duygu yüklü bir e-postayı okuduktan sonra gidip yâre – yarene sarılarak sevdiğini söylemek, ne de dünyadaki varlığın son bulması… Ne sevmek böyle bir şey ne de ölüm… Hayatımızdan, dahası ellerimizin arasından akıp giden, akıp gitmesine izin verdiğimiz, seyirci kaldıklarımızdır ölümün en acılısı.

Biz, hayatımızı estetize eden yarları – yarenleri, onlar hayatımızdayken orda kalmalarını sağlayamayacak kadar basiretsiz Esmer Kızlarıyız bu mavi cehennemin; ayrılık acısıyla içi burkulup da gidenin ardından dahi basireti bağlanan…

Yarın yeni bir e-posta gelir, “Sevdiğinizi yarın göremeyebilirsiniz; geç olmadan söyleyin söylemek istediğinizi” der, anlık duygu yüklemesine maruz kalmış embesil bir ruhla gidip sarılırız en yakınımızda kim varsa. Daha bir ataklarımız çıkar, alır eline telefonu, canım – cicim dostunu arar… Hepsi o kadar…

Ama galiba biz hatayı, sanatçıyı sadece “sanatın bir dalını icra eden kişi” olarak tanımlamakla ta en başında yapıyoruz. Her gün parmaklarımızla dokunabildiğimiz, yanı başımızda duran “kendi sanatçılarımızı” göremeyecek kadar kör, hayatımızda tutamayacak kadar beceriksiz Esmer Kızlarıyız; yalnızlığı bol kürenin…

Yarın yeni bir yâri – yareni, yani ki kendi sanatçımızı yanımızda tutamayışımıza aldırmayarak, yeni bir medyatik ölümün ardından kuracağız en filozof cümlelerimizi. Pansuman olacak gibi, gazete manşetlerine sözlerimiz…

Oysa eteğinin altında kendi dizlerin kanıyor Esmer Kız; görmüyor musun…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı çok beğenim. Katılıyorum fikirlerinize. Umarım mesaj alıcılarına ulaşmış ve onlarda farkındalık yaratabilmiştir. Sanat ve sevgi ile... Şöhret Doğruyol

Şöhret DOĞRUYOL 
 05.07.2010 9:24
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Mesajın yerine ulaştığını düşünüyorum. Sevgiyle...  13.07.2010 18:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 411
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1518
Kayıt tarihi
: 23.07.06
 
 

Milliyet Blog'un ilk yazarlarındanım. Uzun yıllar gazetecilik yaptım, sonra bir sabah uyandım ki ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster