Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
2016
 

Her evde bir kütüphane olmalı

Her evde bir kütüphane olmalı
 

Ortaokul yaşlarıma kadar, kaynak olarak yararlanabileceğim, herhangi bir konuda araştırma yapabileceğim kitapların olduğu bir kitaplığım yada kütüphanem olmadı. Ödevlerimi araştırmak için ya komşulara giderdim, ya da kitapları olan akrabalarıma. O zamanlar en zengin kitap ve ansiklopediler dayımın evinde vardı. Halen de iyi bir kütüphanesi vardır. Bu beni çok imrendirir ve kıskandırırdı. O kadar kıskandırırdı ki, üzülürdüm de. Bu durum babamı etkilemiş olsa gerek ki, bir gün iş dönüşü elinde bir koli ile gelmesi beni çok sevindirmişti. Kolinin içinde de sekiz ciltlik “Gelişim Ansiklopedisi” çıkmıştı. Taksitle aldığı bu ansiklopediler, ilk ansiklopedilerimdi. İleride oluşturacağım kütüphanemin de ilk kitapları !..

O yaşlarımda, daha henüz bilgisayar yaygınlaşamamışken bu ülkede ve gazeteler bu kadar çok magazinleşmemişken, fasikül fasikül kitap verirlerdi. Biriken bu fasikülleri daha sonra ciltletirdim ve kendime ait kitaplığım yavaş yavaş böyle oluşmaya başladı. Sonraları bazı gazeteler, biraz da rekabetten olsa gerek ciltli kitaplar, daha daha sonra, ciltli ansiklopediler vermeye başladılar. Ama kupon karşılığı. Olsun varsındı, kitaplarım olacaktı ya sonunda, koymazdı bana hazır alınmış olmaması, kağıdının biraz daha kalitesiz olması falan filan. İçindeki bilgi önemli değimliydi ? Uzun yıllar böyle kitap topladım. Hatta okul harçlığımı harcamayıpda, kuponlu gazete alırdım her gün. Aldığım gazetelerin kuponlarını özenle kesip biriktirirdim, arada bir kaçırırdım, gazete alamazdım falan parasızlıktan. Sonra gazetelerin ek kuponlar vermesini bekler eksiklerim kadar alıp, otuza, kırka tamamlardım seriyi ve kitaplarımı almaya giderdim büyük bir hevesle. Yıllar sonra kendimce iyi bir kitaplık oluşturdum. Halen de kitap alıyorum. Ama bir farkla. Artık kupon biriktirmiyorum. Bizzat kitabın kendisini, orijinali ve değerlisini alıyorum. Ama keşke şunlar da olsaydı diyebileceğim ansiklopediler ve kitaplar yok değil.

Bu konu nereden aklına geldi diye bir soru sorabilirsiniz. Anlatayım!.. Dün büyük bir alışveriş merkezine dolaşmaya gittim. Herkesin bir ilgi alanı vardır ve hemen o yere yönelir ya! Yalnız gitmenin avaştajını kullanarak, hemen elektronik bölümüne gittim. Çoğu zaten bildiğim şeylerdi. Çünkü yaptığım iş teknolojiyi takip etmeyi gerektiren bir işti. Fazla durmadım. Sonra kitap ve cd reyonuna gittim. Yeni çıkan kitaplara, eskiden çıkıp da, yeni basılmış kitaplara baktım. Uzun bir süre vakit geçirdikten sonra da eli boş çıkılmazdı değil mi? Ben de 3 tane kitap alarak çıktım oradan Ama aklım diğer kitaplarda kaldı.

Aldığım kitaplar “dünya klasikleri” örneklerindendi. Dostoyevski‘nin “Karamazov Kardeşler” ve “Delikanlı” isimli kitapları ile Emil Zola’nın “Meyhane” isimli kitaplarını aldım. Bu kitapları okumuştum çocuk yıllarında ama bir kez daha okumanın zararı olmadı değil mi? Sonra düşündüm. Bu kitaplar ben de yok muydu? Sanırım vardı daha önceden. Ama şuan fiziksel olarak yok. Ya birine verdim okusun diye, geriye gelmedi. Ya da eve gelen biri tarafından alındı ve iade edilmedi. Sonra aklıma geldi, kaç tane kitabım vardı? Ne kadar olmalıydı? Bunun bir sınırı var mıydı?

Bu sorulara cevap ararken ben kasada sıra bekliyordum. Paramı ödedim ve eve gelene kadar bunları düşündüm, sonra bu yazının bazı satırları oluştu zihnimde ve yazma kararı aldım. Bunu sizlerle paylaşmak istedim. İşte bu yazıyı bana yazdıran sebepler bunlar.

Kitap, bir bireyin gelişmesi için çok önemli bir faktör. Bu yüzden çocuklara küçük yaşta kitap okumayı öğretmeli, bunu alışkanlık haline getirtmek lazım. Hatta, çocuklar kendi kitaplığını oluşturmak için serbest bırakılmalı, özendirilmeli. Geniş bir kitaplık çocuğa okuma ve seçme özgürlüğü kazandırır. Ama her şeyden önce okuma isteği kazandırır.

Bu nedenle her evde bir kütüphane olmalı. Artık kitaplar o kadar da pahalı değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

evet kitaplık duvardan duvara olsa harika oluyor ama bakasına verilmiş kitaplar yüzünden olamıyor tabii. Tek istğim oluyor benim o alıp getirmeyenlerden siz de başkasına verin o kitabı.

S.USLU 
 02.02.2007 13:13
Cevap :
Mdem geri getirmiyorlar, başkasına versinler değil mi ? Güzel bir istek !. Katılıyorum size. Teşekkürler.. Selamlar  02.02.2007 16:00
 

"En büyük hayalin nedir" diye sorsalar hiç düşünmeden "Duvardan duvara bir kütüphane" derim. Yavaş yavaş arşivimi genişletsem de, ödünç verdiğim kitapların iade edilmemesi yüzünden sayıdaki artışın ivmesi, olması gerektiği kadar değil. Yalnız, kitap fiyatlarıyla ilgili size katılamayacağım; gerçi pahalı ya da ucuz göreceli kavramlar. Bence kitaplar hayli pahalı. Mesela ben hiçbir zaman bir kitapçıya gidip 3 kitap birden almam, çünkü alamam. Ama o günler çok yakında, okulum bitmek üzere :)

OynamıYorum 
 29.01.2007 20:32
Cevap :
Evet haklısınız kitaplar çok pahalı. Özellikle populer yazarların kitapları fahiş rakamlarda. Bırakın bir anda 3 kitap almayı, ayda bir kitap bile alınamayabilir. Bu konuda size sonuna kadar katılıyorum. Bununla ilgili de bir yazı yazmıştım. Orijinal baskı kitaplar çok pahalı, korsanlar çok ucuz diye. Korsancılığa destek çıkıyorum diye eleştiri almıştım. Ne alaksı var. Herkes okusun kardeşim. Herkes kitap alabilsin. Benim derdim bu. Gelecekte umaraım " duvardan duvara bir kütüphaneniz " olması dilkelerimle, mutlu günler dilerim. Sevgiyle kalın. (not: Benim aldığım kitapların adedi 4 YTL idi. Hem de korsan değil. Yoksa pahalıktan dert yanan biri aynı anda 3 kitap alabilir mi ? Nerdeeee ! )  30.01.2007 10:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2483
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster