Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Nisan '07

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
558
 

Her 24 Kasım

Her 24 Kasım
 

***Kahve Molası***


Bazılarına göre hep zordu, ama günümüzde iyice zorlaştı. Aslında en kutsal, en fazla özveri isteyen, sabır isteyen, sonuçlarını ve size dönüşümünü, yıllar sonra görebileceğiniz bir meslektir. Her yıl 24 Kasım'da farklı öğretmen profilleri görürüz; basında, açık oturumlarda, söyleşilerde:

Sendikacı olanlar, ders ücretleri, özlük hakları, diye başlarlar sözlerine, emekli olanlar hüzünlenir. Yeniyetmeler pek heyecanlanmazlar, onlar için bu gün, sıradan bir gündür. Sınıf öğretmenleri, her yönden daha şanslıdır. Bir kere en azından 30-40 tane çocuk severek ve isteyerek sarılır, elini öper öğretmeninin, hem de hediyeler, her okulun sosyo-ekonomik koşullarına uygun olarak dolu doludur.

Liselerde ise, branşlara göre alınan hediyelerin niteliği ve niceliği değişir. Matematik, Türkçe, Fizik, Kimya, Biyoloji ... diye gider sıralama. (Bizim branş bu listeye asla giremedi, maalesef) Çoğu öğretmenin hediye alınsın gibi beklentisi yoktur. Veliler olayı gittikçe abartıp, farklı ortamlar sunuyorlar, kabul etse bir dert, etmezse bir dert. Bir de 24 Kasım'da öğretmenlere verilen maaş ödülü vardır ki; teşvik edeceği yerde öğretmenler arasında husumet yaratır:

"-Nasıl almış, niye o almış, biz çalışmadık mı?" soruları dolaşır kulaktan kulağa. Okul idaresi eleştirilir, konuyla ilgili savunmalar yapılır.

Ve bütün bunlar 25 Kasım'da çoktan unutulmuştur bile...

Öğretmenlerin bol olduğu toplantılarda, eğer bir yerlerde öğretmenlere karşı küçümsenme veya önemsenmeme durumu varsa, şu cümleleri de hep duyarsınız;

-Doktorları, mühendisleri yetiştirenler kim? Biz neler yetiştirdik...

Ben ilk kez üniversitede 3. sınıf öğrencisi iken Ankara'da okul temsilcisi olarak katılmıştım. Hasan Sağlam-Milli Eğitim Bakanı imzalı bir davetiye vermişlerdi. Onu hala saklarım. Çünkü ilk defa 1981 yılında Öğretmenler Günü kutlaması yapılmıştı. Ertesi yıl ise henüz 15 günlük öğretmendim ve yemin törenine çağrıldım. O zamanlar kutlamalar daha görkemliydi. En son da iki yıl önce taze emekli olarak katıldım ve bütün tören boyunca ağladım. Çünkü aynı okulda başlayıp mesleğe , aynı okulda bitirmiştim, tam 22 yıl. Güzel geçti çalışma hayatım.

Toplumda görülen dağılma her alanda olduğu gibi eğitim-öğretim alanında da bolca var... Unutmayalım her sepette çürük elmalar olacaktır! Önemli olan, az olması...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eskisi gibi hazırlıklar olmuyor. Müdürümüzün bir karanfili, okulda kısa bir tören. En önemlisi sınıfta çocukların sınıfta tahtaya yazdıkları güzel sözler ve kendi hazırladıkları şarkıyla sizi karşılamaları. Sevgiyle kalın...

moonlight1 
 11.02.2008 22:38
Cevap :
Her güzel şey gibi, zamanla değerini yitiriyor. Amaç hediye almak olmamalı, sadece günün önemi vurgulanmalı yeter....selamlar ve ikinci dönemde size güzel bir öğretim devresi dilerim...Teşekkürler..  12.02.2008 10:34
 

yine güzel geçiyor bazı okul ve bölgelerde ,biraz müdür ve yöneticilerin maharetine bağlı sanıyorum. sevgilerle..

erol aslan 
 12.04.2007 23:59
Cevap :
Haklısınız  13.04.2007 10:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1959
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster