Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
388
 

Her sorunun ilacı birazcık hoşgörü.

Her sorunun ilacı birazcık hoşgörü.
 

Dün aksam televizyon kanallarını sırayla tarayarak haberlerde ki ilginç olayları izliyorum. İçime sıkıntı basıyor. Bir tane iç açıcı haber görmüyorum. Al birini vur ötekine! Siyasetçiler çıldırmış gibi birbirlerini suçluyor. Trafik canavarı her zaman ki gibi faaliyette. Hırsızlık, kapkaç, vahşice cinayetler elinden geleni ardına koymuyor. Terör deseniz tam gaz ölüm saçıyor. Ne olacak bizim halimiz sorusunu sormadan edemiyorum? 

Kalkıp balkona çıkıyorum. Bir sigara yakıp, evlerin ışıklarını izliyorum. Her birisinde eminim ki envai çeşit sorun vardır. Kimisi geçim derdinden muzdarip, kimisi çocuklarından dertli, kimi de karı koca kavgası yaşıyor. İçimden ev huzursuzluğu kadar sinir bozucu durum yoktur diye geçiriyorum. Çocuklar ister istemez bu kavgalardan etkilenir ve ailen parçalanırsa sefilleri oynadığın gündür diyorum. 

Hanım sesleniyor; kahven hazır Davut gel soğutmadan iç diyor. Getir hanım, getir sigarama arkadaş arıyordum, demek kahve ben arkadaş olurum diyor. Getir de şöyle temiz havada birbirlerine eşlik etsinler diyorum. Hanım sağ olsun getiriyor. Balkonda ki masaya güzelce kuruluyorum. 

Kahvemden bir yudum alırken, geçmişte kalan günleri kahvenin ağzımda bıraktığı güzel tatlarla hatırlıyorum. Evimiz cıvıl cıvıldı. Kız ayrı telden çalar, oğlanlar ayrı! Şükürler olsun ki evimizde hiç çocuklarımızı huzursuzluk etkisi altında bırakacak kavgalarımız olmadı. 

Oysaki biz hanımla şimdi ki nesil gibi hiç flört etmedik. Annelerimiz bizi birbirimize uygun gördü, Allahın emriyle talip olduk, hala ilk günkü gibi birbirimize saygımızı kaybetmedik. Ne ben sesimi yükselttim, ne de o beni üzecek hallerin içine büründü. Kendi yağımızla kavrulduk. Getirdiğime kanaat etti, yetmediği yerde o da bana destek oldu. El birliği ile dolu dolu otuz beş yılı aynı yastıkta geçirdik. Yarın bizim evlenme yıl dönümümüz çocuklar, torunlar gelecektir mutlaka! 

Hanım yine güzel yemekleri ile midemizi bayram ettirecek. Ömrümüz olduğu sürece de aynı yastığa baş koyacağız. Güzel düşüncelerime devam ediyordum ki, hanımın üşümemem için sırtıma bıraktığı hırka ile irkiliyorum. Bu da nereden çıktı? 

Yeni ördüm, sabahları kalktığında röpteşambır niyetine giyersin diyor. Niyetine boş ver hanım, bal gibi römpetaşambır örmüşsün. Pek de güzel olmuş ellerine sağlık. 

Yarın evlilik yıldönümümüz, el emeği göz nuru sen çok’ a say güle güle giy diyor. 

Rengi de muhteşem. Lacivert en sevdiğim renk. Ne diyeceğimi şaşırıyorum? Kelimeler boğazıma düğümleniyor. Fena halde duygulanıyorum. İyi ki seninle evlenmişim diyorum. Sen beni hiç üzmedin. 

Sende üzmedin diyor. Zaten üzmüş olsaydın bunca yıl geçmezdi. Eninde sonunda fire verirdi. İnsanız hatalarımız elbette olmuştur. Hoşgörü denen içtenliği kaybetseydik galiba bizde bir gün gelir ayrılırdık diyor. 

Haklı ne diyeyim hem de yerden göğe kadar haklı. 

Galiba her sorunun ilacı birazcık hoş görü! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1935
Kayıt tarihi
: 11.01.11
 
 

Adım DAVUT, soyadım DOĞRUCU... Yazılarımın doğruyu söyleyeceğinden şüpheniz olmasın. Söz uçar, yazı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster