Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
770
 

Her insan, içinde her rengi taşır

Her insan, içinde her rengi taşır
 

İnsanoğlu hep aynı mı? Siz hep aynı mısınz, doğduğunuz günden bu yana? Hep kızgın mısınız mesela? Ya da hep mutlu? Ya da hep hasta? Ya da hep karamsar?

Her insan, duruma, mekana ve karşısındaki insana göre davranışını değiştirir. Her duygu bir renktir. Doğada ne kadar çok renk varsa, insanda da o kadar duygu durumu vardır. Doğada ne kadar devinim varsa, insan ruhunda da o kadar çok hatta daha fazla devinim ve gel-git olabileceğine iddiaya girebilirim. Zaman, zaman da duyguların kontrol edilemediği ya da duygu derinliklerine düştüğü olabilir insanın.

Örneğin babalık duygusunu tadan bir erkekle, baba olmayan bir erkeğin sokakta gördükleri bir çocuğa yaklaşımları ne kadar farklıdır. Sevdiğimiz insanı gördüğümüzde gülümseme rengini alırız, sevmediğimiz bir insanı gördüğümüzde somurtma rengi, istediğimiz bir olay gerçekleştiğinde mutluluk rengi, beklentilerimiz gerçekleşmediğinde umutsuzluk rengidir büründüğümüz.

Genel renklerimiz vardır. Daima üzerimizde taşımaya çalıştığımız. Yine de olaylar ve olgular sonucu renklerimiz değişkenlik gösterebilir. Annemize ve babamıza göre rengimiz beyazken, sevgilimize göre pembe, çocuğumuza göre mavi, patronumuza göre lacivert, komşumuza göre mavi olabilir rengimiz. Belki de biz hep yeşili taşıyoruzdur üzerimizde.

Ben böyle değildim! veya Sen böyle değildin! Hiçbirimiz böyle değilizdir ki. Değişmeyen tek şey değişimdir ve zamana, mekana, hastalığa, sağlığa göre o kadar kolay renklerimiz değişir ki. Birileri bizi sonsuz iyi, diğerleri çok kötü, birileri dürüst, diğerleri yalancı, birileri güvenilir diğerleri güvenilmez bulacaktır. Biraz da diğerlerinin o anki renkleri ile alakalıdır bazı şeyler.

Yıllar akıp gider ve bizler olgunlaşma yolculuğunda yol alırken terazimizin bir kefesine bazı renkler, diğer kefesine de bazı renkler dolar ve elbette ki kefelerden biri ağır basar. Her şey kendine göre gelişirken, renkler de değişir içimizde. Aslında hepimizin ereği iyi bir amaca ulaşmaktır. Egolarımızı besleyen iyi amaçlardır bunlar. Kendimiz için istediğimiz amaçlardır. Yaradılışımızın aczi bir de bakarız ki bizi iyi bir amaca ulaşmak adına, kötü yollara götürmüş. Siyahın kötü bir renk olduğunu düşünmüyorum ama genelde kötü renk olarak algılandığı için örneği siyah olarak vereceğim. Gri olarak girdiğimiz yolda rengimizi beyaz kılmak isterken, simsiyah çıktığımız olabilir.

Her insan her rengini barındırır içinde. Rengini beğenmedik diye bir insana olumsuz tavır takınmak ayıptır bu yüzden. Çünkü bizim içimizde gizli kalmış bir yerlerde o renk vardır ve bir gün muhakkak kendini gösterebilir.
Bu gün uyumlu bir renk sergilediğimiz bir insanla, yarın tezat renkleri taşıyor olabiliriz.

Hepimiz her rengi taşıdığımıza göre, hepimiz aynıyız aslında. O halde insanlara insan gibi davranmak olmalı amacımız. Herkesi kendimiz gibi görebilme yetisine kavuşmak olmalı. Kendimize nasıl davranılmasını istiyorsak öyle davranmalıyız renkdaşlarımıza. O zaman pek çok şey daha da kolaylaşacaktır yaşama dair. En büyük zenginlik insan kazanmak değil midir?

Not: Kaybettiğim insanlara, kendimi sizlerden farklı renkte görme eşekliğinde bulunduğum için özür mahiyetinde yazılmıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 170
Toplam yorum
: 320
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 1310
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

01/06/1967 Rize/fındıklı doğumlu olmama rağmen doğum yerimi hiç görmedim. Türkiye'nin hemen her ilin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster