Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '12

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
265
 

Her gün biraz daha kuruyor damarları, içimizde akan ırmağın!

Her gün biraz daha kuruyor damarları, içimizde akan ırmağın!
 

“Her gün biraz daha kuruyor damarları içimizde akan ırmağın!

Balıkların ışıldayan pulları, yırtıcı kuşların tırnaklarına dönüşüyor gittikçe”

Özlemlerimiz tutkuya, tutkularımız hırsa dönüşürse insanlığımızdan ne kaybederiz ya da bizden geriye kalana ne denir?

Ucubeleşmek sadece bedensel mi olur?

Değerlerimizden ne kadar uzaklaşabiliriz?

Her insanın içinde yozlaşmayla olan sınırı nerede başlar?

Çarkın dişlilerine girdiğimizde ne kadar karşı koyabiliriz? Bu konuda kendimize ne kadar güvenebiliriz..?

Bence buna kimse garanti veremez..!

Bana bu sorgulamayı yaşatan Ankara Devlet Tiyatrosu’ nun sahnelediği “Gizler Çarşısı” adlı oyun.

Yazarı, Turgay Nar

Yönetmeni, Laçin Ceylan

Oyun, kıt kanaat geçinen ama ailesine daha iyi gelecek sunma özleminde olan bir beşik ustasının karşısına hayatının fırsatı(!)nın çıkması üzerine temellendiriliyor.

Evli, tek çocuklu sıradan bir yaşantı süren bir insanın hırsının sonucu elde ettiklerinin artık ona bir anlam ifade etmemesi…

Dekor, kostüm ve tiratlarla bazen kendimizi Antik Yunan’ da, bazen de 21 Y.Y.  Türkiye’sinde hissederek zaman kavramanı yitiriyoruz. Böylelikle bu sorunların geçmişten günümüze kadar uzanan insanın varoluş mücadelesiyle süregeldiğini görüyoruz.

"Zaman yoksa mekan olur mu, mekan yoksa zaman olur mu?"tiradıyla da bunu destekliyorlar.

Oyunun bir yerinde Beşikçi’nin şöyle bir tiradı vardı:

 “Ben tek başıma ne yapabilirim ki..?”

Hiçbir şey elimizden gelmese bile algılarımızı açık tutarak amaçlarla araçların birbirine karışmasını engelleyebiliriz.

Sadece bize biçilen gömleği giymeyerek bile farkındalık yaratıp çürümeye bir karşı duruş sergileyebiliriz.

Arada bir hayatımıza molalar verip kendimizi dinleyebilir ve gidişatımızı sorgulayabiliriz.

Çünkü bir de bakmışız ki dönüşü olmayan bir yoldayız..!

“ Yazısını bile okuyamadığım dünya sürekli benden kurban istiyor”

“Atlanıp gidilecek atlar da kalmadı, gidecek yer de yok.”

Sonlara doğru, her şeyini yitiren ve varlık nedenini bile unutan Beşikçi “Kimim ben..?” dediğinde çok geçti.

“Bu beşik öyle bir yola soktu ki beni, artık hiçbir şey yapmak istemiyorum, başka hiçbir beşik yapamaz oldum.”

Bencilliğinin, çıkarlarının uğruna her şeyini kaybetmiş ve bunları yaparken aslında sadece kendi benliğinden olmuştu..!

“Kendimden utanıyorum. Ellerimi kesmek istiyorum, bu ellerle kendime dokunamam artık!

Bu beşiği yapmanın tutkusuyla neyim varsa kaybettim.”

Ve devam eder ;

“Bu kokuşmuş, bu çürüyen “zaman labirenti” nden yeni beşik yapacağım..! Öncekinden daha da ölümcül.”

 “Unutma: Zevkin bitirdiği ey insan, taş sensin, çöl de…ölüm de sen” 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte sorulması gereken sorular. İşte hayat... "O ne demiş" "bu ne demiş" leri bırakıp herkes sadece kendini sorgulamalı. Sarsıcıydı...

Ahmet KARAKAYAN 
 06.06.2012 12:17
Cevap :
Ben de hayatın her karesinde ayrı bir ders, ayrı bir sarsıntı yaşıyorum... Gören gözlere sağlık.  06.06.2012 15:39
 

Teşekkürler Arzu Hanım. Ben bu yazınızı görmemişim hayret... Sevgilerimle.

Adil Serkan SATI 
 05.05.2012 12:35
Cevap :
Serkan Bey, uzun bir süre oldu sanırım yazalı, tiyatro benim istemeden uzak kaldığım bir sanat dalı... Yenilerde eski bu eski dostumun elini sımsıkı tutuyorum. Sevgiyle.  10.05.2012 10:13
 

güzel bir yazı, emeğinize sağlık, emekçilere sağlık...

İbrahim ARSLAN 
 04.05.2012 9:15
Cevap :
Teşekkür ediyorum yorumuna İbrahim, beğendiğine sevindim. Gören gözlere sağlık..!  10.05.2012 10:14
 

Çok güzel bi kurgu paylaştığınız için teşekkürler

MURAT CAN 
 28.04.2012 21:12
Cevap :
Teşekkür eder, iyi günler dilerim.  30.04.2012 9:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 351
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 465
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Kendinin farkında olmakla başlar herşey.  Akar giderken birşeyler insan tutunmak ister hayata. Bu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster