Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '06

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
4314
 

Her başlangıç bir son, her son bir başlangıçtır aslında

Her başlangıç bir son, her son bir başlangıçtır aslında
 

İlk adımları atmayı severim. Hem de, en az artık adına "bu gün" dediğimiz zaman diliminde yerini almış olan bir çok şeyin öncesinde geçirdiğim ve o azımsanmayacak şiddette ki, zihinsel hesaplaşmaları yaşamayı sevdiğim kadar.

Ardıma baktığımdaysa en çok, ilk adımlarımın toprakta bıraktığı o ürkek ama, bir o kadar da cesaret yüklü olduğunu bildiğim izleri, tebessümle hatırlamayı severim...

Sonuçları; asla mutlak bir şekilde önceden kestirilemeyecek dahi olsa, bu yolculuğa doğru, limandan ayrılabilmeyi severim...

Bir karar öncesinde yaşanan medcezirlere rağmen, iç sesimin beni o bariz ve birtek olan yöne doğru, sevk edişini tekrar tekrar deneyimlemeyi severim...

Halen üzerinde taşıdığı o “belirsizlik" denen gizem örtüsüne, elimi dahi süremeden "bilinmez" denen şu çekici yabancıyla, flört etmeyi severim...

Yaptığıma bazen “deli cesareti”, bezen de “çılgınlık” deniyor da olsa “sezi” diye de adlandırdığımız o ne olduğu çokta bilinmeyen seslenişin buyruğunda hareket edebilmeyi, bu hissedişe teslim olabilmeyi severim...

Yüreğimin sesine kulak verip, sonucunda yanılmış olmanın da riskini alarak harekket edebilmeyi, “doğru” dediğim şeyin bazen sadece “benim doğrularım” olduğunu bildiğim halde, bu uğurda yenmek veya yenilmek derdi taşımadan isteklerim için yüreğimi ortaya koyarak, bu uğurda mücadele edebilmeyi, gerektiğin de sabretmeyi ve zamana güvenebilmeyi severim...

Yeri geldiğinde, eğer yanıldıysam bunu kendime adlandırmayı, bu itirafı yüreğimle olduğu kadar aklımla da paylaşabilmeyi ve isteklerimden gerekliliğine inandığımda ne olurlarsa olsunlar, vazgeçebilmeyi severim...

Eğer hala gerekiyorsa; yaşadığım yanılgının beni acıtışını göze alabilmeyi, acımın beni olgunlaştırmasına teslim olmayı, acı duyanın aslında benim kendimi fazlaca önemseyen yanımın, bana bir oyunu olduğunu görebilmeyi severim...

Deneyimleri, diyetlerini ödeyerek satın almayı...satın aldığım bu deneyimlerin, geri de kalan yolculuğum süresince beni sırtında taşımasının keyfini çıkarmayı, severim...

Edindiklerimi, yaşamıma kattıklarımı, yanımda taşıdıklarımı, ulaştıklarımı ve henüz ulaşamadıklarımı, karşı kıyıda durupta bana artık ulaşamayacakları, ister benim olsun, isterse benimle; benden bir parça taşıdığına inanadıklarımı severim...

Yüreğime dokunup geçmişleri, arzularıma karşılık gelmişleri, kokusuyla, sesiyle, soluğuyla, teniyle, duruşuyla; an olmuş zihnimde, zaman olmuş yüreğimde belki yakınımda, belki de uzağımda; ama "ben'de" yer edinmiş herkeze ve herşeye; en az kendim kadar değer verdim. Bütünde eser miktarda da olsa, benden iz taşıyan her ne varsa tüm yansımlarımı en az kendim kadar sevdim...

Sevgi ve ışıkla

Ayna

11.12.06

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bende tüm söz ettiğin nedenlerden ötürü... Seni ve yazılarını okurum:)

Yücel EVRENN 
 11.12.2006 11:33
Cevap :
Ben de sana; ilgin, desteğin ve inceliğin için teşekkür ederim.... Sevgi ve ışıkla Ayna  11.12.2006 12:50
 

yani....

Ali Gülcü 
 11.12.2006 1:51
Cevap :
Yani; sonlarda da, başlangıçlarda da her şey ve herkez hala bir arada... çünkü onlar ve olanlar aslında bir "yansıma" Sevgi ve ışıkla Ayna  11.12.2006 12:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1159
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 1804
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster