Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
740
 

Her Aşk Bir Aldanıştır

Her Aşk Bir Aldanıştır
 

"İnsan öncelikle bir aldanışa aşık olur.Sonra o aldanıştan bir hakikat yapmaya çalışır hayatına."*

Hayatımızın sonbaharından kışa geçerken bazen duygularımızın ağırlığını taşıyamayız... Yaşam fazlasıyla yormuştur yüreğimizi. Öfkemiz, kırılganlığımız, kapılarımızı kapatıp iç bükey bir yalnızlığa çekilmemiz bu yüzdendir.

Oysa saklı gölümüzdeki fırtınalar dinmiş, sahilimize vuran yaşam tortuları, can kırıkları, sevda artıkları ve daha ne varsa temizlenmiştir artık.

Sakin ve sessiz kendi yalnızlığımız içinde huzurlu bir yaşam sürerken; kış günlerinin o sisli puslu serin günlerinin birinde aniden bir güneş çıkar. Yaşanan yalancı bahar havasına kapılıveririz... Özlemişizdir o sıcaklığı. İçimizi sarıveren isimlendiremediğimiz duygularla doluveririz.

Hani şair, "Ey ömrün en güzel türküsü, aldanış / Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış" ** der ya; biz de içimizdeki kışa aldırmadan, aldanıveririz  içimizi ısıtan o güneşe... Ve o güne kadar yaşadıklarımızın bir yanılsama olduğu gerçeğiyle başbaşa kalıveririz birden.

Unuttuğumuz, ama belli ki farkında olmadan özlediğimiz duygular uzak bir geçmişten geri dönmüştür. Hafif bir esintiyle saklı gölümüzün dip suları hareketlenir yeniden. İçimizden bir ses bize, aşkın; tene mananın derinliğinden ulaşabilmek olduğunu fısıldar. 

Ayaklarımızı yerden kesen bir heyecan ve dudaklarımızın kenarına takılan kocaman bir çocuk gülüşüyle dolaşırız gün boyu. 

Mutluluğun hazzını yaşarken ne büyük bir aldanış içinde olduğumuzu bilmeyiz elbet!

Ve erken iner kış ikindileri. 

Hava birden soğur!

Yüreğimiz elimizde öylece kalıveririz...

Yerine koyamayız bir türlü, elimizde yavaş yavaş ölümünü seyrederiz .

Tuhaftır, acı çekerken bile dudağımızın kenarındaki o tebessümü silemeyiz nedense. Bir aldanış da olsa yaşadıklarımızdan pişmanlık duymayız. Bir tür gönüllü mutsuzluktur yaşadıklarımız.

"Sen ol da / İster yar, ister yara ol / Lütfunda başım üstüne,kahrında"*** mantığı ve kabullenişiyle yaşamaya devam ederiz duygularımızı. Ve aldanarak öğreniriz sevmek için ille de görmek, dokunmak gerekmediğini...

Zaten insanlar Tanrı'yı da görmeden sevmiyorlar mı?

 

* M.Mungan / Kibrit Çöpleri     ** Ahmet Muhip Dıranas / Olvido     *** Şems-i Tebrizi

 

 

 

Nil ALAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel ifade ediyorsunuz. Aldanış da olsa vazgeçilemeyen Aşkı emeğinize sağlık selamlar

Cemile Torun 
 21.11.2012 20:01
Cevap :
Teşekkürler Cemile Hanım, ziyaretiniz ve paylaşımınız için. Sevgiyle...  23.11.2012 22:40
 

Yine ne güzel yazmışsın Sevgili Melek...Evet içimizdeki o derin boşluğu doldurmak adınadır her aldanış, her acı...Ve o boşluğu dolduran duyguyu öyle çok seviyoruz ki;o yüzden dokunmadan,görmeden sevmeye devam etmeler...Kalemine sağlık, sevgiyle...

fatma iyibilgin 
 11.11.2012 21:23
Cevap :
Biz birbirimizi çok iyi anlıyoruz... Paylaşımın için çok teşekkürler, sevgiler.  12.11.2012 1:03
 

Farkındalığınız imrendirdi beni... keyifle, kulağıma küpe yaparak okudum...saygımla

hüzünkakan 
 29.10.2012 18:29
Cevap :
Ziyaretiniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler.Her daim sevgiyle...  30.10.2012 11:09
 

Yaş dönemimize uygun, keyifli ve güzel bir yazı. Bizlere gösterdiğiniz madalyonun diğer yüzüne bakınca aklıma geldi; şu an burada yazmayan çok değerli bir kalem (M.Özgür) "Aşkın Sakınımı Yasası" başlıklı bloğuma yazdığı yorumda demişti ki:"... Aşk kök bence. Sevgi ve diğer güzel duygular onun ehlileşmiş hali, bir bakıma türevi. Büyütmek korumak da yakıp yıkp tüketmek de tümü nasıl yaşandığına bağlı. Yok olmuyor aslında aşk başka bir duyguya dönüşüyor. Kaynağı boşluk duygusudur aşkın... Ve beynimiz asla boşluk kaldırmaz..." Değerli paylaşımınıza teşekkürlerimle...

Ersin Kabaoglu 
 29.10.2012 15:41
Cevap :
Aşkın kaynağının içimizdeki boşluk duygusu olduğu doğrudur.Yaşamımız boyunca hep o boşluğu doldurmak isteriz, öyle ya da böyle. Tıpkı bir puzzle'ın eksik parçasını aramak gibi. Ve bazen doğru parçayı asla bulamayız...Ve de sonunda içimizdeki boşlukla yaşamasını öğreniriz. Anlamlı ve güzel yorumunuz için teşekkürler.  29.10.2012 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 1809
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2067
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

Burada yazarken kim olduğumuzun, ne olduğumuzun bir önemi olmadığını düşünüyorum. Önemli olan yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster