Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '17

 
Kategori
Egzersiz
Okunma Sayısı
62
 

Herkes antranör zannederse kendini

Herkes antranör zannederse kendini
 

Başlığı yanlış okumadınız, ülkemizde parasını veren herkes bir şekilde antrenör, spor uzmanı, antrenör ya da moda adıyla yaşam koçu,  life coach,  personal trainer olabiliyor.

Nasıl olur diye sormayın? ‘’PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR HESABI’’

Öncelikle yukarıdaki branşların birçoğunun yüksekokullarda bölümleri yok. Bu branşlardaki belgelerde haliyle dışarıdan alınan kurslar yardımıyla sağlanıyor. Kısa süren kursları başarıyla tamamlamak için katılım şartlarını sağlamak ve ücretini yatırmak çoğu zaman yeterli oluyor. Bazı kursların ücreti o kadar yüksek ki ihtiyacı ve yeteneği olan birçok arkadaşımız bu kurslara katılamıyor yerlerine kesenin ağzını sonuna kadar açan kişi ya da kişiler katılıyor.  Elbette herkesin bu kurslara katılmasında ve ilgili belgeyi almalarında bir sakınca yok. Aksine kendisini spor temelli bilim ışığında geliştiren insanlara saygım sonsuz.  Dikkat çekmek istediğim konu insan sağlığını bu denli ilgilendiren spor branşlarında insanları yanlış yönlendiren ve kalıcı sakatlıklara sebep olan kişi yada kişilere.

Yukarıda saydığım branşların hepsi yüksek düzeyde anatomi, fizyoloji, antrenman bilgisi gibi bilimle iç içe bir çok alana hakim olmayı gerekli kılıyor. Yani insan sağlığını direk ilgilendiren branşlar. Açılan kurslarda ise bu dersler kurslarda katılımcılara birkaç saatte anlatılıyor ve geçiliyor.

Buraya kadar her şey normal diyebilirsiniz. O zaman şöyle yapalım son zamanların trendlerinden biri olan spor salonlarına bakın. Hatta bakmayın gidin kayıt olun demo derslerine katılın.

Hemen etrafınızı kaslı abiler  ( yaklaşık 3-5 ay bu sporu yaparak uzman olan kişi ) saracak, size hemen  olayı anlatmaya kalkacak doğru yanlış demeden belki de ileride yaşamınızı etkileyecek bilgileri size anlatacak ve uygulatacak. Az da olsa sporla ilgisi olanlar bunu zamanla anlasa da spor özgeçmişi yetersiz olan kişiler ise bunun bedelini sağlıklarıyla ödeyecekler.

Yetmez diyorsanız? Bu kişilerin sosyal medya hesaplarına bakın. Yerli, yabancı kelimelerle kendilerini tanıtacak adeta büyüleneceksiniz ve vay canına diyeceksiniz tabi yerse….

Sağımız, solumuz, önümüz, arkamız  kendisini antrenör olarak tanıtan insanlarla dolu. Yolu bir şekilde gerek kilo verme gerek rehabilite amaçlı sporla kesişen birçok kişi kısa bir eğitimle bu ünvanı almaya hak kazanıyor. Bizlere düşen ise İnsan sağlığını bu denli ilgilendiren konularda seçici olmaya çalışmak.

Benden size tavsiye bu kişilere muhakkak alanıyla ilgili diploması olup olmadığını sormanız ve ICF, AC gibi kurumlarca onaylı olup olmadığına bakmanız. Ayrıca kişilerin görünüş, güvenirlik ve tutarlılığı da başka önemli bir konu.

Unutmayın , Hayatta hiç bir meslek “herkes tarafından yapılabilir” değildir. Örneğin bir pilavı bile herkes aynı lezzette pişiremez, bir omleti bile aynı kıvamda yapamaz. Önemli olan herkesin kendisi ve katkı sağlayacağı çevre için doğru mesleği seçmesidir.

Burada sözüm asla işini hakkıyla yapan, kendini geliştiren, araştıran, işini hem spor temelli hem bilimsel temelli yapan arkadaşlarıma değil. Bilgi sahibi olmadan, yetki sahibi olan kişilere….

NOT:  Elbette işini hakkıyla yapan eğitim süreçlerini hakkıyla tamamlamış, gerekli tecrübe ve birikime sahip olan tüm kişileri tenzih eder, spor dolu yarınlar dilerim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 299
Kayıt tarihi
: 26.10.16
 
 

Beden eğitimi öğretmeni, hemsball, dart, step-aerobık antrenörü, çeştli spor sayfalarında moderat..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster