Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
 

Hepimiz sarsıldık

Van depremiyle sarsıldık hepimiz...

Cumhuriyet tarihimizin büyük depremleri listesinde yerini alan Van depreminin ilk şoku atlatılınca, olayın büyüklüğü daha iyi anlaşıldı. Depremde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorken, yaralılarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşması için dua ediyorum.

Depremle birlikte, doğa karşısında ne kadar yetersiz olduğumuzu birkez daha gördük. Hele bir de sağlam olmayan binalarda yaşamaya mahkum edilişimiz var ki... Bunun hesabını kimden sormalı?

Çürük bina yapanların mı yoksa bunlara izin verenlerin mi yakasına yapışmalı?

***

Depremin üzerinden 47 saat geçip umutlar tükendi derken 16 günlük Azra bebek enkazın altından bir kardelen gibi umutlara ışık yaktı.

Azra bebek hayata gelmek için acele etmişti.

Sivas'ta oturan Semiha ve Sinan Karaduman çiftinin kızları olan Azra bebek, 9 Ekim günü; henüz gelişimini tamamlamadan 2 kilo 300 gram ağırlığında prematüre dünyaya gelmişti. Doğduğu Sivas'ta hastanede bakıma alınmıştı. 

Van Erciş'te Çocuk Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan dedesi Dr. Ahmet Karaduman, torununa daha iyi bakacağını bildiğinden, oğlunu ve gelinini yanına çağırdı. İşte Azra bebeği Van'a getiren ve depremle tanıştıran olaylar zinciri böyle oluştu.

Tüm aile evdeyken deprem başladı. Yerinden kopan bir kolon Dr. Ahmet Karaduman’a çarptı ve onu evden dışarıya fırlattı. Hayatta kalmıştı. Ancak enkazın altında eşi, oğlu, gelini ve torunu Azra bebek kalmıştı. Kurtarılması için çaresizce bekledi dede Ahmet Karaduman.

Depremin ardından 47 saat geçtikten sonra o mucize gerçekleşti. İlk kurtarılan Azra bebekti. Ardından annesi...

Umutsuzluğu umuda dönüştüren bir kurtuluştu bu.

***

Melike öğretmen ise Azra bebek kadar şanslı değildi. O kurtulamadı. 

Antalya'dan 2,5 ay önce Erciş'e bağlı Salmanağa Köyü - Salmanoğlu İlköğretim Okulu'nda göreve başlayan 23 yaşındaki ana sınıfı öğretmeni Melike Atman'ın anne ve babasıyla aynı kaderi paylaşması acıttı yüreğimizi.

1995 yılında Dinar depreminde anne va babasını kaybeden Melike öğretmenin Van'a; anne ve babasıyla aynı kaderi paylaşacağı yere giderken kim bilir ne umutları vardı yüreğinde.

Umutlarıyla birlikte göçük altında kaldı Kardelen Melike öğretmen...

***

Deprem kuşağında bulunan ülkemizde yapılan binaların çürük olmasının bedelini kaç hayat ödedi, kaç hayat hikayeleri sonlandı enkazın altında? Toz duman içinde…

Konu depremin beklenmedik anda gelmesi değil, buna hazırlıksız olunması.

Doğa afetleri hep olacak. Konusunda yetki sahipleri, sorumluluklarını olması gerektiği gibi yerine getirmezse daha nice canlara ağıtlar yakılacak.

Bu konuda sorumluluklar yerine getirilsin, geride kalınmasın.

Çünkü bu konu insan yaşamı… Söyleyin, korunması gereken daha değerli ne var?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 2483
Kayıt tarihi
: 13.12.10
 
 

Bilişim Sektöründeki kariyerine Magnet Dijital’de Operasyon Müdürlüğü yaparak başlayan Elif Alpte..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster