Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
828
 

Herkesten bir şey öğrendim

Herkesten bir şey öğrendim
 



Aristoteles'e göre insanoğlunun en nihai amacı mutluluktur. Tüm davranışlar ona ulaşmak içindir. Mutluluk amaçların amacıdır. Nihai amaca ulaşmada ise erdem en önemli rolü oynar. Bu düşünceye göre erdemli olmaksa ancak bilgi sahibi olmakla mümkündür.

Bu anlamda zamana tanıklık etmiş, iz bırakmış ( olumlu-olumsuz), farklılık yaratmış kişilerin yaşam serüvenlerini, kişisel tarihleri, deneyim, düşünce ve yaşanmışlıklarını anı, günlük, söyleşi, mektup, özyaşam öyküsü, yaşam öyküsü gibi kitaplar aracılığı ile okumak benim her zaman ilgimi daha fazla çekmiştir. Kitabın öznesi durumundaki kişiler bence çoğu zaman, bizi kuşatan fiziki ,sosyal ve manevi dünyanın bilgisine varmamızda aracı olurlar, farkındalık yaratırlar. Benzerlikleri ve farklılıklarıyla.

Emre Kongar 'ı bir bilim adamı, bir sosyal bilimci , bir yazar olarak hepimiz tanıyoruz. Bir de televizyonda Mehmet Barlas'la yaptığı "Yorum Farkı" isimli bir programdaki soğukkanlı, mantıklı, bilimsel farklı görüşleriyle.

O bir röportajında diyor ki; "Ben çok başarılı bir insan olduğumu düşünmüyorum.Ama çok mutlu bir insanım. Kendi yaşamımdan ve kendimden çok memnunum. Fevkalade mutluyum, hayatta beklediğim, amaç edindiğim hemen hemen her şeyi elde ettim. Seviyorum, seviliyorum, istediğim yaşam biçimini toplum tarafından fazla zorlanmakla birlikte sürdürebiliyorum" .

Tabii bunun bir sırrı varsa eğer, insan bunu da öğrenmek istiyor . Feridun Andaç'ın kaleminden Emre Kongar'la yaptığı "Herkesten bir şey öğrendim" isimli söyleşi kitabıyla işte bunun sırlarına biraz da olsa ışık tutmak mümkün.

Emre Kongar bu kitapta da “Bireysel açıdan aklımın erdiği, bilgimin eriştiği tüm yaşam zevklerini tatmış, bütün tatminlere erişmiş bir noktadayım. Öğrencilerimden, okurlarımdan, izleyicilerimden, çocuklarımdan, torunlarımdan öğrenmeye devam ediyorum… Çalışıyorum, okuyorum, yazıyorum, ders veriyorum…
Seviyorum, seviliyorum… Bunlardan büyük mutluluk olabilir mi?” demiş,

Böyle söyleyen bir insandan etkilenmemek ve gıpta etmemek mümkün mü ? Nihai amaca erişmiş birisi olarak onun yaşam süreçlerindeki deneyimlerini , nasıl bir ortamda yetiştiğini, tecrübe, bilgi ve birikimlerini okumak da o derece ilginç ve tatmin edici geldi bana.

Feridun Andaç, Emre Kongar la ilgili olarak "Biriktirerek yol alan biri" diyerek başlamış söyleşisine.

Hani kimi zaman "Yapı harcına bir kürek kum atamamış , yaşadıklarından da bir şey öğrenememiş, yazık..." dediğimiz kimseler vardır ya ! Eğitimi, mesleki kariyeri, sosyal konumu ve yaşına uymayacak şekilde davranıp, kendine ve çevresine zarar veren kişiler için. İşte o kişiler bence bildiklerini yaşamına aktaramamış kişilerdir.

Oysa Emre Kongar; insana, toplum, tarih, politika ve güncel olaylara işte o biriktirdiklerinin süzgeciyle bakan , biriktirdiği ve ürettiği bilgileri yaşamında uygulama başarısı göstermiş birisi . Bu nedenle mutlu, bu nedenle başarılı.

Kitap, Emre Kongar 'ın yaşam serüvenine, bilinmeyen yönlerine olduğu kadar, ülkemizin yakın tarihine , toplumsal, kültürel gelişimine de Emre Kongar'ın tanıklığında bir bakış aynı zamanda. Ama kitapta benim özellikle dikkatimi çeken bölümler onun özel yaşamına, aile yaşamına ,duygu ve düşünce dünyasına ait söyledikleriydi. Hayatı anlamak ve anlamlandırma sürecimize çok önemli katkılar bunlar. Yol gösterici, rota çizici. Çoğunun altını çizmişim.

Hayatı ; nesnel bakış açısını kaybetmeden, bilimsel çalışma alanı ekseninde, olaylara sistematik yaklaşarak ama aynı oranda da insani özelliklerin öne çıktığı, duygu dolu bir bakış açısıyla harmanlamayı başarmış Emre Kongar.
Bunu kitabın sonunda yer alan "Emre Kongar İçin Anahtar Sözcükler" bölümünde, bazı kavramların onun için ne anlama geldiğini kısacık cümlelerle özetlediği bölümden de anlayabiliyoruz.

Söyleşinin bir yerinde diyor ki ; " ...mutlu anlarımda mutlaka saate bakarım. Çünkü zamanın, sonsuzluk ve değişmezlik içerisindeki izafiliği, değeri sizin ona verdiğiniz önemdedir....bir şeyi beklerken zamana dikkat etmiyorum Güzel bir şeyi yaşarken ise zamana çok dikkat ediyorum"

" Bence tutkularının esiri olmak dengesizliktir, ben dengeli olmaya çalışan bir insanım. Dengeli olmayı seçtim, kendimi dengeli olmak biçiminde geliştirdim. Yani öfkelenmek, bağırmak, umutsuzluğa kapılmak, çılgınca sevinmek filan benim için dengesiz şeylerdir..."

"...Ben yarı şaka yarı ciddi her zaman şunu söylerim: Ev, iş ve eş değiştirmekten çok hoşlanmam.Çünkü hepsi beladır onların. Yazdığım için yani sürekli çalıştığım için, ev değiştirmeye kalkarsanız herşeyiniz alt üst olur; iş değiştirmek daha büyük travma, tabii eş değiştirmek de öyle"

" Benim kendimi ifade etmekte kullandığım bazı sloganlar vardır."Herkes hata yapar, adam olan bir defa yapar." Yani ben herkesin hata yapmasını kabul ederim, denetim yapan olarak, hoca olarak, insan, dost olarak; ama o hatanın tekrarlanması artık ayıp birşeydir.

" ... bugün her neysem; üretimimle, kimliğimle, kişiliğimle, hocalığımla, gazeteciğimle veya televizyondaki tartışmalarımla bütün bunların arkasında fevkalade normal vasat, iyimser, hiçbir yeteneği normalin üstünde olmayan bir insanım. Bunu özellikle gençlere mesaj olarak vermek istiyorum. Hiçbir özel yeteneğim yok, zeki değilim, müzik yapamam; mesela hergün jimnastik yaparım ama gayet kötüyüm bedeni hareketlerde. Bir tek şey var, sistematik çalışırım. Eğer bir insan sistematik çalışırsa mutlaka bir şey olur. Mutlaka ne olmak istiyorsa onu da olur...."

Tabi daha çok şeyler söylüyor Emre Kongar. Türkiye gündeminde öne çıkmış bazı şahsiyetler, olaylar, durumlar hakkındaki görüş ve düşünceleriyle, bazılarını rahatsız edebilecek keskinlikteki sözleriyle.

Ama dedim ya...Benim algımın seçiciliğinde, hemen aklıma geliverenler genel olarak hayata bakışını yansıtanlar üzerine. Onun eşine ,çocuklarına, torunlarına olan sevgisini, saygısını, onlarla olan iletişimini ve paylaşımlarını okurken duygusal dünyasının zenginliğinde ders çıkaracak ne çok şey buluyoruz.

"Herkesten bir şey öğrendim" diyor Emre Kongar. Onun bilim adamı olarak ürettiği bilgilerle, söyledikleri ve paylaştığı tecrübeleriyle biz de ondan çok şey öğreniyoruz.

Tijen Taşlı- İzmir



 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ve yürekli yaşam serüvenini ben de biliyor ve fırsat bukdukça izliyorum. Yorucu ve gurur verici bir serüven... Bu araya gerçekten -söylediği gibiyse- 'mutluluğu' da sığdırabilmişse ne güzel! Mücadele-mutluluk ilişkisi açısından ayrıca değerlendirilmeye ve örnek alınmaya değer bir serüvenle de karşı karşıyayız demektir. İçten teşekkürlerimle...

Ersin Kabaoglu 
 09.06.2011 19:15
Cevap :
Sevgi ve çalışmak için hayatın anlamı demiş. İyinin, doğrunun, güzelin, gerçeğin bilgisine ulaşmak için çalışmak ve mücadele. Ve bence "sevginin de bilgisine" ulaşma mücadelesi. Sonuç onu mutlu etmiş. Ne güzel. Ben teşekkür ederim katkınız için :)  09.06.2011 21:10
 

İnsanı insan yapan birikimidir. Eğer bilgiyi biriktiremeseydik maymundan pek fazla bir farkımız olmazdı. Tarih o yüzden yazının icadı ile başlar. Okumak o yüzden çok önemlidir. Bu arada okumayı gereksiz görenlerin tavrı maymunluğa devam etmekle eşdeğerdir. Saygılar.

Mehmet Sinan Gür 
 08.06.2011 16:19
Cevap :
Haklısınız... bu birikim kültürdür ve kültür de sadece insana özgü, insanı ileriye taşıyan bir kavramdır. Kültüre ulaşma, biriktirme ve taşıma yolunda da en etkili araç okumaktır.Katkınız, konu hakkında zihinsel yorumlamaya devam etmemizi sağladı. Teşekkürler :)  08.06.2011 19:37
 

Bana göre önce yazınız çok güzel..Tebrikler..Mutluluk ile ilgili bir eksiklik varmıdır? Bence her şey gerçek sevgiye ulaşmak içindir..Şimdilik bu kadar yazarak yorum katıyım. Toprak

Aydın ADAM 
 06.06.2011 20:25
Cevap :
Aristoteles nihai hedefin mutluluk olduğunu söylemiş. Ben de ona katılıyorum. Hayatında sevgi olmayan birisi mutlu olabilir mi ? O zaman sevgi mutluluğa ulaştıran yoldur.Biz sevgiyi mutlu olalım mutlu edelim diye isteriz. Emre Kongar da zaten yaşamın iki anlamından birinin sevgi diğerinin de çalışmak olduğunu söylemiş. Ve hayatında bunlar olduğu için mutlu. Tabi bu konu farklı görüşlerle epey felsefe kaldırır, farklı yollardan kulak tutulmaya çalışılabilir :)) Yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim :)  06.06.2011 23:40
 

Her zaman kitap seçimindeki ince zevk ve titizliğe bayılıyorum. Yalnız bu defa tanıttığın kitaptan çok yazdığın ilk iki paragrafı çoook sevdim... Hele de kitabın öznesi durumundaki kişiler diye başlayan cümle var ya... İşte tam orada; ben de ben de ben de... diye bağırdım..:)) Kalemine sağlık ve sevgiler çok

Yıldız... 
 04.06.2011 23:14
Cevap :
Teşekkürleeer :)) Emre Kongar'ı tanıyınca, okuyunca ilk aklıma gelen "güzel insan"... Hem güzel, hem insan. O başarmış. Yoluna devam ediyor. Güzel ve insan olmayanları da okuyup, tanımak ilginç tabi. Ben Emre Kongar kadar yaşamımdan tatmin olmuş değilim ama güzel insanların tiyolarını da titizlikle takip edip, biriktiriyorum :)) Belki daha sonra , kimbilir :) Sevgiler selamlar :)  05.06.2011 0:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 156
Toplam yorum
: 955
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2655
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

SÖZ UÇAR, YAZI KALIR. 9 Eylül Ünv. İşletme mezunu, 9 Eylül Ünv.Sosyal Bil. Ens.Sağlık Kurumla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster