Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
66
 

Her çalgıyı çalan müzisyenler

Her çalgıyı çalan müzisyenler
 

Ellerinin altında orkestralar ve orkestra şefleri de var.


Bakmayın çalgıdan, müzisyenden bahsettiğime ve lütfen hiçbir değerli müzisyen arkadaşım alınmasın, bu kavramı sadece metafor olarak kullanacağım. Her türden, konumdan insanın uyumlu bir orkestra düzeninde kullanıldığı bir başka düzenden söz edeceğim.

Bugün konu yine canlı bombalar.

Canlı bombalar, canlı bombalara yol gösterenler, canlı bombalara yol gösterenlere talimat verenler.

Canlı bomba yetiştiren kurumların, kuruluşların, kampların başında duranlar.

Diğer bir deyişle, basamağın en altındaki salak canlı bombalarla en tepesindeki kendini dünyanın sahibi sayan sözde akıllı uyanıklar.

Tabii ben bu adamların ya da kadınların hiç birini tanımıyorum.

Hani filmlerde yazar ya “bu filmdeki kişilerin gerçek hayatta olanlarla bir ilişkileri yoktur” diye. Benim canlı bombalarımın da, emrinde olduklarının da, emrinde olduklarının uşaklık ettiklerinin de hiç birini gerçekten tanımıyorum.

Sadece insanlara, olaylara, gidişata bakıp kendimce bir çözümleme yapıyorum.

*

En yukarıda her çalgıyı çalabilen, çaldırabilen müzisyenler var. Onların gitarı da, piyanoyu da, davulu da, zurnayı da, sazı da, curayı da, kabilelerin kullandıkları tamtamları da, tulumu da, her türlü yerel çalgıyı da iyi çalabildiklerini düşünüyorum. Hem çalabiliyor, hem çaldırabiliyorlar.

Ayrıca ellerinin altında bestekârları, orkestraları ve orkestra şefleri de var.

Onlarda çeşit çeşit beste ile o besteleri birer birer seslendirecek çalgılarının başında bekleyen çalgıcılar her zaman hazır.

İcrayı da dünyanın her yerinde ve istedikleri yerden orkestrayı harekete geçirerek yapabiliyorlar.

Onların sazlarının biri koltuklarının altındaki kendi terör uzmanları, bir diğeri o uzmanların yetkili kıldıkları, bir diğeri terör kamplarına yönetici olarak atananlar, bir başkası kampın eğitmeni, bir başkası kampın köpeği, bir başkası kampta eğitilip her türlü kullanılanlar, bir başkası satın aldıkları yetkililer ve öteki sazlar da bu listenin dışındaki diğerleri…

Besteleri bunlar çalıp çaldırtıyorlar.

Görüldüğü kadarıyla kullandıkları başlıca enerji kaynağı para.  Sadece para. Başka ne olabilir ki?

Dünyaya şekil vermeye çalışırken para ile her tür besteyi icra ettirebiliyor; dünyanın her yerinde, ulaşabildikleri her müzisyeni koroya katarak kullanabiliyorlar.

Daha da zenginleşmek için; kendi inanç ve ideolojilerini dünyaya egemen kılmak için, ya da bizim hemen bilip anlayamayacağımız emellerini gerçekleştirebilmek için bir yerlerde, satın alınmaya hazır birilerini paranın ucunu göstererek istedikleri zaman harekete geçirerek çalışıyorlar.

Bir parmak şıklatma ile Daeş gibi bir terör örgütünü kurdurtup aktif hale getirebiliyorlar.

İyi hazırlanmış senaryolarla dinini de, kendini de iyi bilmeyen saf, saman insanları aptalca bir eylemde ölürken ve suçsuz insanları öldürürken “dinlerinin kahramanı” olacaklarına inandırabiliyorlar.

Onlara eğitim kampları hazırlayabiliyor, kamplara yöneticiler, eğitmenler atayabiliyor, muhafız köpekler bulabiliyorlar.

Duruma göre hedeflerindeki ülkelerin parlamentolarını ele geçirebiliyor; bunu yapamadıkları zamanlarda parlamentolara vekiller sokabiliyor; o vekilleri kepçe niyetine kullanıp kazanları karıştırabiliyorlar.

Akıl ya da para oyunları ile kendileri ile bağları olmayan farklı ülkelerdeki siyasi yönetimleri de emellerine alet edebiliyorlar.

Duruma göre bilim adamlarını ayarlayıp dünyanın yeni yeni tanıştığı bombalar imal ettirebiliyor, tuzaklar hazırlayabiliyorlar.

Gencecik kızları ve erkekleri türlü yol ve yöntemlerle kandırtıp, her türlü kullanıp, uyuşturucularla insanlıktan çıkartıp canlı bomba yapabilecek kişileri çok iyi doyurarak, onların güç sahibi, yat kat sahibi olmalarını sağlayabiliyorlar.

O iyi semirtilip güç sahibi kılınan; kendi evlatlarını gelişmiş ülkelerin üniversitelerinde okutmaları sağlanan taşeronları da insafı, vicdanı, insanlığı, dürüstlüğü aldıkları paralar ve edindikleri konumlar karşılığı soyunup bir kenara koyabiliyorlar. Köylerden, kentlerden; yurt içinden, yurt dışından devşirdikleri gençleri kendi terörist projelerinde kullanabiliyor; taze bedenlerine bombalar bağlayıp suçsuz günahsız insanları katletmek üzere meydanlara, hava alanlarına salabiliyorlar.

Kandırılmış, uyuşturulmuş, özgüvenleri bombalanıp yok edilmiş, çoğu uyuşturucu bağımlısı kılınmış, kamplarda beyni yıkanmış gençler eylemlerde katliamların maşası olup yaşamlarını yitirirken, başka masum insanların canına mal olurken; tepeden tabana başta ve aralarda bulunanlar şimdilik ve bir yere kadar semiriyor, daha fazla canlanıyorlar.

Ama bir gerçek de var ki insanlık tarihi bütün bunları bir gün ayan beyan yazacak.

Bir zamanların firavunları gibi, bir zamanların güçlü führeri Hitler gibi, kan döken, kan emen diğer bütün diktatörleri ve zalimleri gibi adları o arkasına saklandıkları para kitabının sayfaları çürüdükçe ortaya çıkacak; dünyanın her yerinde, her dinden, her kültürden barışı, hoşgörüyü savunan kitleler tarafından her biri lanetle anılacak.

Haberleşmenin en hızlı olduğu zamanlardayız ve bekliyoruz. Aklı zehir gibi çalışan uzman kimseler televizyon kanallarında kafa patlatıyor. Her türlü ayrıntı dile geliyor.

Umudum ve beklentim odur ki; onların kimlikleri de, marifetleri de çok fazla gizli kalamayacak.

30.06.2016

11:54

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 324
Toplam yorum
: 218
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 194
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster