Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Haziran '19

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
24
 

Her Tümce Bir Nefes -11

Tarih, üretilmiş haberlerle yapılamayacağı gibi, yazılamaz da, ya da bir gün gelir insanlık, hesap sorar üretilmiş haberlerle yapılan ve de yazılan tarihten.Tarihin kendisi bile hesap sorar, çağdan çağa, çağdaşım diyenlerle, çağdışı görülenlerin, insanlığa neyi, nasıl verdiği ve nelerini de koparıp elinden aldığının hesabını.

Geçtiğimiz aylarda, yaşadığımız ve küresel yönüyle dikkat çeken kaos sürecinde, gerçek dışı, belli amaçlarla üretilen ve basın yayın kuruluşlarıyla paylaşılan haberlere, cümle cümle nazireler yazacağımı söylemiştim.

Düşündüm de yazılarımın önemli bir kısmı üretilmiş haberlerin yorumundan ibarettir. Bir kısmını gerçek haber olarak yorumlamışımdır, bir kısmını yorumlarken üretilmiş haber olduğunun farkında olmuşumdur. Gerçek haber olduğunu düşündüğüm bazı haberlerin de, zamanla üretilmiş haberler olduğunun farkına vardık.

Sonuçta üretilmiş haberlere yazacağım nazireler, bugüne kadar yazdıklarımın bir tekrarı olacak, tekrarı da bırakın okuyanı, yazan açısından bile sıkıntı verici bir durum. Bu nedenle üretilmiş haberlere nazireler yazmayacağım.

Bırakalım haberleri üretenler, üretilmiş haberleri, televizyon ekranlarına, gazete sayfalarına taşıyanlar, kendi kendileriyle yüzleşsinler, ürettikleri haberlerle ne elde ettiler, elde ettikleriyle toplumlarına ve insanlığa nasıl bir katkı sundular?

Belki bazı okurlarım yüzleşmelerini çok beklersin, tarih olduğu iddia edilen çoğu eserin sayfaları bile nice üretilmiş haberlerle doludur diyebilir. Bak burası doğru, içinden geçtiğimiz sürecin önümüzdeki yıllarda tarihi bir bilgiye dönüşümü, bu anlamda çok daha sorunlu olacaktır.

Üretilmiş haberlerle yol alacağını sananların, yüzleşmelerinde yarar vardır bu sıralar. Tarih, üretilmiş haberlerle yapılamaz; ama yazılabilir. Yazılması bir faciaysa, yazdırılması bir varoluş değil, yokoluşa işarettir.

Âdem ile ademin farkına varamayanlar, ancak üretilmiş haberlerle izmihlal peşinde koşarlar, “Ya istiklal ya ölüm” diyecek halleri kalmadığı gibi, “Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz asla” diyebilecek halleri de kalmamıştır. Ne devlet kurumlarda kalmıştır bu türden ilke sahipleri, ne de toplumsal tabanda.

Teslimiyetin bu noktaya gelmiş olmasıdır, üretilmiş haberlerden medet ummak ve de yıllar yılı teslim oluşunun üzerini kapatmak; dünyalık peşinde koşanların izinde, dünyayı yediemine geçiren hukuksuzların pervasızlıkları arasında.  

Ne var ki üretilmiş haberlerle ne yol alınabilir, ne de kapıya dayanmış tarihi dinamik uzun süre ötelenebilir. Olsa olsa yokoluşa/izmihlale davetiye çıkarılır. Yokoluşa davetiye çıkaranların, her şeyden önce kendi yokoluşlarına hizmet edecekleri de, hiçbir zaman unutulmamalıdır. İçimizdeki ve de dışımızdaki yokoluş sevdalılarına ilanen duyurulur.

Rıza Üsküdar

7-11 Haziran 2019/İzmir

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3453
Toplam yorum
: 2178
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 572
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuyum. Öğretmenliğim sırasın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster