Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4686
 

Herkes kitap yazabilir mi?

Herkes kitap yazabilir mi?
 

Herkes kitap yazmaya kalksa ne olurdu?


İnternetin yaşamımıza girmesinden sonra yazar olmak isteyenler arttı.
Eskiden ya kâğıt olmazdı evde ya da kalem.
İnsanların çoğu eşe dosta mektup yazmaya bile üşenirdi. Kırtasiyecilerde "Günlük" defterleri satılırdı.
Orta öğretim çağındaki gençler arkadaşlarına günlüklerinde birer sayfa ayırırlar, genellikle kendileri hakkında düşüncelerini yazmalarını isterlerdi. Bu arada birkaç soru da yöneltirlerdi.

Günlükler internete taşındığından beri (1999) şekilleri ve içerikleri de değişti.
İnsanlar blog sitelerinde kendi düşüncelerini kendi istedikleri şekilde yayınlamaya başladılar.
Bu arada "Allah Allah, ben ne güzel yazıyormuşum da farkında değilmişim" diyenler de çoğaldı tabii.
Bazılarının yazdıkları, güzel ve ilgi çekici şeyler olmasa da diğer üyelerin nezaketen, bir kısmının da yalakalıktan "Oooo çok güzel olmuş, aferin de maşallah!" demeleri bu insanlarımızı cesaretlendirdi.

"Ben yazarım, şu kadar blog yazdım, hepsinin çıktısını aldım, onlar benim çocuklarım." diye düşünen arkadaşımız yazım kurallarına dikkat etmeyi, düzgün cümleler kurmayı, yazı içeriğinin okuyanlara bir şeyler vermesi gerektiğini pek önemsemiyor. Hatta kendisini yazar olarak gören bir Blog yazarı arkadaşımızı,
yazım kurallarına dikkat etmediği için eleştirdiğimde bana cevaben,
"Yazdıklarımın konusu önemli. Yazım kurallarını okuyan isterse düzeltir." diyor.

Kendisini dün İzmir'de şahsen tanımaktan çok mutlu olduğum Arif Öğütçü arkadaşım da
"Biz blog yazarlarının da kimliği olmalı!" diye şaka yollu göndermeler yapan bloglar yazıyor.

Değer verdiğim bir diğer arkadaşım da dün, "Blogcu muyum yazar mıyım?" başlıklı bir blog yazmış.

Bu konularla ilgili benim kişisel görüşlerim şöyle:

* Blog sitelerinde yazan arkadaşlarımızın hemen hiçbirisi yazar değildir.
Ama yazar olup da blog sitelerinde de yazan arkadaşlar var, onlar istisna.

* Yazar olmak için belirli bir eğitim almak gerekiyor.
Bu eğitim okulda tahsil ederek de alınabiliniyor, yıllar süren hayat üniversitesinden edinilen tecrübelerle de.

* Bir kimsenin yazar olması için, bilim, edebiyat sanat alanında yazılmış bir kitabı olması gerekir.
Gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazanlara da "yazar" denir.
Ama ciddi anlamda yazmalı insan. O dergi veya gazeteden bir ücret almalı, kadrolu yazar olmalı vs.

* 2005 yılında hizmet vermeye başlayan Türkçe blog servisi "blogcu.com"
2 yıl içinde 300 binden fazla üyeye sahip olmuştur. Gerisini siz düşünün!
Bunların hepsi yazarsa "Kuralsızlıklar Edebiyatı" diye bir devreye girmemiz gerekir.
Blog yazarlarının çoğu yazım kuralı tanımıyor, noktalama işaretlerini serpiştiriyor. "de, da, ki" eklerinin ne zaman ayrılacağını, ne zaman bitişik yazılacağını bilmeyenler veya umursamayanlar çoğunlukta.

Netice olarak şunu söyleyebilirim ki, "Blog yazarı arkadaşlar kendilerini yazar olarak görmesinler lütfen!"
Yazar olmak isteyenler için Blog Yazarlığı çok önemli bir basamaktır.
Bu basamaklardan yukarı çıkarak yazar olunabilinir.
Bunun için de ilk yapılması gereken şey Türkçe'yi hak ettiği şekilde, düzgün ve kurallara uygun kullanmaktır. İmkanlar çok. TDK'nun web sitesinden de çok şey öğrenilebilir.
Ayrıca yazar olmak isteyen herkesin bir İMLA KILAVUZU ve TDK Türkçe Sözlüğü olması gerekir.
Yazar; her şeyden önce çok okuyacak, güncel olayları takip edecek, gözlemci olacak.
Öyle hayal mahsulü şeyler yazmakla da yazar olunabilir ama bence başarı uzun vadeli olmaz.

Yazar entelektüel olmalıdır. "Adam sen de"ci olmayacak. Güzeli, iyiyi bilecek.
Toplum bireylerini aydınlatacak birikime sahip olacak. Kendisini devamlı geliştirecek.
Bu sitede (Milliyet Blog) yazar olma özelliklerine sahip çok sayıda arkadaşımız var.
Ama çoğu başka mesleklerdeler ve blog yazarlığını sırf hobi olarak yapıyorlar.
Bu sebepten fazla eleştirilmek de istemiyorlar, eleştirmek de. Tabii anlayış gösteriyorum.
Blog yazarı olan herkesin yazar olma mecburiyeti yok ki!

Gelelim KİTAP BASIMI işine. Burada yazı yazan herkes kitap bastırabilir. Nasıl mı?
Yazdıklarının çıktılarını veya CD kaydını alacak ve gidecek bir yayınevine.
Cebine de yeterli parayı koyacak ama. Basacak parayı Yayınevine, 1-2 hafta içinde alacak kitaplarını.
En az 1.000 - 2.000 arasında basılması gerekiyor tabii. 2-5 bin YTL yeterli 64 sayfa bir kitap için.

Dağıtımını da kendiniz yapacaksınız. Ya eşe dosta hediye vereceksiniz.
Ya da kitapçılara bırakıp, satıldıkça parasını tahsil edeceksiniz.

Kendinize çok güveniyorsanız, kaleminiz kuvvetliyse, yazar olacak özelliklere sahipseniz,
yine de işiniz kolay değil. 6-8 nüsha halinde gönderiyorsunuz yazılarınızı yayınevlerine.
5 yayınevine gönderseniz 30-40 nüsha eder. Bu da epey bir masraf ve uğraşı istiyor tabii.

Konuyu özetlemek gerekiyorsa, ya parayı basıp bastıracaksınız kitabınızı,
ya da yayınevlerinin kapılarını aşındırarak ve fazla bir kazanç beklemeyerek.
Ama her şeyden önce işi ciddiye almalı ve Türkçe'yi de yazım kurallarına uygun kullanmalısınız.

Hepinize saygı ve sevgiler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mustafa abi,blog habercim olmanıza rağmen bu yazınızdan haberdar olamadım nedense!Google a kendi adımı yazıp meşhur olup olmadığımı kontrol ederken tesadüfen Mustafa Mumcu nun gözüyle yazısında karşılaştım.Merak ettiğim bir konu,imla hataları vs yanlışlıklar yayınevleri tarafından düzeltiliyormuş,bu doğrumu?Ayrıca kitap basım ücretleri dışında bandrol vs konuları nasıl çözümleniyor?Bilgilendirirseniz sevinirim.Saygı ve sevgilerimle...

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 02.03.2008 18:39
Cevap :
Sevgili Arif, Sorularına cevap verecek kadar bilgili değilim maalesef. Ama beni hedef gösteren bloğuna şapka çıkardığın Okan TINMAZ var ya, o her konuda bilgi sahibidir. Lütfen ona sor ki sağlıklı cevap alabilesin. Mutlu günler.  03.03.2008 11:00
 

Konuya değinirsem yorumum size ulaşmaz, biliyorum. Elinize sağlık diyorum sadece, siz beni anlarsınız. Selamlar, saygılar:))

Ümit Culduz  
 28.02.2008 13:57
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim Ümit Bey, Sizi ben anlamazsam kim anlar? Anladığımı tahmin ediyorum. İnşallah "Beni bir sen anladın ama sen de yanlış anladın" sözündeki gibi anlamamışımdır. Saygı ve sevgilerimle.  28.02.2008 14:05
 

ilk önce kitap okumayı sevmemiz, çocuklarımıza kitap okumayı aşılamamız gerek, yazınızda ve yorumlara verdiğiniz cevaplardaki örnekler oldukça ilginç, dul bir hanım yazdıklarını paylaşıyor ve ekmek parasını sevdiği bir işten çıkarıyor ne mutlu ama bizim ülkemizde sanatla(gerçek sanattan bahsediyorum,tv lerde dayatılan hokkabazlıklardan değil) , yazarlıkla, şairlikle ruhen tatmin olmak mümkün olabilir ama geçinmek çok zor, yeteri kadar değer vermediğimizden olsa gerek, sevgiler

Dilek Fuçucı 
 28.02.2008 11:32
Cevap :
Sevgili Dilek Hanım, Eleştiriye tahammül edebilen, yapılan eleştiriye de demokratik, çeğdaş ve bilinçli cevap verebilen bir hanımefendi olarak algılıyorum artık sizi. Yazımı okuyup yorum yazmanıza gerçekten sevindim. Bu yazımda aslında çok okumamız gerektiğini de belirtmek istiyorum. Çok okuyacağız, televizyonlarda kendimizi avutacak programları da seyredelim (Lerzan Bacı hariç) ama eğitici, dünya bilgimizi artırıcı programlar da var. Onları asla ihmal etmemeliyiz. Çevremizde, ülkemizde, dünyada neler olup bittiğini bilmeden yazar olunmaz tabii. Bir de Türkçe'mizi geliştirmeden, yazım kurallarını bellemeden kitap yazamayız. Yazarız ama parayı basarak bastırırız tabii. Ya da birtakım egemen güçlerin maşası olarak. Yazar olarak çok para kazanmak herkese nasip olmaz. Son cümlenizde bunu güzel bir şekilde belirtmişsiniz. Ama bir şey daha var sanatkâr ruhlu insanlar az kazanç ile de çok zengin insanlardan daha mutlu olabiliyorlar. Saygı ve sevgilerimle. Yorumunuz beni mutlu etti.  28.02.2008 17:48
 

Parayı bastırıp da kitap çıkaran herkes yazar mıdır peki? Benim param yok ama kendime inancım çok :) İkinci basamak için elbette şu an kendimi yeterli görmüyorum ama sürekli kendimi geliştirme çabası içindeyim ve inanıyorum ki birazcık daha toparlanmayla bende bir kitap çıkarta bilirim. Tescilli olunuyor di mi öyle ? :) SAYGILAR

Lavinya 
 28.02.2008 2:22
Cevap :
Sevgili LAVİNYA ÖZ, Bu yazının herhangi bir yerinde "Parayı basan düdüğü çalar" veya "Bul karoyu al parayı" ya da "Parayı basan Hasan, yazar oluyor." diye bir ifade var mı? Parayı basan kitabı bastırır. Ama her kitabı olan yazar olamaz tabii. Parayı basan müzik albümü de çıkarır ama tutulmazsa silinir gider, o albüm ve yaptığı masraflar da hatıra olarak kalır. Sürekli kendini geliştirme azminde olan, sebatli ve çalışkan insanlar genellikle hedeflerine ulaşırlar. Yeter ki önlerine çıkan imkânları değerlendirebilsinler veya kendileri imkân yaratabilsinler. Sizin de hedefinize ulaşmanızı tüm kalbimle dilerim. Tescil işini anlayamadım. Neyin tescili? Sucuk filân mı imal edeceksiniz bu arada? Yazar Dernekleri var, oralara üye olabilirsiniz. Samsunlu iseniz "Samsunlu Yazarlar Derneği" kurucusu ve üyesi yazar arkadaşımız Almet Seven'e müracaat edin! Bu siteden tanıyorsunuzdur kendisini. Belki size torpil de yapar. Saygı ve sevgiler.  28.02.2008 12:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3044
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster