Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
648
 

Her fabrika bir kaledir...

Her fabrika bir kaledir...
 

Geçtiğimiz günlerdeki kargaşanın arasında sessiz sedasız Samsun limanı da elimizden kayıp gitti.

Aslında sadece Samsun limanı değil son yıllarda ülkemizin tüm kaynakları, limanları, sanayisi, bankaları, haberleşmesi yabancılara satıldı.

Son sekiz yılda satılan arazi, Fabrika ve işletmelerin sayısı neredeyse sekiz yüze yaklaşmış durumda.

Yani elimizde neredeyse hiçbir şey kalmadı.

Durumumuz Osmanlının son dönemleriyle kıyaslandığında inanın çok farklı değil.
O günlerde de ülkenin işletmeleri, fabrikaları, bankaları, ticaret yabancıların elindeydi.

Neredeyse bu gün de…

Büyük önder Atatürk 20 Ekim 1927’de yazdığı o çok önemli Gençliğe Hitabe’siyle cumhuriyeti emanet edeceği gençlere seslenirken…

Gelecekte cumhuriyeti bekleyen tehlikelere karsı da dikkat çekiyor ve gençliği cumhuriyeti bekleyen tehlikelere karsı uyarıyordu.

Ne diyordu Büyük Önder Hitabe’de

“Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, ”
“bütün tersanelerine girilmiş”
“bütün orduları dağıtılmış”
“ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.”

Aslında hep de merak ederim…

Bütün tersanelerine girilmeyi belki anlayabiliyoruz, bütün ordularının dağıtılmasını da…

Hadi diyelim işgali de, Kurtuluş Savaşı öncesiyle bildiğimizi farz edelim.
Peki, orada bahsedilen bütün kaleler ne anlama geliyor anlayabiliyor muyuz?
İnanın sanmıyorum.

Kale denilince akıllarına sadece…

Battalgazi , Malkoç oğlu türünden filmlerdeki kale sahneleri

Ya da

Gezdikleri yörenin tarihi kalesi gelenlerin bu sözdeki anlamı anlamaları pek mümkün değil…

Hem zaten bu güne kadar ki uygulamalarına bakıldığında da hatta iktidarıyla muhalefetiyle partilerin programlarına biraz göz atıldığında da bunun yeteri kadar anlaşılmadığı ortaya çıkmaktadır.

O halde kalenin bir tanımını yapalım.

Türk Dil Kurumunun sözlüğüne göre “düşmandan korunmak için kurulan etrafı yüksek duvarlarla ve mazgallarla çevrili yapı. “

Peki, Hitabe’de konu edilen kale nedir?

İşte orası çok önemli…

Orada kale:

Düşmana karsı ekonomik bağımsızlığımızı sağlayan, , onlara muhtaç olmadığımız…
Her fabrika…
Her işletme…
Her liman…
Her tersane…
Her bankamız…
Telekom…
Tüpraş anlamında kullanılmaktadır.

Bunların hepsi ekonomik bağımsızlığımızın kaleleridir.

Atatürk’ün söylediği “Her fabrika bir kaledir.” Sözü tam da bunun ifadesi değil mi?

Ne demişti ekonomiyle ilgili Atatürk “Ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık olmaz.”

Kaleleri teslim alınmış bir milletin bağımsızlığı söz konusu olabilir mi?

15–04–2010
Nusret KEBAPÇI

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 218
Toplam yorum
: 111
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 365
Kayıt tarihi
: 07.07.06
 
 

Ben Ankara'da eğitim yöneticisi olarak görev yapmaktayım. Ülkemi cok seviyorum ve ülkemin her sorunu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster