Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
333
 

Herkesin vicdanı var ama ortak vicdan yok; bu yüzden olaylar karşısında tepkimiz farklı oluyor

Herkesin vicdanı var ama ortak vicdan yok; bu yüzden olaylar karşısında tepkimiz farklı oluyor
 

MERAK ETME ÇOCUK, SEN ÖLME DİYE BİZ ÖLÜRÜZ! DÜNYA DEDİKLERİ, SENİN SAÇININ BİR TEK TELİNE BİLE DEĞMEZ!


Yazılarım nedeniyle çok tepki alıyorum. Oysa beni takip edenler biliyorlar ki Kerim Korkut asla yanlışın yanında olmaz. Peki, o halde neden böyle? Cevap çok basit; bana tepki gösterenler kendi vicdanlarıyla hareket ediyorlar. Oysa ben yazılarımı objektif akıl ve ortak vicdana göre yazıyorum. Kendi yanılma payı çok olan vicdanımı aştım. Artı bunu gözlem, okuma, insanları dinleme, bilim, sanat gibi çok sayıda argümanla destekliyorum. Ortaya evrensel bir akıl çıkıyor.

Yazılarımda sık sık söylüyorum, ben dünyaya 360 dereceden bakıyorum. Böyle olunca her şeyi görüyorum. Her şeyi gören bir şeyi savunmaz, her şeyi savunmak zorundadır. Böyle olunca örneğin Türk bayrağı için ölenlerin hassasiyeti kadar Türk bayrağını yakanların hassasiyetine de bakmak zorunda kalıyorsunuz. Bayrak yakılır mı? Elbette hayır. Ama acaba onları bu yanlışa sürükleyen önemli bir sebep var mıydı? Türkiye böyle demek istemiyorum da zulmeden bir ülkenin bayrağını ben bile yakabilirim. Bizi eleştirenler bayrağın yakılmasına takmışlar. Bakış açıları dar, bu kadarını görebiliyorlar. Bayrağımızı neden yakıyorlar kısmını görmek istemiyorlar. O nedenle evrensel kahraman olması gereken bizim gibiler evrensel hain oluyor!

Bir de beni eleştirenler, yazılarıma tepki gösterenler kimliğime bakıp beni bir yere koyuyorlar “Bu Türk’tür, Türk bayrağının yakılmasına nasıl kayıtsız kalabiliyor; o halde hain” diyorlar. Ben kimliğimde Türk olabilirim ve bu gibi insanların yanıldıkları nokta, haklı bir platformda Türk bayrağı için ölebilirim de. Bunlar beni bu kurguladığımız örnekte mesela Türk bayrağına düşmanca karşı olanlarla karıştırıyorlar. Oysa eleştirmek başka düşman olmak başka, yanlışsa kalbinizi bile söküp atarsınız.

Devleti ve ülkemi  eleştirdiğim bir yazıma yapılan yorumda birisi “Bu yazıyı yazan …dır” demiş. Bu şahıs aynı yorumu bir de binlerce kişinin duygulanarak okuduğu vatanseverlikle ilgili yazılarımı okuduktan sonra yapsın bakalım. Üç nokta koyup boş bıraktığımız terbiyesiz ifadenin yeri gözyaşlarıyla dolacaktır!

Kerim Korkut’u herkes tanır. Onun yanlış yapması mümkün değildir, her yaptığı her söylediği doğrudur. Yani en azından niyeti doğrudur. İnsan yanlış yapmaz, yanlış insan yanlış yapar. Herkesin hakkını savunduğunuz zaman mutlaka yanlış anlaşılır hain damgası yersiniz; çünkü herkesin yüzü yıkanmış değil, elinize kir bulaşır! Türkiye’de sorunlara böyle yaklaşan yoktur; bu nedenle Kerim Korkut ilk asılacak adamdır, ipiniz varsa geleyim!

Bizim gibi insanların zaten karşıtları vardır; ama anlamayan dinlemeyen insanların da bunlara eklenmesi insanlığa bir güneş doğdurmak için çıktığımız yolda umutlarımızı kırıyor. Derdiniz vatansa ve bu konuda hain olduğumu düşünüyorsanız gömün beni bu ülkenin bağrına, mezarımda kemiklerim göklere yemyeşil dal budak saracak, mezar taşım al bayrak olacak. Endişeniz bu olmasın. Yeri geldiğinde siz oluruz, yeri geldiğinde herkes.

Barış dolu bir dünya için böyle olmak gerekiyor. Sizin yaptıklarınızın hepsini ben yaptım. Ben o yollardan geldim. En milliyetçinizden de milliyetçi, en dindarınızdan da dindar, en özgürünüzden de özgür. Bu yanlışı ben de yaptım. Gün oldu aynada kendimi tanıyamadım. Sizler de büyüyeceksiniz; akıllanıp kemale ereceksiniz. Ve arkanıza dönüp baktığınızda kendinize güleceksiniz! Büyümek deyince yaş olarak büyümeyi anlamayın, akıl olarak büyümeyi kastediyoruz.

Dünya işte sizin bu yanlışınızdan dolayı böyle. Bizim yüzümüzden karınca bile incinmez; çünkü sizler hep masumu alkışlar katili döversiniz; ama biz (benim gibi olan herkesi kastediyorum) katilin de masumun da hakkını veririz. Derviş zihniyetini kastettiğimiz sanılmasın; o zihniyette de sorun var; tekkeye gelmezsen derviş verdiği itibarı geri alır. Bizler dervişi de aşmışız; verilen itibar geri alınmaz, katilin katil olmadan önce aldığı madalya idama giderken yakasında takılı kalır!

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Buldun mu dersen, çoktan buldum; ama yozlaşmış uygarlıklarını geçmişin nice karanlık düşüncesi üzerinden ayakta tutmaya çalışanların tufanda boğulmalarını bekliyorum. Görülen o ki daha fazla da beklemeyeceğiz. Sözüm size değil; ama cop atanlarla cop yiyenlerin didişmesi, işte bu karanlık ruhluların düzenidir. Buna ‘intikam çarkı’ düzeni de demek mümkündür. Aradığım insanlığın yaşadığı acılar üzerinden anlamlı bir bilinç sıçraması gerçekleştirmesidir, diğer bir ifadeyle intikam çığlıklarının sonuç vermeyeceğini kavramasıdır. Yoksa yazdıklarımla intikam çığlıklarına beste yapıyor değilim. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar.

Rıza Üsküdar 
 04.01.2016 15:43
Cevap :
Durumumuzu dünyaya göre konumlamayacağız.İsteyenler bize göre durumlarını konumlayabilirler. ABD ile stratejik ortaklık ve NATO yok. Türkiye bütün ülkelere eşit uzaklıkta(dost yok,düşmanı yok nötr)tamamen özgür ve bağımsız bir ülke. Millat olarak konulan tarihten önceki bütün dostlukları düşmanlıkları sıfırlamış ve yeniden başlatmış. Kimseyi kendisine örnek almıyor ve kimseye de örnek olmuyor. Bireysel bazda insanların dinini/mezhebini yolunu özgür bir şekilde alabildiğine (isteyenlerin) yaşamaları sağlanırken toplumsal bazda dinin hakimiyeti yok. Etnik kimlikler yasaklanma yerine tam tersi ortaya çıkarılacak. Her etnik kökenin kültürü tarihi dili yaşayan hale getirilecek.İnsanlar kimlikleriyle gurur duyacaklar.  05.01.2016 9:07
 

Kerim Bey, beni nereye çağırırsan çağır, yarım yamalak da olsa aklımla gelirim yanına, düşünmeyen, aklın iptal edildiği eylemlerden de uzaklaşırım. Derdim devirip dökmek değildir, insanlığı devirip döktükleriyle her geçen gün birbirine benzetenlere karşıdır duruşum; eğer eylem gerçekten bir eylem olacaksa bir duruşu olacaktır. Esas geçmişe gidenleri görüyoruz son yıllarda, insanlığın unuttuğu nice karanlık düşünceyi yeniden yeşertmişlerdir ayaklarını bastıkları yerlerde. Benim geçmişten bahsedişlerimse, insanlığın geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak, içine sürüklendiğimiz karabasanı anlamak ve de ondan kurtulmanın çarelerini bulmaktır.

Rıza Üsküdar 
 04.01.2016 15:42
Cevap :
Ya çok eskilere gidiyorsun,aklın oralarda kalır diye korkuyorum. Biraz Necip Fazıl biraz Kemal Tahir karışımı. Senin sevdiğim tek yönün Türkiye'de bir değişim olacaksa aydınlar tarafından düşünsel devrim yanlısı olman. Aman sakın devrimi bırak "düzeltme-tamir-yeniden yapılanma" gibi zırvalarla gelmeyesin. Dahası düzenimiz şuna tutunsun, buradan referans alsın,bunu hesaba katsın, şuraya bağlı olsun gibi yaklaşımlar da yanlış. Onlar bizim düzenimizden tutunsunlar da kendilerini kurtarsınlar. Unutmamak lazım biz güneşiz.  05.01.2016 8:57
 

İfade ederkenki tutumunuz yanlış Kerim Bey! Gerçeği görün yanlış yaptığınızı kabul edin artık. Siz bırakın 360 d.den bakmayı o kadar dar bir açıdan bakıyorsunuz ki bazı yazılarınızın sonuçlarının nereye varacağından haberiniz bile yok! Bırakın katilin de masumun da hakkını vermeyi, en masuma bile haksızlık ederken, Atatürk'ü dahi soysuz sopsuz-muş gibi ilan ederken, katilleri-teröristleri-bölücüleri-vatan hainlerini-nankörleri baş tacı ediyorsunuz! Tümünü demiyorum ama kimi yazılardaki tutumunuz kesinlikle insana-topluma-vatana-millete yararlı değil, aksine tam anlamıyla zararlı! Bunu bilin! Aslında biliyorsunuz da, kendinizin de hep söylediği gibi "niyetim o değil aslında şöyle demek istemiştim" şeklinde çevir kazı yanmasın hesabına sıkışınca kıvırmak sizin huyunuz zaten! Biz sizi artık az çok tanıdığımız için kimi ifadelerinizi ciddiye almayabiliriz ama yazılarınızı okuyan diğer insanlar için bu geçerli değil!! İyi niyetliyseniz, yazdıklarınızın sonuçlarını da düşünmek zorundasınız!!

Filiz Alev 
 04.01.2016 14:11
Cevap :
Ben Atatürk ile ilgili neden bilgi yok diyorum, siz Atatürk'e soysuz dedin diyorsunuz.Ben size "Cumhuriyet Destanı" başlıklı yazıma bir bakmanızı rica edeceğim. Böyle birisi Atatürk'e soysuz diyebilir mi? Kadri Mısırlıoğlu Zübeyde hanım Atatürk'ün annesi değil diyor bu iftiralar karşısında sinir krizleri geçiren ben Resmi tarihte Atatürk'ün seceresi niye yok diye feryat edip bir duyarlık yaratmak yetkililer belki görür diye uyarmak ikaz etmek için bir yazı yazıyorum. Bizzat Atatürkçülerden tepki alıyorum. Bana niye konuşuyorsunuz Kadri Mısırlıoğluna konuşun. Varsa belgeleri çıkarın gözüne sokun. Resmi tarih ezberletmişler karga kovaladı hikayesi...Çocukken giydiği ayakkabının numarasının bile bilinmesi gerekir. Bana bakmayın ben Atatürk'ü kuru resminden bile severim.Resmi olmasa bile severim.Çok gerekli bir yazıyı kompleksleriniz yüzünden kaldırttınız.  04.01.2016 18:19
 

Derviş de olsan dergahını sorgula, kusursuz insan olmaz diyenlerdenim. Hak ve adaleti özümseyemediğimiz, tarafsız dinlemeye tahammülümüz olmadığından kuruldu dar ağaçları, selamlar

Cemile Torun 
 02.01.2016 11:21
Cevap :
Dar ağaçlarıyla ilgili tespitiniz çok yerinde...  04.01.2016 8:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 6187
Toplam yorum
: 15192
Toplam mesaj
: 283
Ort. okunma sayısı
: 636
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster