Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
467
 

Her açıdan.. Televiyon kayıtlı görüşme

Her açıdan.. Televiyon kayıtlı görüşme
 

Günlerden Pazar.. Ekran karşısındayız.. İlter TÜRKMEN isimli “Sayın” emekli büyükelçimiz “Her Açıdan Programı”nda misafir katılımcı olarak konuşuyor. Emekli büyükelçi son günlerde gündemde olan siyasi gelişmeler hakkında o kadar “saf” bir şekilde konuşuyorlar ki dinleyen sanır bu muhterem zat Türkiye’den değil de başka bir ülkeden bahsediyor.

Bunları dinleyen sanır ki, iktidar (bütün gücüyle) gözünü Anayasaya dikmemiş, bunu değiştirmek için çeşitli (bazıları parti kanalıyla da olsa) girişimlerde bulunmamıştır.. ve de yine dinleyen sanır ki Avrupa Topluluğu, hükümet ve bazı diğer gruplar – demokratik aydınlarımız kastediliyor – Anayasamızın değiştirilmesi yönündeki kararlı çabalarından vazgeçmiştir. Ey muhterem siz başka bir yerlerde mi yaşıyorsunuz yoksa uykuda mıydınız bütün olanlar yaşanırken Türkiye’de son 7 yıldır (ve bilhassa son zamanlarda)?

Diğer taraftan ayrılıkçı siyasi güçlerin (Mecliste nasıl ses bulabildikleri meydandadır) açıkça ve defalarca ifade etmekte oldukları gibi Türkiye’nin üzerinde bölünme, parçalanma oyunları oynanmamaktadır sanki.. vs

Konu televizyon kameraları eşliğinde (kayıt alarak) görüşme yapmaya gelince İlter Bey “Efendim buna ne gerek var? Dayatmak gereksizdir? Ne fark eder? Yapıcı olmak varken CHP niçin oyun bozanlık ediyor ki? Tıkanmaya neden oluyor” vs şeklinde ilginç fikirlerini sunuyor. Ama şunu diyemiyor: ”Efendim, bu son derece hayati konuda neden kayıt altına alınmasın ki? Neden Sayın Başbakan bundan kaçınıyor ki? Devlet sırrı olan özel konuşma bölümleri olursa, onlar da özel olarak ayrı değerlendirilir. CHP de öyle bölümleri herhangi bir şekilde yayınlamayı göze alamaz. Ama bir gerçek var ki böyle hayati bir konu, gerektiğinde yanlışsız olarak tekrar incelenebilmeli. Yani Dolmabahçe’deki gizli görüşmenin akıbetine uğramamalı Allah korusun” vs vs..

Programın sunucusu Ruhat Hanım’ da zaten bunların esaslı şekilde bilincinde olarak Muhterem “Emekli” Büyükelçimizin üstüne yükleniyor .. Tabii Muhterem emekli elçimiz sorular karşısında çaresiz kalıyor.. Allah insanı bu tip durumlara düşürmesin.. Hele de ekran karşısındaki milyonlarca kişi önünde..

Evet sevgili vatandaşlar bu programları seyretmek lazım.. Yalnızca her gece kanal kanal dolaşan malum “popüler” – günün adamı – demokratik aydınları değil “Her Açıdan” gibi gerçekten kelle koltukta yayın yapan ülkesini seven programları da seyretmek lazım..

Başımıza ne gibi çoraplar örülmek istendiğini açıkça görebilmek için..

http://www.turkiyeinternette.com/haber/6914-makale-her-acidan-televizyon-kayitli-gorusme.html

BİR DÜŞÜNEN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ah şu önyargılar ah, diyesim geldi. Ütü deyince hemen karşınızda bir hemcinsinizin olduğunu hissetmeniz de ilginç bir önkabul ya da önyargı değilde nedir ki? Banu Avar'ın o kitabını başından sonuna kadar okumadım. Ama kitabın en az ismi kadar, uluslarası ilişkileri ilkokul düzeyinde ele aldığını söyleyebilirim. Bu düşünce sistemine göre emperyalizm diye tek merkezden yönetilen, dünyadaki tüm kötülüklerin anası olan ve elbette koskocaman bir yaratık, herkes mutlu ve mesut yaşarken, dünyayı yaşanmaz kılmayı tek başına becerir. Örneğin kendi kendimize ürettiği hiç sorun yoktur, koskoca bir cunta ülkeyi kasıp kavurmamış, tüm demokratik hak ve hukuku altüst etmemiş, bu ülkede Kürtler yoksayılmamış, aleviler devlet tarafından hiç kabul edilmemiş, aydınlar, yazarlar asker üyeli dgm'lerde hiç yargılanmamıştır. Bunların hepsini o öcü emperyalizm tek başına yapmıştır. Zannedersem Kenan Evren IQ'su düzeyindeki masalların artık kimseyi ikna etmediğini sizde fark edersiniz, saygılarımla

Bibliyofil 
 21.10.2009 22:46
 

Evet pazar günleri, bazen denk gelirse ütü yaparken bu programı izliyorum:-) Açıkcası sizinle aynı kanaati paylaşmıyorum. Ruhat Mengü bir program sunucundan öte katılımcısı gibi davranıyor ve programına çağırdığı kişileri azarlamak konusunda en ufak bir çekince göstermiyor. Ama, haklıyı haksızı ayrı tutacak olursak, bu yöntem yayıncılık ilkleri açısından sıkıntılı bir durum. Gelelim içeriğe, son derece demokrat birisi olan Türkmen'in anayasanın değişmesi konusundaki fikirlerine neden sinirlendiniz anlamadım. Neticede bu anayasa bir cunta anayasası ve ülkenin alnında bir karaleke gibi duruyor. Aksine, bu anayasanın olduğu gibi kalmasını talep edenlerden şüphelenmek gerektiğini düşünüyorum. Ruhat Mengü'de, yazınızda kullandığınız görselde olduğu gibi, bu noktada Osman Pamukoğlu ile benzer bir noktaya düşüyor. Bu nedenle cunta anayasasını savunmakta bir abes görmüyor galiba. Kafanızı ütüledi isem özür dilerim. Ruhat mengü deyince alışkanlık gereği ütü yapmaya başlıyorum da:-) saygılarımla

Bibliyofil 
 20.10.2009 14:29
Cevap :
Sayın Hanımefendi, Öncelikle belirtmeliyim ki kaleminiz gerçekten çok kuvvetli ve gönlünüz de oldukça temiz, hatta “saf”.. Epeyi ince yazıyorsunuz ama isterseniz ilk önce BANU AVAR’ın “Böl ve Yönet” isimli kitabını okuyun lütfen ondan sonra iletişim kuralım.. Yok.. okumuş olup da bunları yazıyorsanız eğer o zaman zaten o dediğimi kuramayacağız demektir. Saygılarımla  20.10.2009 22:22
 

ŞEHİT analarının yüreklerindeki ACI kadar kutsal ve değerli değildir. Türk olmanın verdiği gurur ve asker olmanın verdiği cesaret ile şehit düşenlerimizin yakınları kendilerinin canı ve KANI pahasına olan bu değişimlere haklı olarak şahit olmak, görmek ve de duymak istiyorlar. Bu istek ve duyarlılık için sayın CUMHURİYET HASLK PARTİLİLERİNE müteşekkir olmamak elde değil. Bir şehit yakını olarak, kendi köyünde mezarı başında dalgalanan Türk bayrağını her gördüğümde içimde kopan fırtınayı tarif etme imkanım yoktur, lügatlar ise yetmez. Ben uzaktan da olsa yakını iken bu duygularla doluysam acaba o ŞEHİTİN NASI hangi manevi ve yüksek değerlerle dolu ve iç içedir? Bunlar düşünülüyor mu? Bu memleket tarihin boyunca Türk'ü, bu gün de Türk, daha yüzyıllarca da TÜRK kalacaktır. Duyarlılığınıza teşekkürler...

Yalnıztürk 
 19.10.2009 10:38
Cevap :
Çok teşekkür ederiz yazdıklarınız için.. Sevgilerle  20.10.2009 22:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 384
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1648
Kayıt tarihi
: 02.05.09
 
 

Yazmayı, okumayı, paylaşmayı, özgürlüğü seven, "BİLGİ"lenirken, "BİLGİ"lendiren dünya insanıyım. Lai..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster