Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
488
 

Herkes için demokrasi... Genel Kurmay'ın ışıkları yanarken... / "Türkiye Defteri"

Herkes için demokrasi... Genel Kurmay'ın ışıkları yanarken... / "Türkiye Defteri"
 

Atatürk ve Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, bir tatbikatta...


Türkiye'nin seçkin siyaset ve düşün insanlarından İsmail Cem, en cevval zamanlarında ürettiği, "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi"ndeki sunumda şöyle diyordu:

"Türkiyenin geri kalmışlığı bir Afrika ülkesinin geri kalmışlığı değildir. Koskoca bir geçmiş ve geleceği olan, sağlam temelleri hala direnen ve kendini ileriye götürecek birikimi, çeşitli alanlarda gerçekleştirmiş bir toplumun geri bıraktırılmışlığıdır!... "

Ve özetle "Türkiye öteki geri kalmış ülkelerle kıyaslanmayacak kültüre, tarihe, devlet geleneğine sahiptir; stratejik öneminden, folklor çeşitliliğine uzanan ayrıcalıkları, bölgesel liderliğin potansiyal gücü, kalkınmanın insan ve kaynak şeklindeki hammaddeleri vardır. Ve bütün bu özelliklerine, 200 yıllık çabalarına rağmen Türkiye, geri kalmışlığını aşamamış bir ülkedir. Temeldeki bozukluğun, 600 yıllık tarihin ve günümüzdeki genel durumun incelenmesi sonucunda ortaya şöyle bir gerçek çıkar: Türkiye'nin asıl meselesi kalkınmayı sağlayacak birikimlerin yokluğu değil, yanlış yönde ve biçimde, kalkınmaya önder olamayacak sınıf ve zümrelerin önderliğinde kullanılmış olmasıdır. Birikimleri harekete geçirecek dinamiklerin yeterli olmayışıdır... Türkiye'de bin yıllık bir kültürün süzgeçinden geçmiş insan birikimi de vardır, hatta sermaye de... Mesele bunların yanlış kullanılmasından ya da hiç kullanılmamasından doğuyor.."

12 Eylül, kalkınmaya önder olabilecek, ülkeyi ileriye götürebilecek ülkenin demokrat, yurtsever, ilerici, aydınlanmacı birikimlerini de bir kuşak yok edince, meydanlar acemi politikacılara, ülkücü milliyetçilere seçenek olarak doğan milliyetçi UKO'yla başlayan PKK, Hizbullah'lara ve bağlaşıklarına kaldı; işini bilen, şabloncu liderler çoğaldı ve baş tacı edildi!... Şeyhlik ve tarikatçılık zirve yapmaya başladı... Teşkilat-ı Mahsusa artıkları, Hamidiye Alaylarının artık zihniyetleri teyakkuza geçti... Büyük amcalarının da katkısıyla motive olup(!), sarmaştılar, bağlaştılar... Ağırlıkla gündemi belirleyip, siyaseti hep işgal ettiler... Hükümetler, yanlış siyasi kararlarıyla ülkenin maddi kaynaklarını gereksizce ve pervasızca harcadılar... Basiretsiz liderler, ekonomi iç ve dış dinamiklerin etkisiyle büyürken, ülkeyi geriye, karanlıklara götüren, dünya egemenlerinin bölgesel amaçlarına uyumlu işleri sürdürdüler... Ve bazı yanlış işler de, Susurluk'a kadar geldi, dayandı...

12 Eylül 'ün kabul edilen (!) anayasası, hukukumuz ve bunların uygulanış biçimleri, yaklaşık 30 yıl sonra günümüzde de, insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti kavramlarının nerelerde olduğunun bir göstergesi olarak, "Ergenekon" sürecinde de karşımıza bir şekilde çıkartılıveriyor.. İki ucu keskin bıçak misali... Demek ki, elitlerin dışında, sözümona, ''Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitle'' olmanın, en demokratik örneği, eski(!) MGK Genel Sekreteri emekli OrgenerakTuncer Kılınç, Prof.Yalçın Küçük, eski(!) YÖK Başkanı Kemal Gürüz, Özel Harekatçı İbrahim Şahin, eski(!) Harp Akademileri Komutanı Kemal Yavuz, eski(!)Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Sabih Kanadoğlu ve gene eski İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ın, Ergenekon sürecinde kaynaştırılabilmesi!.. Bu durum, hep ertelenmiş demokrasinin, bir gün herkes için gerekli olduğunun çok somut bir göstergesi!... Ve sanki, kabaca o Kızıl Elmacılar'a karşı, garip bir refleksle oluşturulan, Yeşil Elmacılar olarak nazikçe tanımlayabileceğimiz bir yapılanmanın siyasi güdümü ve yanlış yönlendirmesiyle, şu veya bu şekilde de olsa, Avrupa örneklerine uygun ve paralel(!) bir şekilde başlatılan bir yasal sürecin, düştüğü traji-komik haller!...

Bu gün ülkede demokrasiyle ilgili bazı çifte standartlar, biraz da ölçüsüzce bozuluyor... Bu yüzden, "Genel Kurmayın Işıkları", gene geç satlere kadar yanıyor!... Genel kurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la acil toplantılar düzenliyor!...

Bundan altı-yedi yıl önce, savcılık, Susurluk Davasında hüküm giyen bir subaya, basına yaptıkları beyanlarla destek veren, bazı emekli generalleri ifade vermeye çağırdığında, kendileri gelip ifade vermek nezaket ve zahmetine katılmamışlardı!... İlginçtir, savcılık da, bu demokratik(!) tepkiden bir zaman sonra, Anayasamızın, "Görüş açıklama özgürlüğüne" istinaden, "Suç olan eylemi övmek" soruşturmasını, demokrasiye uygun bir şekilde kaldırıvermişti...

Bu demokrasideki çifte standartlık, herhalde, AKP'nin demokrasi anlayışının ve uygulayışının bir gereği olarak, Ergenekon sürecinde bile olsa, doğru anlamda ortadan kaldırılmıyor... Kanaatimizce bunun dıştan ve de dipten gelen bir dalgası var... Nazım Hikmet'in vatandaşlığa iade sürecindeki zamanlama bile, maalesef bununla bağlantılı... AKP'de kendi bekası için, bu "Altın Fırsatı" en iyi şekilde, doğal olarak değerlendirmeye çalışıyor; biliyor ki, ciddi bir şekilde bir kez tökezlerse, hemen yeni seçenekler aranmaya başlanacak ya da yaratılacak!...

Üzüntü verici olan şey; bu coğrafyada dış dinamiklerce ülkenin geleceğine yönelik değişimlerin sorgulanıp, programlanmaya çalışıldığı zamanlarda, gerekli demokratik, kültürel, yasal ve siyasi dönüşümleri yapma becerisi içinde olabilecek, o gerekliliği içinde duyabilecek, "Ulusal Birlik Hükümetinin" zorunluluğunun, hala idrak edilememesidir...

10.1.2009 / Tarabya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerikalmışlıkta dıştan ve dipten gelen bir dalga aramamıza gerek yok. Bence doğru olan ülkemizin ve insanımızın bahsettiğiniz uyanıklar tarafından iğfal edilmesi de gene kendi suçumuzdur. Bunu ülkenin idaresindeki yanlış(!) politik seçeneklerden olgulandığını da sanmıyorum. Eğitimimizin milli eğitim olmakdan çıkmasından sonra maaruz bırakıldığımız aşağılık kompleksleri maalesef gerekli ve güçlü liderlerin yetişememesinde kendini göstermiştir. Bu eksiklik ne yazık ki bahsettiğiniz uyanık takımının sandıktan çıkışlarını da kolaylaştırmıştır. Köpeksiz köyde değneksiz gezebilmeleri ınsanımızı eğitimsiz ve bağnaz bırakmamızdan olmuştur. Buna rağmen gene de UBH olmalıdır. Örnek gösterbileceğiniz herhangi bir ülke de bunu görmemek mümkün değildir. Venezuella'dan Ukranya ve evet Zimbabve'de bile bunu görebiliyoruz. Fransa, İngiltere, Almanya,ABD ve Rusya'da da olduğu gibi. Pekiyi, bizde neden olmasın? Harp halinde olmak gerekirmiş(!) Değilmiyiz?

Muzaffer Karasulu 
 15.01.2009 11:21
Cevap :
Anlamlı yorumunuz için teşekkürler...Bizde, U.B.H. gibi kavramlar hep askerle birlikte mütaalaa edildiği için ve biraz da demokrasimizin zaafiyetinden kaynaklanan ve merkezde dolaştığını sanan siyaset fakirliğimizden,hep alavere,dalavere'nin ''Şark Kurnazlığında'' hep eritilerek,millete sunulma alışkanlığından olsa gerek;böyle işlere pek kafalar yatmıyor... Kürt ve Ermeni Sorunları gibi,kimse İsrail'in de bu ülkeyi tehdit ettiğinin ciddi şekilde farkında değil... Gazze olayları belki,insanların biraz gözünü açtı, o kadar!... Yumurta kapıya gelecek belki o zaman her zamanki gibi bir şeyler yapılmaya çalışılacak... Dostça selamlarımla.  16.01.2009 18:15
 

Örenekeleri siz vermişsiniz.. Zimbabve,Filistin,Irak,Lübnan..Bunları mı örnek alacağız???

serdar genç 
 12.01.2009 10:08
Cevap :
Öğrenmek de bir süreç,ama burası yeri değil...Sen istediğin örnekleri,istediğin gibi araştırıp bulabilirsin sanımca...Gramsci'yi unutma...Hoşçakal.  12.01.2009 11:53
 

Bu tür hükümetler sadece savaş dönemleri için geçerlidir. Bunun dışında siyaset sadece ve sadece sınıf temelinde yapılır.Din,ırk vb temelinde siyaset yapaydır. Sınıf temelinde sağ(sermaye) yada sol(emek) yanlısı partiler aracılığı ile siyaset yapılır ve hükümet edilir.Sol ise emekten,demokrasiden,eşitlikten,özgürlüklerden,barıştan,halkların kardeşliğinden yana olmaktır.

serdar genç 
 11.01.2009 22:00
Cevap :
Bana ,1968'li yillarimi hatirlattin..Sagolasin.Sanaa.gramsci'ye bu konuda goz atmani oneririm.Portrelli'nin ve Peryy Anderson'un onla ilgili yaptigi calismalari da...Perry Anderson'Ingiliz Yeni Solu'nun da onemli isimlerinden...Iletisim'Everest ve Salyangoz'dan konuyla ilgili ve solla ilgili yeni solu da acimlayan yapitlari var.. Benim guncelde bilebildigim,Zimbabve'de,Filistin'de,Lubnan'da ve Irak'da bu hukumetler var!... Ve olagan ustu donemlerde ,boylesi tarihsel bloklar kuruluyor...Dostca selamlarimla.  12.01.2009 0:27
 

Hala Ulusal Birlil Hükümetinden söz edenler olması ne kadar acı?Hala geçmişten ders almamışız demkki. 12 Mart, 12 eylül dönemlerindeki benzer hükümetler nedeniyle bir türlü demokratikleşemdiğimizi,gelişemediğimizi n e zaman anlayacağız?Halka güvenmek yerine demokrasi dışı yollar aramaktan ne zaman vazgeçeceğiz?

serdar genç 
 11.01.2009 14:14
Cevap :
Genc,Serdar Genc kardesim... Ben senin ezberledigin, o gecmisteki, ,asker abali,sopali ,sozumona "Ulusal Birlik hukumetlerinden" bahsetmiyorum... Ozetle' bu belali cografyada ,dunyayi yoneten finans-oligarsi yeni sinirlar'yeni siyasi duzenlemeler yapilandurma surecine girmisken,bizim devekulugunu burakmaya calisip,yapay gundemlerden kurtulup,ulkeyi bekleyen buyuk ekonomik krizinde yanisira'ermeni ve kurt sorunlarinin da yakin zamankarda iyice sarmallasacagi donemlere girmeden9 ki oldukca gec kalinmis bir durumdayiz!...),bu ulkeyi yoktan bir sekilde vareden ve bu topraklarda yasayantum insanlarin'artik modernitesini kaybetmis merkezi blokun disinda.ancak dogalki onu da icine alan,AKP+CHP+MHP+DTP+SAADET Partisi,Sendikalar ve Sivil Toplum orgutlerinin 'toplumsal konsensusu ile kurulmus',Gercek, dinamik;"Tarihsel Bir Blok'un" yapilanmasiyla kurulacak'bir " Ulusal Birlik hukumetinden" soz ediyorum!... Anladin mi,anlamadin mi?.. Hala,Anlasildi mi ,anlasilmadi mi?... Dostca selamlarimla.  11.01.2009 17:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 392
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 4440
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster