Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1751
 

Herşey zıddıyla anlam bulur

Evrende herşey zıddıyla yaratılmıştır. Güzel çirkin, iyi kötü, gece gündüz, sevgi nefret, ölüm yaşam vs...

Çirkin olmasaydı güzelin, gece olmasaydı ise gündüzün bir anlamı olmazdı. Evrende bir şeyleri tanımlayıp anlamlanırmamız o şeyin zıddına bakmayı gerektirir. Bu da bir olguyu tam olarak değerlendirip anlamlandırmamız için bütününe bakmamız gerektiğini gösterir. Sadece iyiye bakarak o iyiyi tanımlamamız imkansızdır onun iyi olabilmesi için bir de kötünün olması gerekir. İyinin olduğu yerde kötü, güzelin olduğu yerde çirkin, yaşamın olduğu yerde ölüm mutlaka vardır.

Son yıllarda dünyayı ve ülkemizi de etkisi altına alan; pozitif düşün, iyiye odaklan, aman negatifleri görme düşüncesi burada biraz eksik aklıyor. Her halükarda biz düşünsek de düşünmesek de , görsek de görmesek de ikisi birbiri ile kardeş... Birini varsayıp diğerini yoksaymak bizi eksik bakış açısına yönlendirir. Bu da uzun vadede bize yarar değil zarar getirir. Nitekim birçok pozitif yaşam düşüncesine sahip olan insanın, bir zaman sonra ağır depresyonlara girdiğine şahit oldum.

Hayatta bir çok olayla ve kişi ile karşılaşırız. Bunların bir kısmını iyi, bir kısmını ise kötü diye yargılar ve kötülerden uzak durmaya çalışırız. Oysa geçmişimize dönüp baktığımızda; bir zamanlar kötü olarak nitelendirdiğimiz olay ve kişilerin, bize iyilerden daha fazla yararı dokunmuş olduğunu görürüz.

Hayatta bizi ilerleten ve yaşantımızın yönünü değiştiren, hep kötü olaylar olmuştur. İnsan doğası gereği rahata ve mutluluğa meyleder. Eğer biz bulunduğumuz yerde sadece iyileri görüp kötüleri yok sayarsak bulunduğumuz yerden kıpırdayamayız.

Eğer potansiyelimizin altında bir işyerinde çalışıyor ama orada mutlu olmaya çalışıyorsak, bizim kalkıp yeni bir iş arama motivasyonumuz olmaz. Ama bir gün kötü bir patron gelir ve bize kötü davranırsa o zaman oradan ayrılma düşüncesi aklımıza gelir ve kendimize potansiyelimize uygun başka bir iş buluruz. O zaman bu patron bize iyilik mi yoksa kötülük mü yapmıştır?

Olaylar sonlarına göre değerlendirilir. Oysa bizler çok acaleci davranırız. İyisi ve kötüsüyle, acısı ve tatlısı ile, güzeli ve çirkini ile yaşam bir bütündür. Bugün kötü deyip lanetler okuduğumuz bir olay belki de bizim için en hayırlı olandır. Önemli olan o kötünün bize ne anlatmaya çalıştığını, arkasında mutlaka olan iyiyi görebilmekte.

Hayatımızda yaşadığımız zorluklar bizde olan ve farkına varamadığımız bazı yönlerimizin gelişmesi içindir. Bizde bir laf vardır. "Alimin evladı zalim, zalimin evladı ise alim olur" denilir.

İnsan doğacağı aileyi annesini babasını ve kardeşlerini seçemez. Bazıları sevgi içinde ve varlıklı bir ailede büyürken bazıları tam tersi yokluk içinde ve zor şartlarda büyür. Bu iki farklı ailede byüyen insanların kendilerinde geliştireceği yönler de farklıdır. Yokluk içinde büyüyen şükretmeyi, çalışmayı ve sabrı öğrenirken, diğer ailede büyüyen ise çok daha farklı şeyleri deneyimler.

Benim annem karar vermekte zorlanan hatta biri karar verirken de oldukça zorlayan bir yapıya sahip. Bir gün dediğinin ertesi gün tam tersini söyler. Bir dediğini yapsan "niye yaptın", yapmasan "niye yapmadın" diye başının etini yer. Yıllarca bu konuda kavga edip durdum kendisi ile ve en sonunda annem bu şekilde davranarak aslında bende neyi ortaya çıkarmaya çalışıyor? diye sordum kendime... Anladım ki, annemin farkına varmadan bana anlatmaya çalıştığı şey, kendi kararlarımı kendimin vermesi ve gerektiğinde kimseye takılmadan o kararlarımı uygulamaya koymam gerektiği imiş...

Yaşantımızdaki insanların davranışlarına sinir olmayı, sadece pozitif yanlarına odaklanmayı bırakıp, bütün olarak algılarsak bize aslında ne anlatılmak istendiğini, neyi öğrenmemiz gerektiğini daha iyi anlarız...

Hayat bizim en iyi öğretmenimiz bazen sevgi ile bazen de sopa ile öğrenmemiz gerekenleri mutlaka öğretiyor...

İyi kötü, acı tatlı, güzel çirkin ayırmadan, bütünü görebildiğiniz mutlu ve verimli bir hayat dilerim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, doğru her şey zıddıyla anlam bulur… Ancak iki zıddın oluşturduğu anlamsal derinliği ve bunlardan hangisinin daha insani olduğunu da, akıl belirler. Bununla beraber aklı gönül ile bütünleştirmeyenler, insani olmayanı da seçtirebilmektedirler akıllarına… Bu da bize şu gerçeği göstermektedir: Her şey zıddıyla anlam bulduğu gibi, insani eylemler de salt akıl ya da gönül ile gerçekleştirilemez. İnsani eylemler, akıl ile gönül birlikteliğinin bir eseridir. Bu sebeple zıtların anlamlandığı hayatı, aralarında işbirliği gerekli melekelerimiz ile yaşanır kılabiliriz. İşte hayat, paradoks içinde paradoks… Melekelerimiz arasında işbirliği sağlarsak, hayatın paradokslarını çözeriz; ancak melekelerimizi işbirliği yerine ayrıştırırsak, hayatın paradoksları içinde çözülürüz!.. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 21.11.2010 9:20
Cevap :
Çağımızın hastalığı, bölmek ve ayrıştırmak..Birşeyi anlamak için küçük parçalara bölüyor fakat sonra birleştirip bir bütün haline getiremiyoruz. Bu en fazla Tıpta farkediliyor. kalple ilgili sorunun varsa sadece kalp dikkate alınıyor.Çoğunlukla onu iyileştirirken mide ya da karaciğer feda ediliyor:)) Hayatı ya sadece aklımızla ya da sadece gönlümüzle anlamaya çalışıyor bu da bizim eksik görmemize neden oluyor..Akıl ve gönül birlikteliği ile bakabildiğiniz tam ve bütün bir hayat yaşamanız dileklerimle..Selamlar saygılar..  21.11.2010 11:37
 

Katılıyorum. Çünkü nötr olan bir şey durağandır, atıldır, gelişmez, hareketsiz ve değersizdir. İkiye bölününce art ve eksi değerler ortaya çıkar ve o zaman bunlar çatışarak, bir üst bilince doğru yükselen bir dinamizim ve evrim yaratırlar. Tebrikle, selamla, keyifli bir bayram tatili dileğimle Nazmiye Hanım. MS

Mehmet Sağlam 
 18.11.2010 14:42
Cevap :
Üst bilinçlere ulaşmak için hem artı hem de eksileri kabul etmemiz gerektiği anlamına geliyor. Yorum ve katkınız için çok teşekkür ederim. Selamlar ve saygılar Mehmet Bey..  18.11.2010 19:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2335
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster