Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
6940
 

Her temas bir iz bırakır: Locard prensibi (1)

Her temas bir iz bırakır: Locard prensibi (1)
 

Locard Prensibi: Her temas bir iz bırakır.


Siz kendi adınıza bu cümleden ne çıkarırsınız bilmem ama bu cümle aslen "Adli Bilimlerde Locard Prensibi"... Yani bir suçlu, suç işlerken ne kadar dikkatli, ne denli planlı olursa olsun, olay yerinde mutlaka bir iz bırakır ve dikkatli bir olay yeri incelemesi ile bu delil mutlaka ulaşılabilir haldedir.

Adli Kıl, Adli Tüy, Adli Yün:

Evet bu üçü de var, espri olsun diye konmadı. "Adli kıl" diye bir ders gördük örneğin Kriminalistik dersinde. Yani biyolojik delil olarak DNA'nızı taşıyan saç veya kıl... Sanki insan vücüdünda bir normal kıl var, bi de adli kıl. "Adli yün" de, elbisenizden, kazağınızdan, olay yerine mağdura ya da zanlıya geçen "transfer delil". Babaanneniz size kazak örerken "evladım oradan bir çile adli yün getiriver" diyor.

Suçlulara Öneri: Olay yerinde adli kılınızı, tüyünüzü, yününüzü bırakmayın. Mümkünse çıplak girin suç mahalline. Kıyafet giymeyin. Eldiven takın ama. Parmak izi geçmesin. telefona, elektirk düğmelerine, kapı kolllarına ise hiç dokunmayın.

Sperm, ter, vücut sıvısı bırakmayın. Dolabı açıp, elmayı dişlemeyin. Tuvalete girmeyin. Ayakkabı izi alındığı için ayaklarınıza yün çorap giyin. Şimdi elimizde, eldivenli, başı ve tüm tüyleri traş edilmiş, çıplak ve yün çoraplı bir zanlı var.

Adli Cam, Adli Boya, Adli Toprak:

Bu üçü de önemli deliler tabi... Olay yerlerinden duyarlı bazı vatandaşların ya da bazı ekiplerin " aman kırıklar ayağımızı kesip de yaralanmayalım" diyerekten süpürdüğü şeyler, delildir. Ya da olay yerine, ne kadar ilgili olduğunu göstermek amacıyla giren Vali veya emniyet müdürünün yok ettiği şeyler de...

Suçlulara Öneri: Karınızı öldürdükten sonra, duvara sıçrayan kanlarını temizlemek amacıyla "bir kat astar çekerim mis gibi olur" diye düşünmeyin. Adli boyacılar, hemen kaç kat astar atılmış, ne zaman boyanmış, boyanın altında kan izi var mı biliyorlar (UV ışınları ile). Aslında teknoloji çıktı mertlik bozuldu. Nerde o Sherlock Holmes? Ne biyolojik delil inceleme, ne DNA analizi ne UV ışını bilirdi de, çözerdi olayları cin gibi aklıyla. Biraz uzun sürerdi ama olsun. Ne demişler "ZAMAN ADALETTİR" (işte size bi başka prensip).

Olay Yeri İncelemesi:

En önemlisi... Çaprazı var, paraleli var, linkli olanı var. Ama en iyisi Türk usulü. Özel kıyafete gerek yok, Allah ne verdiyse deyip, dalınıyor içeri. Olay yerinde, çantasından çıkardığı sandöviçi yiyen, sigarasını Holmes edasıyla içen ya da dolabı açıp, yemek yiyen polis memurları var. Bu durumun tek sorumlusu Amerikan polisiye filimleri kanımca...

Otopsi:
Eğer bir ölüm, adli vaka ise (doğal ölüm olmadığına dair kuvvetli şüphe), "Cumhuriyet savcısının emriyle olay yerine yatağından çağrılan ve henüz uyanamamış bir hekim otopsiyi yapar" diyor kanunlarımız. Otopside, baş, göğüs ve karın açılıyor. Bu iş, ceset kötü durumda ise, çarşafları serip hemen olay yerinde yapılıyor. Bir nevi yerinde deşme. Mümkünse adli vaka olmak istemiyorum.

Otopside "kafam acıyooooor" diye uyanan var yahu. Ya da morgda uyanıp da " İmdat!" diye bağıran ama bu sesten korktuğu için "Allahım bir daha morgtaki cesetlere bacım gözüyle bakacağım" diye tövbe edip, şahadet getiren bir morg görevlisi tarafından ölüme terkedilmek de var. Bu durum, "yalancı ölüm" dediğimiz bir durumdan kaynaklanıyor. Yurtdışında ölüm sonrası müşahade süresi 48 saatken, bizde ise ilk ezanla hemen meftayı gömme eğilimi mevcut . Allahtan, mezardan ağlayan bebeğe birisi acımış da, açmış çıkarmışlar çocuğu...

Bir Adli Tıp Rapor Örneği/ 1953 Tekirdağ:
Size bir namus davasından rapor örneği. Raporun amacı, kızın bekareti bozulmuş mu bozulmamış mı ona bakmak. Zaten en önemlisi odur malumunuz, asla kınamıyorum:

"Şahsın zekeri melun’unu fecri mübareğin cidarında raksettirdiği anlaşılmakta ise de, duhul vaki olmadığına mübeyyin adli tabip raporudur".

Anlamayanlar için çeviri: zekeri melun: erkeklik organı/ fecr; kadınlık organı/ Mübarek: mağdur/ Duhul: cinsel ilişki/ cidarı: civarı/ Raksettirmek: dolaştırmak.


Yani kızlık bozulmamış. Sadece bi raksettirme olayı mevcut. Rapordan benim anladığım bu...

Suçlulara ve Kendini Tutamayıp Bir Gün Suç İşleyeceğinden Şüphe Duyanlara Öneri:

Locard'ın dediği üzere, "her temas bir iz bırakır". Bu nedenle en iyisi hiç suç işlemeyin. Gözünüzle tecavüz edin, zihninizde öldürün. Ya da bir vakada olduğu gibi, kocanızı 20 yıl boyunca her öğünde yemeğine fare zehiri koyarak, azar azar zehirleyin. Ama bu vaka bile ortaya çıktığına göre, plan işe yaramamış. Acırsam o 20 yıl, adamın " hık hık" deyip sofraya düşeceği günü ümitle bekleyen kadına acırıım.

Neyse... mesajımdır: Lütfen Kriminalistik Lablarını boşa meşgul etmeyelim. Her halükarda yakalanıyorsunuz.

Bir Adli Tıp Doktora Öğrencisi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

CSI New York seyreder gibi oldum valla. Ama polisimize çok yüklenmişsiniz canım. Daha bir seri katil çıkarabilmiş değil ki aziz vatan:)) Çıkarsın en kahraman polisim de elbet ayağına galoş giyip sarı bantla çevirecek suç mahallini kısmetse. Hatta amerikan usulü medyum olayını kahve falı ve medyum keto'ya çözecek diye umuyorum. Zaman nelere kadir efenim.

S.USLU 
 22.03.2008 11:50
Cevap :
Hemen bir bilgi vereyim. 1996 yılında "OLAY YERİ İNCELEME ŞUBESİ" kuruldu. Her ilçede biri amir, 4 tane de yardımcısı olarak şu anda varlar. Olay Yeri İnceleme ekiplerinin görevi, olay yerindeki delilleri uygun şekilde almak ve toplamak. Polis arkadaşlar bizimle beraber master ve doktora yapıyorlar ve gerçekten çok bilgililier. Bu dediğimiz, olay yeri ekibinden önce giden normal polisler. Zaten dedillier yok etmiş oluyorlar. Yoksa aynı dediğimiz beyaz kıyafetlere galoşlara, eldivenlere bizimkiler de sahip.  22.03.2008 11:56
 

Tamam yün kazak falan giymeyeceğiz çıplağız ama ayaklarımızda mutlaka yün çorap olacak. Yol gösteriyorum derken çoraptan yakalatacaksınız gibi geliyor:)Sorun olmaz değil mi? Emin misiniz:)

Ayhan Özkan 
 26.01.2008 12:40
Cevap :
Yok yok yakalanırlar yine, yeter ki yakalanmak istenilsin:))) Sevgilerimle  26.01.2008 20:00
 

Yine süper yazmışsın.Sevgilerle .

ay.şe 
 24.12.2007 13:33
Cevap :
sağolun Ayşe hanım. Sevgilerimle.  24.12.2007 18:07
 

Birz gç oldu ama....Ablacm yine çok güzl bir paylaşım olmuş..Yani blo ilginç konuları blog sayfalarına mizahi bir anlatımla taşıman çok güzel oluyor..Kocaman sevgiler...

mavi nü 
 18.12.2007 18:10
Cevap :
Türkçe yazarken lütfen sesli sözcük kullanmaya gayret eder misin? Ve Türkçe'de bazen "w" gibi harfler de kullanıyorsun. hepimizin elinden arada yanlış kelimeler kaçıyor ve hatalar yapıyoruz da. Sen elini cep mesaj Türkçesine alıştırma. Bir yazar adayının daha dikkatli olması gerekir diye düşünüyorum. sevgilerimle canım. Benden de kocaman sevgiler  18.12.2007 19:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 194
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 12971
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Blogumun amacı; sağlıklı ruhsal yaşam ve psikoloji; özel ilgi alanım olan ruhsal (spiritüel) geli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster