Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
135
 

Herkes kendini sorgula(yama)sın!

Herkes kendini sorgula(yama)sın!
 

Bu klavyeyle dertleşmeyeli bayağı oldu... Somut olarak yazamasam da kafamın içinde hiç durmadan çalışan bir yazıcı vardı. Yazmak istediklerim biriktikçe kafamın içinde harfler, heceler, kelimeler birikmeye başladı. Hani bazen yaşamaya nereden başlayacağını bilemez ya insan, hayat da yazmak gibi biraz. İnsan nereden başlayacağını bilemiyor. Yazmak bir isyan biçimi aslında. Çoğu zaman suskun insanların yaşam tarzı. Ben pek susamayan tiplerden olsam da.. özetle hem yazan hem konuşan cinstenim ben. 
 
Hayat hiç bitmek bilmeyen bir roman gibi. İnsan bazen okumaktan yoruluyor ya da sıkılıyor bilemiyorum. Yorulmak ve sıkılmak bana göre eş anlamlı. İnsan sıkıldığı zaman yoruluyor birçok şeyden. Ya da yorulduğu zaman mı sıkılıyor tam bilemedim.
 
Hem yorulduğum hem de fazlasıyla sıkıldığım bir dönemdeyim. Birşeyleri başarmanın, harfi harfine düzgün yapmanın, gerçekten emek vermenin hiç bir öneminin olmadığı, dürüstlüğün insan karakterinde bir ölçüt bile olmadığı bir dünyaya uyum sağlamaya çalışmak kendime ihanet etmek gibi geliyor. Herkes kendini Kaf Dağı'nın tepesine koymuşken ben yerle yeksan olmaktan gurur duyar bir haldeyim. Tuhaf bir psikolojik durum bu. Kim kendini dev aynasında görüyor olsa gülesim geliyor. Karamsar ya da kendimi çıkmazda görüyor değilim yanlış anlamayın. Sadece bu ne dünya kardeşim! seviyesindeyim. Bir sonraki aşamayı düşündükçe de gülesim geliyor.
 
Birçok kimse gerçekten hakettiği yerlerde değil. Makamların koltukları dolu, içleri boş. İnsanlık çömelmiş resmen, çökmemiş ama çömelmiş. Bunun sebebi de hala bazı insanların gerçekten "insan" olmaları. Onlar da büyük üstadın dediği gibi o güzel atlara binip gittiğinde çökecek insanlık. 
 
İnsanın en temelinde kendi kendini sorgulayabilmesi yatıyor. Bunu yap(a)mayanlar insanlıktan da nasibini alamıyor haliyle. Bence okullarda özeleştiri, kendi kendini sorgulayabilmek gibi psikolojik tabanlı dersler de verilmeli. Ama tabi bu da tam bir hayal. Biz çocuklara daha Atatürk'ü öğretemiyoruz. Konu çok dağaldı kusuruma bakmayın. Uzun zaman yazmayınca bir anda neyi yazacağımı şaşırmış bulunmaktayım. Ama devamı var tabi ki.
 
Kendime not: (E tabi size de) Bol bol Ahmet Aslan- Minnet Eylemem dinleyiniz. Birçok faydalı etkisi bulunmakta.
 
Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem
 
Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Huda'dır kula minnet eylemem.
 
Oy Nesimi, can Nesimi ol gani mihman iken
Yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken
Cümlenin rızkını veren ol gani settar iken
Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem
 
Söz: Nesimi Müzik: Feyzullah Çınar 
 
https://www.youtube.com/watch?v=fwB_8kGGs04

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 1597
Kayıt tarihi
: 16.12.08
 
 

Deniz tutkunu, anne, evlat, sanat düşkünü, doğaya aşık, var olmanın anlamının peşinde bir insanoğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster