Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '07

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
878
 

Herkesin böyle bir dostu olmalı !!

Herkesin böyle bir dostu olmalı !!
 

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz, atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi.

Bir gün kurnaz olan arkadaş, diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.

Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve onun evlenmek üzere olan nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.

Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez. Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur

Ve birden arkadaşı aklına gelir... (ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının iş yerine gider ve çalışmak için iş ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz

Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilâç alamadığını söyler.

Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar.

Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını ona bırakmıştır.

Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna kırgınlığından dolayı dostunun işyerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.

Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur. Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına kendisinin de yalnız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kıza nasıl ulaşacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler. Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır.

Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır... Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir.

Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya. Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim. Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. İşlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum. Çünkü biz gerçek dosttuk.

Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;

Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni ise o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı. Çünkü O kadın hayat kadınıydı. Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.

İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.

Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı.

Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi. Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim.

Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim.

Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Her şey senin içindi...

Hikâyeden alınacak ana fikir: İnsan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz. Tüm yakınlık duyduklarınıza birde bu gözle bakın... Siz fark etmeden sizin için kim bilir neler yaptılar. (sadece sizin için)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Harika bi yzı Adem Bey Kutlarım sizi. Uzaklarda bir köyde, çocuğu doğmadan kocası ölmüş tek başına yaşayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olma açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından birandahi ayrılmaz. Her nekadar evcil bir hayvan olmasada, oldukça uysallaşır. Bisüre sonra kadın doğum yapmıştır. Tek başına tüm zorluklara göğüsgermek, yavrusuna bakmak zorundadır. Günler geçer. Kadın birkaç dakikalığına evden ayrılmak, yavrusunu evde bırakmak zorundadır. Gelincikle bebek yalnız kalmıştır. Bisüre sonra anne gelir. Gelinciği kanlı ağzıya gören anne çılgına döner. Gelinciği oracıkta öldürür. Tam o sırada içerden ağlama sesi duyar. Anne odaya yönelir. Odada beşiği, beşikte bebeği ve beşiğin yanında parçalanmış yılanı görür. Einstein'in söylediği rivayet edilen bir söz: ''İNSANLARDAKİ ÖN YARGIYI PARÇALAMAK, BENİM ATOMU PARÇALAMAMDAN ÇOK DAHA ZORDUR.'' Önyargının olmadığı güz günler sizlerin olsun. Dostça kalın.

GÖCEKLER GÜVERİNCE 
 19.03.2007 12:18
Cevap :
turan beycim cok tşk ederim.  19.03.2007 12:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 313
Toplam yorum
: 1049
Toplam mesaj
: 164
Ort. okunma sayısı
: 2667
Kayıt tarihi
: 15.03.07
 
 

16.10.1974 Samsun / Havza doğumluyum. Şu anda bir lojistik firmasının ortaklarındanım. İşimde ilk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster