Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '19

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
17
 

Her Şey Çok Güzel Olacak

Dedim ki bir önceki yazımda: “Benim filmlerden beklentim: filmin bende bıraktığı kalıntıların, yansıttığı duyguları yaşatmasıdır.” Filmin, yansıttığı duyguları yaşatması her zaman güzel olmayabilir. Bu kalıntıları her zaman istemeyebilirsiniz. Bazen yansıyan duyguları, absorbe edip içinizde öldürmek istersiniz çünkü bir süre sonra bu duyguların yaşamasının sizin yaşamınıza zarar vereceğini düşünebilirsiniz. Aslında size tecrübe kattı bu film, düşündüğünüzün aksine size zarar vermemiş olabilir. Baştan belirteyim; bunlar benim düşüncelerim, katılmayabilirsiniz, bir itirazım olmaz. Evet, sizi derinden etkileyen izledikten sonra etkisinden çıkamadığınız birçok film olabilir. Size yaşattığı duygular iyi veya kötü olabilir. Ama film bittikten sonra hemen aklınızdan çıkmasını istiyorsunuz diye de size zarar verecek değil ya! Önce belli bir süre geçmesine izin verin, bırakın bir filmi anlayın; ne oldu ne bitti bana ne kattı? Evet, film sana tecrübe kattı, beklentini karşıladı zira en başta da dediğim gibi filmin sende bıraktığı kalıntılar, yansıttığı duyguları yaşatıyor.
 
Belli bir süre geçtikten sonra gözlerinizi kapayın ve yaşayan duygulara bakın. Ne kadar da güzel filmdi be diyeceksiniz biliyorum, “İyi ki izlemişim!”. Bazı filmler öyledir ki her repliğini hatırlayacak, hatırlatacaksın. Tekrar edeceksin, paylaşmak isteyeceksin belki de. Bazen replikleri yanlış hatırlayacaksın ama kafanda doğrusunu istemeyeceksin çünkü sana bu hali daha güzel gelecek. Filmden bazı kareler aklında olacak, yönetmeni öveceksin. Hatta belki bazı kareleri arka planın yapacaksın. Müzikler seni senden alacak, telefonuna kaydedip tekrar tekrar dinleyeceksin. Müzikler sende bazı duyguları uyandıracak, filmin ritmine göre senin modunu düşürüp çıkaracak. Filmin mekanlarını merak edip ziyarette de bulunabilirsin, oralarda çekilen sahneler gözünün önüne gelecek. Bol bol film hakkında arkadaşlarınla konuşacaksın, yeri gelecek eleştireceksin ama fazlasıyla öveceksin. Karakter gelişimlerine odaklanacaksın. Olayların onları nasıl değiştirdiğine şahit olacaksın. Karakterlerin birbiriyle ilişkilerine zaman zaman şaşıracaksın, anlam veremeyeceksin. Karakterlere yer yer hak vereceksin, onunla empati kuracaksın. Kararlarını değerlendirip ona güveneceksin, senaristin bir bildiği vardır diyeceksin. Her zaman ona katılmayacaksın. Çoğu zaman yanlış yapsa da onu anlamaya çalışacaksın. Bazen yanlış anlayacak, sinirleneceksin, sonunda gerçeği göreceksin belki de üzüleceksin. Ama en sonunda ne olursa olsun ne oynamış be diyeceksin.
 
Yönetmen her zaman bunları direk olarak vermek istemeyebilir, hatta ne anlayacağını sana da bırakabilir. Senaryo beklentilerinizden çok farklı da olabilir. Bu beklentini karşılamadı demek değil! Doğru sen belli bir beklentiyle filmi açmış olabilirsin ama filmi izlerken beklentilerin neden tamamen değişmiş olmasın? Farklı şeyler bulabilirsin, o beklentine saplantılı şekilde takılıp kalma lütfen! İzleyene kadar ne olacağını bilmiyorsun ki. Hala anlamadıysan senin yazının en başına tekrar gitmeni istiyorum, hatta belki bir önceki yazıma da bir bakabilirsin. Ne demek istediğimi umarım anlarsın. Sevgili okur kızmıyorum sakın yanlış anlama, sadece anlatmak istediklerimi doğru bir şekilde sana aktarmak istiyorum. Bazen beklentinin ne olduğunu bilemeyebilirsin.
 
Bir film sana bu bahsettiklerimi yaşattı mı? Ne kadar da güzel değil mi? Böyle bir filmi tekrar tekrar izlemek isteyebilirsin. Tabii şunu da söylemeliyim bir daha o filmi izlemekten korkabilirsin! Daha da kötüsü ne biliyor musun, bir daha böyle bir film izleyemeyeceksin diye film izlemeyi bırakabilirsin. Abarttığımı düşünüyorsun değil mi? Sen o izlediğin “çerezlik” filmleri veya film sandığın şeyleri izleyerek ne kadar zaman kaybettiğinin farkında mısın?
 
Bu arada yazmayı unuttum, bir film eleştirisi mi bekliyorsun bu yazıda? Bunu bekliyorsan maalesef beklentilerini karşılayamayacağım, çok yanlış yerdesin. Zaman kaybetme, bir öneri vereyim bundan bir önceki ve bir sonraki yazıyı açıp okuyabilirsin, hızlıca sayfayı çevir çünkü burada bir film eleştirisi olmayacak. Hala buradaysan eğer bu yazıda neler olacağına küçük bir değineyim, öncelikle buraya tamamen filmin bende ne duygular uyandırdığını yazıyorum. Evet, bir filmden bahsedeceğim ama buna kesinlikle eleştiri diyemezsin. Filmin bende bıraktığı kalıntıların, içimde yansıttığı duyguları yaşatmaya çalışıyorum. Sıkılmadıysan ben yazmaya devam ediyorum.
 
Filmi izlemekten korkmak demiştim. Bu durumu biraz daha açıyorum. Yıllar önce bir film izlemiştim. Herhangi bir beklentim yoktu, hatta özellikle de seçmedim. Televizyonda o vardı oturdum karşısına ve izledim. Filmi o zaman belki de yeterince anlamadım ama sonrasında gerçekten beni fazlasıyla etkiledi. Açıkçası izlerken de yeteri kadar önem vermedim. Film beni kendine çekti, izlerken zamanla odaklandım. Yukarıda yazdıklarım var ya gerçekten yaşanan duygular. Film bittikten sonra bana ne olduğunu anlamadım, film beni gerçekten etkiledi. Sonrasında bir süre unuttum. Sonrasında filmi tekrar hatırladığımda açıp tekrardan izleyemedim. Hatırladığım filmi bulamayabilirim diye korktum. Tekrar bana izlediğim zamanki duyguları vermeyebilirdi veya belki filmi o zaman abarttığımı düşünebilirdim. Farklı duygular da yaşatabilir diye düşünmedim değil, bu seferde o etkiden çıkamayacağım diye korktum.
 
Filmi izlemeyi uzun zaman erteledim, hep bir bahanem oldu. Ama en sonunda karar verdim, zaman kaybı filmleri izleyeceğime bir kere daha bu filmi izleyeyim ne olacak dedim. Ve sonunda bu yazıyı yazmadan bir süre önce filmi tekrardan izledim. Aynı duyguları aynı şekilde tekrar yaşamadım, film bu sefer bende daha da farklı kalıntılar bıraktı. Filmi izlediğin dönemler, bulunduğun ruh hali seni farklı etkileyebilir. Sonuçta ilk izlediğimin üzerine baya bir zaman geçmişti. Daha farklı bir ben olarak izledim, daha farklı hisler yaşattı ve bu sefer bende daha farklı duygular yansıttı. Ne kadar çok yeri kaçırmışım filmde bunu fark ettim. Filmde birçok yeni gördüğüm sahne vardı, ya tamamen unutmuşum ya da ilk izlediğimde gerçekten fark edememişim. Aynı olacağını düşünüyordum aslında ama hiç öyle olmadı sanki bu sefer farklı bir film izledim, yanlış hatırladığım birçok sahne ve replik vardı. Karakterleri daha iyi anladığımı düşünüyorum, en azından bu izlememde karakter gelişimlerini daha iyi anladım. Filmin sonunu bilsem de bu sefer karakterlerden daha çok umudum vardı, sanki bu sefer olacak gibiydi, o barı açacaktık. Filme bu sefer gereken önemi verdiğimi düşünüyorum, bir önceki gibi rastgele televizyonda çıkmadı karşıma, evet uzun süre izlemekten kaçmış olsam da bu sefer filmi isteyerek izledim. Filmi izlerken üzerine daha dikkatli düşünebildim, istenilen sonuç her zaman doğru olmayabilir, bana bunu gösterdi. Farklı bir bende daha çok kalıntı bıraktı film, yansımasıysa haliyle fazla olacaktır. Sanırım bunu zamanla daha iyi fark edeceğim.
 
Tekrardan etkisinden çıkamayacağım diye korkmuyor değilim. Filmi izlemekten korktuğumu söylemiştim ya, şimdi tekrar izlemeye daha da çok korkuyorum! Üzerinden hayli bir zaman geçmesi gerekiyor. Evet, ileride farklı bir bende bu filmi tekrardan izleyeceğim. Bilemiyorum, ileride bu film belki de daha farklı etkiler, hisler bırakabilir. Bir sonraki izleyişimde bende kalan kalıntıların, farklı duygular yansıtacağını düşünüyorum.
 
Filmin ne olduğunu söylemeden önce yazıma bir şeyler eklemek istiyorum ama biliyorum filmi anladın, başlığı unutmuşum. Ne kadar da aptalım, bu kadar süre sakladığımı düşünürken en başından beri filmi biliyordun! Bazen böyle oluyor işte kendinizi kaptırıyorsunuz, sonunu bile bile devam ediyorsun. Kendi isteğimle en baştan söylemeliydim, şimdi istediğim etkiyi yaratamayacağım. Kelimelerin içinde boğuldum sanırım buradan çırpınarak çıkmaya çalışıyorum! Benden sıkılmış olabilirsin ama uyardım seni bana kızamazsın, editör yazısını hemen açıp tekrardan başlayabilirsin, ben kaldığım yerden devam ediyorum.
 
Filmin açılışı seni geren bir müzik ile başlıyor. Burada filmin genel havası verilmiş diye düşünüyorum. Filmi izlerken hiç rahat edemiyorsun, her an bir şeyler olabileceğini biliyorsun. “Ulan dayak yedik ayrıldık, dayak yedik buluştuk, iyi mi?” birbirlerinden tamamen farklı karakterlere sahip iki kardeş! İnsanlardaki farklılıklar her zaman ayrılmayı gerektirmiyor demek ki! İki kardeş istemeden de olsa bir şekilde birlikte ilerliyorlar. Altan’ın hiç bitmeyen umuduna hayran olduğum gibi Nuri’nin de azalmayan merhametine hayranım. O kadar kovsa da kardeşini yalancı olduğunu bilse de dışarıda yatmasına razı gelmedi. Küçük gözüken olay çığ gibi büyüyerek devam ediyor, en sonunda haydan gelen, huya gidiyor. Altan, Nuri ve babasında aynı resimler var, birlikte olduğu resimler ama hepsinin bir şekilde öfkeli olduğunu düşünüyorum. Sevginin dışa vurumu öfke mi oluyor? Altan’ın yaptıkları ne kadar yanlıştı bilemiyorum, umudunu kaybetmemesi, her yolu denemesi, ne kadar kötü de olsa, kendini benim gözümde affettirdi. Bana katılmayabilirsiniz, umudunu kaybetmedi o barı da açamadı ama en azından denedi, elinden gelen her şeyi yaptı. Tehlikenin ne olduğunu bildiklerini sandılar, ona çözüm üretmeye çalıştılar. Sonradan fark ettiler ki asıl tehlike daha farklı bir olaymış. Bazen böyle gözünden kaçar, farklı tarafa odaklanırsın ve şak! İzlerken biliyorsun asıl tehlikenin geldiği yer daha açık, gerçek tehlike tabi buradan gelecek. Sen izlerken fark edersin ama Altan güzelce ağırlar seni ve bir bira ısmarlar. Ah be Altan gülen surata neden aldanıyorsun ki hemen, sen değil miydin abini gülerken aldatan? Film konusuna daha fazla değinmeyeceğim, filmin başındaki Altan’da Nuri’de film sonlanırken emin olun çok farklı kişiler. Olaylar onları epeyce değiştiriyor. “Bilemiyorum Altan.”
 
Yazının yavaş yavaş sonuna geldik. Filmin içinden çok bende bıraktıklarını anlatmak istediğimden filme çok fazla değinmedim. İzleyip sen de kendinde bıraktığı duyguları dinleyebilirsin. Her film her insanda aynı duyguları yansıtmak zorunda değil önceden uyarayım. Belki sen de seni derinden sarsacak bir film bulabilirsin. Henüz bulamadıysan üzülmene gerek yok, birbirinden çok kaliteli filmler var, elbet bir gün izleyeceksin. Ama sakın kendini kandırma, en sevdiğim film “bu” demek için de bir filme işte “bu” deme. Altan gibi umudunu kaybetme, “En azından hayattayız, bu da bir şey be abi” diyebil en sonunda.
 
 
Unutma, “Her Şey Çok Güzel Olacak”
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 34
Kayıt tarihi
: 08.05.19
 
 

Merhabalar ben Donat, öncelikle hoş geldiniz. Belirteyim, burada sizlere hiçbir şey vaat etmiyoru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster