Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mart '16

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
73
 

Herkes TEOG'dan yaka silker hale geldi

Herkes TEOG'dan yaka silker hale geldi
 

Eşsiz sınav sistemi üçlüsü (!) 4+4+4= SONRASI


4+4+4 = Sonrası olan eğitim sisteminde çocuklarımızın ikinci dördün sonunda girecekleri onlarca sınavdan biridir TEOG (Temel Eğitimden Orta eğitime Geçiş sınavı). Son on beş yıldır hemen hemen her yıl, yeni bir sistem getirilerek, sözüm ona kalıcı köklü bir yapıya kavuşturmak istedikleri eğitim sistemi, bu yıllar içerisinde yüksek oranlarda yitik gençlik yetiştirmiştir. Boz yap tahtasına dönen sistem, öğrencileri, öğretmenleri sistem manyağına dönüştürmüştür. Zaman, malzeme, kalifiye eleman kaybına yol açıp,tüm bu saydıklarımızdan tasarrufu engelleyen bu sistem, karmaşadır. Eğitim sisteminde ki karmaşalar, kalkınacağı varsa da bir ülkenin kalkınamamasında ki en önemli ve en birinci sebeplerinden birini oluşturur. O ülkenin ilerlemesini bırakın, bulunduğu yerin çok daha gerisine sürükler, doldurulmuş bilgi karmaşasıyla okumuş cahiller cennetine dönüşür.

Şansı olan, dayısı, amcası, halası ve teyzesi olan işe girer. Referansı mükemmeldir. İşyerine bilgiyle gelip deneyim kazanması gerekirken, sadece diploma yazılı belge, bu saydığım hısım ve akrabalarıyla gelip iş üzerinde bilgi ve deneyim kazanır. O, bu bilgi ve deneyimleri kazanırken üretim yapması gereken işyeri, eğitim yuvasına dönüşerek, bir süreliğine eğitim seminerine çıkmıştır. İşyerleri dur durak

bilmeden çalışır, çağın gereklilikleri için de elindeki elemanlara da eğitim verir. Eeee bu ne perhiz ne lahana turşusu! İşe alırken diplomalı personele ne gerek vardı? Üniversiteler,bu 4+4+4= Sonrası ne işe yaradı demezler mi adama?

İşte sistem bunları ürettiği için demiyorlar, diyemiyorlar.

Bu sistemde; karakteristik özellikler ve doğuştan var olan yeteneklerine göre eğitilmesi gereken çocuklarımız, neredeyse henüz ilkokulu bitirmeden, kendi varlıklarını dahi keşfedemeden, sözel, sayısal, beceri gerektiren ne varsa hepsi bir çırpıda verilerek çiplere dönüştürülüyorlar. İşte bu yanlış sistem kendi hatalarının üzerine ekleyerek, çocuklarımızı sersemletiyor. Henüz ergenliğe girmeden unutkanlıklar, bezginlikler, umutsuzluk gibi psikolojik çöküntülere yol açıyor. Bırakın severek ve isteyerek yapacakları mesleği seçme şansını, istedikleri gibi eğitim olanakları ve hakları ellerinden alınmış oluyor. Maddi imkanları yüksek seviyede olan ailelerin çocukları, siyasi sistemin de öngördüğü paraya dayalı eğitimi desteklediği için, paranın şaşırtıcı gücü ile diledikleri eğitimi alabiliyorlar. Bu özel dediğimiz paralı eğitim, bol keseden savrulan ders ve okul puanlarıyla aç kalmadan sadece yaşayabilecekleri ücretlerle geçinmeye çalışan ailelerin çocuklarının önüne geçiyorlar. Vahşi doğa kurallarının insanoğlu üzerinde uygulaması gibi duruyor bu sistem.

Medeniyet, ilim çağı, ışıklandırılmış göz kamaştıran materyallerle donatılarak karartılamaz. İşte bu görsel sanal yapıtlar, bu çağın, bu sistemin yetiştirdiği dimağların

algılarına hitabedebilir. Sadece. Cehalet diploma ve sertifikalarla asla yenilemez. Geçmiş; geleceğe ışık tutsun, ders alınsın diye iyisiyle kötüsünü ayırt edebilmek için okutulur, geçmişe geri dönmek için değil. Sorgulamaksa üstün eğitim sisteminin beyinlerine düşer ve sağlıklı sonuçlar o sistem neticesinde alınır. Dünya hızla ilerlerken defolu sistemin geç kalınmışlığı bu sistemi mecbur kılıyormuş gibi görünüyor.

Her köşe başında kurulu yüksek öğrenim kurumlarının dikilmesi sadece binlerce diplomalı işsize sebep olmuştur. Tarım cenneti bu topraklar da kalkınmada ki ilk adımlarından birini ziraatla yapan bu ulusun ziraat mühendisleri ya işsiz geziyor, ya da diplomalarından çok alakasız işlerde konuşlanıyor. Atom, fizik, felsefe, biyoloji mezunları na iş sahası yok, olan da alacağı kadarını aldı, gerisi Allah Kerim. Okullar da yetenek dersleri var, her öğrenci de bu derleri görmek zorunda, yetenekli olsun olmasın üstüne üstlük,bir çok okulda öğretmenleri de yok ve yüzlerce öğretmen atama bekliyor.

Bir lisan bir insan dendi ve anaokullarına kadar inen yabancı dil öğretme çabaları meyvelerini verdi. Çeşitli filoloji mezunları yine işsiz. Oysa Kendi diliyle, yeteneği ve keşfedilmeyi bekleyen zeka yapısı ile eğitilmiş bir toplumun bireyleri, bilimin altından girip üstüne çıkacak, dünya dillerini de mesleki gerekliliklere göre zamanı geldiğinde kendiliğinden öğreneceklerdi. Bunu bilebilmek için de ayrıca uzman olmaya gerek yok. Çünkü onlar yapabildiklerine, inandıklarına, sevdiklerine yönlendirildikleri için zevkle

çalışacaklar, hem mutlu olacaklar hem de insan zekasının yeniliklere açık, üstün zekanın ürünlerine ulaşmak için dünya dillerini öğrenmede kendiliğinden istek duyacaklardı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir memleketin ilmi seviyesi, kültürü, o diyarlardaki okulların müfredatları dediğimiz proğramlara bağlıdır. Ama şimdikilerin kafalarına göre bu adım, bu kafa, "istim arkadan gelsin. Ben yaptım oldu" deyip, ortalıkarda fink atmalarıdır. Bir eğitim sisteminde kundaktaki çocuğu bile okullu yapmak isteyen böylesi bir zihniyetin temelleri ne kadar sağlam olur? Hiç bir zaman. Kırpa kırpa kuşa çevirdikleri eğitim proğramı, ayağa düştü. Bu düşüşün getirdikleridir ortaya konan safsatalar ve telaş tır. Daha çok sızlanmalar olacaktır. Kuşa çevrilen eğitim sisteminin doneleri, bir gün müzelerdeki raflarından bize bakıp bakıp, başları yana devrik hazin görünümelerini, milletcek "temaşa" eğleyeceğimiz günler bir gün olacaktır elbet. Ve edenler bulacaktır. " Men dakka, men dukka." Ört ki, ölem !

Muzaffer Cellek 
 11.03.2016 11:31
Cevap :
Bir türlü rayına koyamadıkları veya koymak istemedikleri mi desem; eğitim sisteminde ki sakat oluşum, ülkemizi dünya ülkeleri yerine dünya da geri kalmış ülkeler konumuna sokuyor. Öğretmen, öğrenci olabilmek için evvela bilinçli ve sorgulayan veli ve vatandaş olmaktan geçiyor diye düşünürken yine eğitimin şartına takılıp kalıyoruz.Yani hepsinden olabilmek için iyi bir eğitim sisteminin ürünleri olmamız gerekiyor.Yorumunuz ve duyarlılığınız için teşekkürler ediyorum.  16.03.2016 18:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 96
Kayıt tarihi
: 09.02.16
 
 

Bartın kadarım. Zonguldak da doğdum, Bartındayım, Bartın'lıyım, Bartın kadarım. Evli, 21 ve 13 ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster