Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '21

 
Kategori
Futbol
 

Herkes öldürür sevdiğini

Oscar Wilde'ın "Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini" şiirini çok severim. Şiir bu dizeler ile başlar: 

Oysa herkes öldürür sevdiğini,

Kulak verin bu dediklerime,

Kimi bir bakışı ile yapar bunu,

Kimi dalkavukça sözler ile…

Korkaklar öpücük ile öldürür…

Yürekliler kılıç darbeleriyle.

 

Ali Bey'in büyük Fenerbahçe sevdasını bilmeyen yoktur. Buna ancak şapka çıkartılır. Zor zamanda sevdiğinin elinden tutmuştur. 

 

Ama yine aynı Ali Bey, tıpkı selefi Aziz Bey gibi, sevdiğini çok severken, istemeden de olsa sportif açıdan öldürmüştür! 

 

Fenerbahçe 3 Temmuz'dan beri sürekli gerileme içinde. Yönetsel, sportif, mali... O dönemden bu yana katlanarak gelen mali yük, sportif tarafı da şüphesiz etkilemiştir. Ancak gelinen noktada, bu yükten çok, Başkanların ultra, mega hatalı işlerini de konuşmak gerekir. 

 

Aziz Bey dönemini çok yazdık çizdik. Arşivler orada. Gitmesi hayırlı olmuştur. 

 

Ali Bey döneminden çok umutluyduk. Çok destek verdik. Arşivler orada. Gitmesi hayırlı olacaktır. 

 

Neden?

 

3 Temmuz ve sonrasında camiaya ölüm gösterilip, camia sıtmaya razı edildi. Elbette böyle büyük bir komplo ve onunla mücadele, sporun, sportif başarının, saha içinin önünde gelecekti. Sonraki birkaç sezon yine yönetsel hatalara rağmen çok eleştirilmedi. Ancak Aziz Bey'in son seneleri ile Ali Bey'in son 3 senesi tam anlamıyla sportif açıdan fiyaskodur. 

 

Ne yanlış yapıldı?

 

Yeni yapılanma dendi, çok yanlış isimlere yanlış yetkiler verildi. Comolli ile başlayan Emre ile biten bir süreç. Cocu ile başlayan, Erol Bulut ile biten bir süreç. Daha da fazla bir şey yazmaya gerek yok. 

 

Ali Koç, işin finansal tarafında mucizelere imza attı, kabul ve tebrikler. Ama kurumsallşma adına sportif tarafta bir seyirci gibi izledi. Hemen hemen pek çok kritik kararı yanlış. En çok da kendisinin üzüldüğüne eminim. 

 

Ama en üzücü olan şu; bu taraftar yönetimi, takımı, kongre üyeleri, teknik direktörü, yorumcusu ve taraftarı ile son 6-7 senede hep vasata alıştırıldı. Ölüm gösterildi, sıtmaya ikna edildi derken bunu kast ediyoruz. 

 

Fenerbahçe'li taraftar; hoca kalitesi önemli değil, kadro mühendisliği önemli değil, önemli olan taraftar desteği diyerek, senelerce yönetimler ve yorumcular tarafından kandırıldı. Bu yorumcuların bazılarını yıllardır takip ederim, tıpkı Koç gibi, severken öldürenlerden oldular. Yani iyi niyetli, Fenerbahçe tutkunu, futbolu bildiğini düşünüyor ama bilmiyor! Aykut Kocaman'ı, Erol Bulut'u, yeteneksiz ve yetersiz futbolcu topluluğunu sizlere sevdirmek, kabullendirmek, destek sağlamak için ölümüne çırpınırken vasata kurban ettiler Fenerbahçe'yi. İstikrar dedikleri şey istikrarlı erimeydi oysa. 

 

Bas bas bağırdık bu köşeden futbol iyi futbolcu ile oynanır, kenarda sağlam, kariyerli teknik adam lazım diye. Kim duydu? Oysa bunun aksini iddia etmek ahmaklıktır. 

 

Şu Fenerbahçe 11'inde 37'lik Sosa'dan medet umuluyor ise, şu takımın en önemli pozisyonlarına Lemos, Tisserand, Cisse, Kemal Ademi, Valencia, Thiam ve Samatta transfer edilebilmiş ise, kenarda "Fenerbahçe için bana göre hadi yetersiz demeyeyim, ama uygun olmayan" bir hocaya bu kadar sabredilmiş ise, Fenerbahçe'nin tüm futbol aklı önce Comolli, sonra da Emre Bey'e tamamen terk edilmiş ise, takım eski futbolcu antrenörler ile doldurulmuş ise bu iş çoktan bitmiş, camianın fişi çekilmiş demektir. 

 

Evet, Fenerbahçe'nin çapına, büyüklüğüne istemeden de olsa ihanet edilmiştir. 

 

Maçı yorumlamaya gerek yok. Erol hoca için yazdığım pek çok yazıyı da tekrar etmeyeceğim. Eski yazı başlıklarım durumu anlatmaya yeterli bence; Havada Bulut, Sorun Nerede, Bu Hiç Olmadı, Erolzyon, Çekirge Sıçramadı, Bulutsuzluk Özlemi, vs. 

 

Fenerbahçe için ana stratejisi Emre- Erol- Samatta- Tisserand- Lemos olan bir yönetimi ben Fenerbahçe'nin başında görmek istemem. Mali açıdan kulüp batar diyeceksiniz, o zaman hep birlikte batırandan hesap sormak ve yakasına yapışmak gerek. Bu Ali Koç'un sorunu değil. Ali Koç'un suçu değil. Ali Koç bu tarafta elinden geleni fazlasıyla yaptı. Ama Ali Koç ve yönetimi ile Fenerbahçe değil 5, 10 sene de şampiyon olamaz. 

 

Bence Ali bey Harvard'dan sonra, ikinci iş idaresi masterını Fenerbahçe'de yaptı. İş hayatında başarıları katlanarak sürecektir şüphesiz. Bu masterın da büyük katkıları olacaktır. Ama Fenerbahçe için artık sevdiğini yaşatma zamanıdır. Artık Fenerbahçe'ye bir nefer olarak dışarıdan katkı sağlama zamanıdır.

 

Ha şunu da söyleyelim, böyle zor bir dönemde, delikanlıca ve cesurca bu ateşten gömleği giymiş olmanın erdemini hep anlayacağız. Değerini hep bileceğiz. O sebeple, Ali Bey'in diğer bazı başkanlardan farklı olarak hoş bir sada bıraktığı ve bırakacağı ve sahadaki sonuçlara rağmen hep iyi hatırlanacağı bir gerçektir.  

 

Öte yandan Fenerbahçe tüm isimlerin üzerindedir ve master planı Erol Bulut ve Emre Belözoğlu olan bir yönetimin görevinde beş dakika daha görevde kalması zarardır. Bazen sevdiğinin iyiliği için, sevdiğinden vaz geçmek en doğrusudur! 

 

Son olarak Fenerbahçe bu kafa, bu vizyon, bu teknik kapasite ile şampiyon olamaz olmayacaktır. Ümitlenen var ise, şimdiden vaz geçsin. Artık size futbol masalları anlatan yorumcuları da izlemeyi, takip etmeyi bırakın. Vasatı savunan kişilerin, Fenerbahçe'yi severken öldürdüğünü görün, bilin. Vasata değil, Fenerbahçe büyüklüğüne sahip çıkın. Bir daha yazısında hocada, kadroda sorun yok sorun sadece hakemde, dış mihraklarda diyen bir yorumcu duyar veya görürseniz, okumadan veya izlemeden çıkın. Siz bunu yaptıkça Fenerbahçe de düze çıkacaktır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 566
Toplam yorum
: 204
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 574
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster