Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
20393
 

Her düşüncenin bir frekansı vardır; “Neden hep benim başıma geliyor”?

Her düşüncenin bir frekansı vardır; “Neden hep benim başıma geliyor”?
 

"Neden hep benim başıma geliyor" sorusunun altında yatan gerçek aslında ne?

Her düşüncenin bir frekansı vardır. Kişinin sürekli düşündüğü düşünceler etrafa manyetik bir sinyal yayar ve zamanla bu sinyaller, sinyalleri yayan kişiye geri döner.

Gün içerisinde beynimizden geçen binlerce düşüncenin etrafa yaydığı sinyalleri düşünebiliyor musunuz? Neyi düşünürseniz aslında kendinize onu çekersiniz. Buradaki en büyük sorun şudur; insanların çoğu genelde neleri istediklerinden daha çok neleri istemediklerini düşünür.

Kendisini kötü hisseden kişinin evrene yolladığı sinyal de budur: “beni hep kötü hissettir.” Bu sinyali göndermeye devam ettikçe, bu kötü hissettme hissi kişiye fazlası ile geri döner. Kısaca neye odaklanıyorsan, onu alırsın. Yakındığın bir şey varsa yakındığın şeyi kendine daha çok çekmeye ve yakındığın şeyler ile ilgili olayları daha çok yaşamaya başlarsın.

İnsan aslında bir nevi bir mıknatıstır; olayları, insanları kendine çeken bir mıknatıs…

“Neden hep benim başıma geliyor” sorusunun altında yatan gerçek aslında ne?

Neleri kendinizde değiştirmek isterdiniz?

Neden başımıza gelen benzer şeyleri, farklı zamanlarda tekrar, tekrar yaşıyoruz?

Başımıza gelen şeyleri tekrar tekrar yaşıyoruz çünkü olaylardaki insanlar değişiyor ama olayın özü değişmiyor. Olayın özü; kişinin kendisinde yarattığı ve yaydığı enerjiden ibaret aslında… Ve bilinçaltına yerleşmiş korkularından…

Nasıl bir enerji ürettiğinizin farkında mısınız? Hastayım dedikçe hasta oluyorsunuz, param yok, borç çok dedikçe parasızlığı ve borçları çekiyorsunuz, gene terk edilirim ben bu şansla dedikçe değersizlik korkunuzu tetikledikçe terk ediliyorsunuz.

Karmaya gerçekten inanıyorum çünkü insan ne yaparsa kesinlikle bir şekilde ona geri dönüyor. Karmaları temzilemeden dengeye geçmek pek mümkün değil. Bir diğer inandığım önemli nokta da; bir insan sürekli korkularını kafasında evirip çevirdikçe, o insanın korktuğu gerçekleri kendisine çağırdığı ve onu yaşadığı… Neyden çok  korkuyorsanız o başınıza gelmeye başlıyor.

Neyi, kimi yargılarsanız aynı olaylar başınıza gelmeye başlıyor. Ne kadar kilo almış, “ne kötü” olmuş diye kafanızdan geçirdiğiniz bir düşünce veya bunu dile getirişiniz bile aynı enerjiyi aktive ediyor ve bir bakıyorsunuz zamanla kilo almışsınız. Dikkat; “ne kötü” kelimesi! Olumsuz düşünceleri bırakmadan olumluyu getiremezsiniz.

Birileri sürekli düşüncelerinizi onaylamıyor mu; şöyle bir geçmişi tarayın bakalım siz zamanında kimleri onaylamamışsınız?

Neden sizle ilgilenmeyen bir eş/partner var hayatınızda? Şöyle bir geçmişi tarayın bakalım siz zamanında kimlerle ilgilenmemişsiniz ya da ilgilenmiyorsunuz?

Neden hep aynı tipteki adamları, kadınları çekiyorum kendime diye soruyor musunuz? Neden hep terk ediliyorum, aldatılıyorum veya bir ilişkiye başlaya mıyorum? Çocukluk döneminde anne ve baba ile yaşanan ilişkinize bir inin, o dönemde hangi korkular, hangi yaşadığınız eksiklikler, hangi suçlanmalar veya çocukluk dönemi travmaları bilinçaltınızda kodlandı? Anne veya babaya duyulan öfke, ebeveynlerinizden birinin diğerini aldatmış ya da terk etmiş olması veya yürümeyen bir ilişkileri varsa onların ilişkilerini bilinçaltında düzeltme isteği acaba şimdiki hayatınızda hep aynı tip insanları mı size doğru çekiyor?

Şu soruları kendime  mi önce bir sormalı mıyım?

“Sen gerçekten kendini seviyor musun? Sen kendini sevmezsen başkası seni niye sevsin?”

“Sen değersiz hissediyorsan sana karşındaki niye değer versin.”

İçinizdeki değersizlik korkusu ile karşıdakine “gel ben değersizim, beni üz!” sinyali mi gönderiyorsunuz yaydığınız bu enerji İle?

Dengede olmak ve dengede kalmak; aslında sorunun cevabı bu… Yani sırasıyla; kabullenişe geçmek, affetmek ve dengede kalmak… Affetmek; kendini affetmek, bugüne kadar bize zarar vermiş insanları, ilişkileri, olayları affetmek… Bu affetmekten kastım onları haklı çıkartmak ya da yüzlerine sen haksızdın ama seni affettim demek değil; sadece o insanların ya da olayların üzerimize yapışmış kötü enerjilerini üzerimizden atmak için sadece  kendi içimizde affetmek…

Birilerinden, bir şeylerden sürekli bekleyerek ya da beklentilere yapışarak yaşamaya uğraşmamak; birileri tarafından sürekli onaylanma ihtiyacı duymamak, sürekli birilerini mutlu etmek için kendinden aşırı vererek kendini mutsuz etmemek;  anı anda yaşamamak… Aslında kısaca bu saydıklarımı göz ardı etmeden yaşama sadece nefes almak için değil tam anlamı ile tutunarak ama bunu sağlıklı bir zihin ve ruh haline kavuşarak yapabilmek…

Geçmiş karmaları temizlemek…

Değişim için gönül verdiğinizde; hayatınızı, işinizi, şirketinizi ve kendiniz hakkındaki hislerinizi DEĞİŞİM YOLCULUĞUNUZDA yol alacağınız birer seçenek yaparken ve kendinizi geliştirirken bulacaksınız. Bunlar evet belki küçük değişimler değildir ve hatta bu yolculukta kimi zaman kendinizi bunalmış hissedeceksiniz. Bu durumda sabırlı olmak ve kendine güven o anki bunalmışlık hissini dağıtmak için en büyük desteğiniz olacaktır.

Giriş kısmını yaptığımız bu yazıdan sonra “Değişim” ve “İçimdeki ben’e adım adım” başlıkları altında başlayacak ve bölüm bölüm devam edecek  bu yazı dizimin her bölümündeki yazılarda  değişim ve yenilenme için farklı bir soluk, farklı bir heyecan ve değişim için kopamayacağınız bir istek olacak.

Değişim yolculuğuna başlarken geçmişteki şeyleri serbest bırakacağını önce kabul etmeye başlayacaksın,  yaşamının kalitesi arttıkça olmayan şeyler için söylenmek yerine zamanla daha azı ile yetindiğini göreceksin.

Hayatı basitleştireceksin o zaman…

Kendine daha iyi davranmayı seçeceksin.

Enerjini emen ilişkileri bıraktığını, bunu yaptığında başına iyi olaylar gelmeye başladığını, kişilerin senin kural ve sınırlarına uymalarını istediğini,  geçmişinden gelen şeyleri zamanla üzerinden yolladığını göreceksin.

Değişim yolculuğu harika bir yolculuktur.

 

Yeşim Buyurgan

İletişim Uzmanı, Yaşam ve İlişki Koçu

NLP Practitioner, Eğitmen

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 402
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 3524
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster