Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1025
 

Hepimiz Şen Türk’üz

Hepimiz Şen Türk’üz
 

www.antu.com


İnsan, bir önceki yılın çeyrek finalisti olup ve ikinci ön elemenin ilk maçını da 2-0 kazanınca çok daha keyifle ve stressiz bir şekilde geçiyor maçın karşısına.

Maçtan yaklaşık yarım saat önce dinlediğim radyo programında maçı çok ciddiye almamızı falan söylüyorlardı. Elbet ciddiye alınmalıydı ama Fenerbahçe o eski günlerdeki gibi sürpriz yapmayı seven görüntüden artık çok uzaktaydı. Bu nedenle yakın çevreme bol gol atacağımız bir maç olacağını söylemiştim. Golleri de Semih ile Guiza’nın paylaşacağını tahmin ediyordum. Fakat dün akşam bütün golleri Semih atarken, “nöbetçi golcü” diyenlere de gerçek Okçu benim mesajını verdi. Semih yıllardır, Hooijdonk’lardan, Ortega’lardan Anelka’lardan Alex’lerden bir sürü şey öğrenip durdu. Şimdi biraz da Guiza veya Kezman ondan birşeyler öğrenecekler anlaşılan.

Semih için hala yedek olmalı veya oyuna 75’de girmeli diyen varsa, dün akşam Rıdvan’ın dediği gibi artık konuşmamak üzere lütfen sussun. Semih’i dün akşam sadece maçta attığı 4 gole bakarak konuşursak, hem Semih’in emeğine saygısızlık etmiş oluruz hemde futboluna haksızlık. Dün akşam sadece attığı gollerde yoktu Semih, kaç defa orta alanda savaştı kaç kere de defansın önüne geldi. Hele ikinci yarıda Alex’le paslaşmaları ve attığı bir-iki ara pası vardı ki bu da yıllardır oynadığı Brezilyalılardan birşeyler kaptığını belgelendiriyordu. Bu görüntü de zaman zaman onu Semih de Souza yapıyordu.

Oyunun hemen başında gelen güzel gol maçı formaliteye çevirdi. Ancak Fenerbahçe’nin bir dakika bile ciddiyetini kaybetmediği ve şımarmadığı bir 90 dakika oldu.

Belli ki Argones'in disiplini ve ciddiyeti takım üzerinde hakim. Aynı ciddiyeti lig maçlarında da göstermemiz halinde geçen seneki sıkıntıların yaşanacağını sanmıyorum.

Fakat ilk maçta dediğim gibi bu maçta kıyas kabul etmez bir maçtı. Bir şampiyonlar ligi maçından çok uzak ve çok zayıf kabul edebileceğimiz bir takımla maç yaptık. Elbet Avrupa tarihimiz açısından güzel ve etkili bir skor ancak tüm bunlar bazı gerçeklerin gözümüze batmasını engellemiyor.

Bir önceki maç yazımda (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=122978 ) yeni oyun şablonunda Alex’den bir Appiah yaratmaya çalışan Dede’ye sitem ettiğimi ve bu oyun anlayışı ile de maalesef Alex’in geçen seneki kadar oyunda süre bulamayacağını ve eskisi kadar gol ve gol pası üretemeyeceğimi belirtmiştim. Fakat ilk MTK maçından sonra oynanan bu rövanş maçında da gördük ki, Alex ilk oyundan çıkan oyuncu olmaktaydı yine. Öngörümüz maalesef tutuyordu. Maç sonu Aragones’e yöneltilen bir soruya Aragones tüm maçlara benzer bir şekilde çıkacağının yanıtını verdiğinde derin bir hüzne boğuldum açıkcası ama yine de pek ihtimal vermiyorum doğrusu. Bu sebeple de ileride konuşacağımız en temel konunun Alex olacağını kestirmek için kahin olmamıza da gerek yok artık.

Ancak şahsımca Alex’i o bölgede oynatmak, Alex’i ve Alex yapan özelliklerini de çöpe atmak anlamına geldiğini bir kez daha belirtmek istiyorum ve umarım bunda da yanılırım.

Bu arada penaltı öncesinde kaptan Semih’in olaya müdahale edip penaltıyı Okçu’ya attırması çok büyük bir jest ve moral olacaktı Guiza için. Ancak Emre pek söz dinlemezcesine topu alıp beyaz noktaya dikti. Ufak ama önemli bir detay olarak kaldı akıllarımızda.

Ayrıca La Liga gol kralını 74’de çıkartıp, yerine gencecik İlhan Parlak’ımızı oyuna alan Aragones’in verdiği mesaj da günün güzel hareketiydi. Demek çalışıp hocanın gözüne girersen kim olsan oyuna girersin.

Son sözümü de Selçuk Şahin için belirteceğim. Marco gibi bir isimden sonra tüm yükün ona bindiğini görmek çok zor değil, üstelik birçok kez taraftar tarafından da protesto edilmesine rağmen hergün oyununun üzerine koyarak oynuyor. Kadıköy’de bu çocuğu biraz daha rahat bırakıp biraz destek olunursa Selçuk sezonu başarılı şekilde bitirecektir. Çok değil, taraftarın Kezman için verdiği desteğin yarısını vermesi yetecektir Selçuk için.

Sonuç MTK’yı elemek önemli değil önemli olan ciddiyeti ve oyun disiplinini 90 dakika korumaktır.

Bekle bizi Partizan.

Ahmet ÇELİKSÜNGÜ

06.08.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ağabey,Semih Wesson için (bkz.Hasan Ali Atasoy) bu cümleleri 4 sene önce sarf ediyordum.Fakat Semih'in değeri geçtiğimiz sezondan itibaren anlanılmaya başlandı.Alex için de hemfikiriz,güzel yorumlamışsınız. Sevgiler,saygılar

mert ebcim 
 08.08.2008 13:46
Cevap :
Teşekkürler Mert'cim, Semih'in bu kadar güzel olması kısık ateşte piştiği için olmasın sakın. Ham meyve acı olur... Sevgiler...  08.08.2008 16:50
 

Alex ile ilgili düşüncelerimiz aynı, o bölgede verimli olamayacak, gol atıp asist yapamayacak, seyircinin gözünden düşmesi de onu etkileyecek. Hala Alex yok, diyorlar adam nasıl olsun , Lugano'yla Edu'nun arasında kaldı. En çok Edu sevinmiştir bu işe, ona top hiç gelmiyor. Belki hocanın taktiği bu, zamanla değiştirir. Selamlar-saygılar...

Fatma Köse  
 07.08.2008 11:05
Cevap :
Valla açık söyliyeyim moralim bozuluyor bu konuya. Sen Alex'i yerinde oynatma sonra da kötü oynuyor de. Olacak şey değil ki bu, bir çözüm mutlaka bulunacaktır umarım. Saygılar..  07.08.2008 13:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 252
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 89
Ort. okunma sayısı
: 934
Kayıt tarihi
: 17.03.08
 
 

74'ün İstanbulunda, Sultan şehri Üsküdar'ın, kız çocuklarına "Zeynep" erkeklerine "Kamil" adı kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster