Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '06

 
Kategori
Kozmetik
Okunma Sayısı
1537
 

Her mağaza bir gülistan

Her mağaza bir gülistan
 

Kremden reçele, lokumdan losyona kadar gülden üretilmiş ürünler mağazalarda yerini alıyor. Gittikçe çoğalan Gül marketler artık birçok kişinin uğrak yeri. Anamaddesi gül olan cilt bakım ürünleri kadınlar tarafından hem fiyatları uygun olduğu için hem de sağlıklı olduğu için tercih ediliyor.

Geçen hafta izlediğim bir çizgi filmde kahraman Pogo arkadaşına şöyle söylüyordu: ‘Düşmanla karşılaştık, bizmişiz’ diyordu. Bu söz bana kendi kendimize iyilik yapayım derken, yaptığımız kötülükleri, özellikle de daha güzel olmak adına nasıl çirkinleştiğimizi hatırlattı. İş güç derken kendimize yeterince dikkat edemiyoruz. Sonra da özde çözüm yerine yüzeyde çözüme gidiyoruz. Genç yaşta yaşlanıyoruz, saçlarımıza aklar düşüyor, yüzümüzde kırışıklıklar gün yüzüne çıkıyor. Çözüm çok basitken biz onu yine çok uzakta arıyoruz. Hatta ne kadar fazla para ödersek o kadar işe yarayacağını, iyi geleceğini düşünüyoruz. Oysa pürüzsüz parlak bir cilde doğal yöntemlerle sahip olmak hiç de zor değil. Nasıl mı? Doğanın bize sunduklarını iyi değerlendirerek. Doğada var olan bitkilerin yağları, sularıyla. Bu konuda çok zengin bir mirasa sahibiz. İngilizlerin meşhur sabununda Türk Gülü var. Gülün suyu da yağı da bizden soruluyor. Bu sene ihracatta Bulgaristan’ı bile geçip dünya sıralamasında birinciliği ele geçirmişiz.

Dünyanın en ünlü parfümlerinin bile özünde gülyağı var. Eskilerde ve bugün de bazı erkeklerin vazgeçilmezi lavanta kolonyasını, kadınlarımızın kullandığı gülyağını, gülsuyunu çabuk unutmuşuz. Biz onları unuturken onlar yurtdışında gözde olmaya çoktan başlamış ve rafların sultanı olmuş bile.

Bazı kaynaklar gülsuyunun 17. yy’dan beri kullanıldığını yazıyor. Damıtma, imbikten geçirme işlemi ise X. yüzyıl sonlarında Arap fizikçisi İbni Sina tarafından bulunmuş. Bu büyük bilgin, bitkilerin yalnız esansından değil, güzel kokulu sularından da yararlanmasını bilmiş. Kahve gibi gülsuyu da Avrupa’ya ise ilk kez Haçlı Seferleri sırasında getirilmiş. Bu maddeler Avrupalı bir işadamının, güzel kokuları ise zamanın güzel kadınlarının dikkatini çekince, böylece Avrupa XII. yüzyılda parfüm yapımına başlanmış.

Bugün ortalama dört ton gülden ancak bir kilogram gülyağı üretilebiliyor. Bir gram gülyağının fiyatı ise bir çeyrek altın fiyatına yakın durumda. Gülyağının ise kilogramı 25 ile 30 milyar arasında değişiyor. Sektörde toplam on üç üretici firma var. Bunların üçü ise Fransızlar tarafından işletiliyor. Bizim yüzümüzü güldüren ise 6 birim kooperatifi, 8 bin üretici ortağı ile günde 320 ton gül çiçeği işleme kapasitesine sahip ihracat şampiyonumuz Gülbirlik. Gülbirlik, aynı zamanda bu sektörde dünyanın en büyük kuruluşu. İhracat ağırlıklı çalışıldığı için kozmetik ve cilt bakım ürünlerinde Rosense markasıyla reçel, lokum gibi gıda ürünlerinde ise Sweet Rose markasıyla; ürünlerini görebiliyoruz. Şirketin bugün parfümden cilt bakım, banyo; tıraş ürünlerinden oda spreyine ve reçeline kadar 19 dalda toplam 66 çeşit ürünü var. Özellikle şampuanları ve erik estratı içeren nemlendiricileri hanımların gözdesi. Erkekler tıraş için, bayanların makyaj çıkarmak için kullandığı cilt temizleme köpüğünü tıraş sonrası cildi nemlendirdiği için özellikle tercih ediyorlarmış. Ürün yelpazelerini hazırlarken bayanlar kadar erkekleri de düşünerek onlara özel bakım ve temizlik ürünleri ve parfümler hazırlamışlar. Bu ürünleri Türkiye’nin her yerinde birçok satış noktasında bulabileceğiniz gibi, satış noktalarının adresleri ve daha detaylı bilgiye www.gulbirlik.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Kolonyayı ise Türkler ilk kez, 1882’de Osmanlılar zamanında tanımış. 1895 yılında Beyoğlu’ndaki ilk eczanelerden biri olan Rebul Eczanesi ise daha o tarihlerde gençleştirici kremler, diş suları, nasır pomadları, lavanta kolonyası gibi pek çok kozmetik ürünü üreterek, ününü İstanbul’a yaymaya başlamış. Mösyö Reboul 1938 yılında, çocukları ve ailesi olmadığı için eczaneyi 18 yıldır birlikte çalıştığı, Cumhuriyet tarihinin ilk eczacılarından Nejat Müderrisoğlu’na devreder. Nejat Müderrisoğlu ustasına duyduğu saygıdan eczanenin adını değiştirmez; ancak kolonyanın keşfedildiği eczanenin altındaki küçük denemeleri son bulmaz. Her defasında lavantanın içinde yer aldığı sabunlar, yüz ve vücut kremleri de üretilir. 80’li yıllarda ise Rebul Silver Line ile ilk erkek parfümlerinden biri üretilir ve Rebul markası özellikle erkeklerin gözdesi olur. Rebul Eczanesi ile başlayan kolonya çeşitlerine parfümlerin eklenmesiyle Repro Kozmetik kurulur. Bugün üçüncü kuşak tarafından yönetilen şirket, orta yaş kadar orta yaş dışında gençler içinde Colors serisini üretiyor. Bu ürünlerin özelliği ise sekiz saat kalıcı olması.

Doğal kozmetiğin avantajları

Bu bitkilerin yararı olmasa bile en azından zararı da olmuyor.

Bazı kozmetik ürünlerin içerdiği kimyasal maddeler, içlerine konan yapay koku maddeleri ve birçok katkı maddesi, sürekli kullanıldıklarında yararlı olmaktan çok zararlı olabiliyor.

Bazı cilt türlerinde ise kimyasal maddelerle ve yapay koku maddeleriyle oluşturulan bu ürünlerin alerjilere yol açtığı da bilinen bir gerçek.

Cilt bakımında kullanmak istediğiniz malzemeleri kendiniz seçebilirsiniz.

Renk, koku ve dayanıklılık bakımından yapay madde kullanmanız gerekmez.

Bilinçli kullanırsanız bu cilt dostu maddelerle cildin işlevlerini destekleyebilir ve cildinizin kendisini yenileyebilmesine yardımcı olabilirsiniz.

Tedavi edici özellikler

GÜL: Özellikle kadınlara faydalı olan güçlü bir ilaçtır. Geçmişte kaybolmuş, duygularına aşırı bağlı, kendilerinin çok farkında olanlar ya da aşırı derecede ben-merkezli olan kişiler için faydalıdır. Üzüntü ve pişmanlık durumlarında yatıştırıcıdır, ruha neşe verir, acıyı ve depresyonu, özellikle de doğum sonrası çocuğunu evde bıraktığı için oluşan suçluluk duygusuna bağlı gelişen ağrılarda iyileştirici özelliği vardır. Deriye canlılık kazandırır ve gerginleştirir. Tonik olarak kullanılır.

LAVANTA: Lavanta düzenleyici bir ilaçtır. Bir moddan diğerine atlayan duyguları dengeler, endişe, panik ve histeriyi yatıştırırken, depresyon ve halsizlik durumlarında kişiye canlılık sağlar. Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.

LİMON: Düşüncelere berraklık sağlar. Cildi gerginleştirir, kırışıkların tedavisinde kullanılır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 1871
Kayıt tarihi
: 08.06.06
 
 

İstanbul’da doğdu. Anadolu Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. İstanbul Ticaret Üniv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster